KOV Partisi
news menu leftnews menu right

NATO Anketi

Türkiye NATO'dan çıkmalı mı?
 

Özelleştirmeler

Özelleştirmelere karşı mısınız?
 

Bağımsızlık ANKETİ

Türkiye'de yükselen politikleşmenin iktidarı da bir yana koyan bir tür yeniden bağımsızlık ve kurtuluş hareketi olduğunu söyleyebilir miyiz?
 

Gizli Plan Anketi

Ak Parti'nin gizli ajandası/planı olduğunu ve bunu adım adım uyguladığını düşünüyor musunuz?
 

TSK ve Güven

TSK karargahı üst yönetim kadrosu zihniyetine güveniyor musunuz?
 

Terör Anketi

Terörün iktidar partisi kaynaklı yanlışlardan arttığını düşünüyor musunuz?
 

Tehlike Anketi

İktidar kaynaklı politikaların ülkemizi iyilesme yerine daha bir sıkıntılı yapıya dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
 

Askerlik Anketi?

Askerlik nasıl veya kaç ay olmalı?
 

Ortadoğu Anketi

Türkiye'nin İsrail'i de karşısına aldığı bir ORTADOĞU liderliğini gerekli buluyor musunuz?
 

Millyetçilik Nedir?

Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?
 
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com

APOLİTİK OLMA

Türkiye'de Kadına Yönelik Artan Suçların 3 Ana Sebebi
Twitterfacebook
KOV PARTİSİ EVLİLİK VE CİNSELLİK AÇILIMI - Evlilik ve Cinsellik Açılımı
Perşembe, 01 Eylül 2011 18:07

Kadına Artan Şiddetin ve Cinsel Suçların Temel Sebepleri (Güncellendi 8 Mart 2012'de)


Kadına Yönelik Artan Suçların 3 Ana Sebebi :

  1. Kadınların 2000'li yıllarla beraber medya(tv) ve internetteki kadınlara yönelik bilgi ve tartışmalarla beraber hayatlarında ani bir fikirsel değişim yaşayıp, mevcut evliliklerini ve yaşamlarını yeniden dizayn etme çabası içine girmesi ama bunun birlikte oldukları erkek tarafından kabul edilmeyip baskı ve şiddetle karşılık görmesi
  2. Son 10 yıldaki ekonomik değişimden umduğunu bulamayan çiftlerin başarısızlıklarının ve tatminsizliği ile kavga etmeleri ve erkeğin baskın şiddet uygulayarak baskın olması
  3. Türkiye'de "kadın erkek ilişkilerinin geçişgen olmaması" yani ilişkilerin normal ve sağlıklı yollarla bitirilmemesi, kişisel, geleneksel ve dini gerekçelerle tarafların birbirinden ayrılmayı kabul etmemesi ve bu noktada erkeğin galip gelmek için erkeğin şiddet uygulaması


Bundan 1 yıl önce cinsel suçların ve kadına yönelik artan şiddetin giderek artamasından dolayı 2010 3 Ağustos'ta ilk olarak: "Türkiye'nin Evlilik ve Cinsellik Açılımına Daha Çok İhtiyacı Var" adında bir bildiri yayınlamış ve ardından 1 ay sonrada Evlilik ve Cinsellik Açılımı konulu yazıları editör olarak kendim yazmaya başlamıştım. Aradan 1 yıl geçti kadına yönelik şiddet ve cinsel suçların sürekli artarak terör, kürt sorunu, asker-sivil siyasi, alevi sorunu ve hatta işsizlik sorununu bile aştığı ortaya çıktığı görüldü toplumda.

 

Ve şimdi, 9 yıl tecrübeli hükumet dahil, sivil toplum örgütleri de pek bir şey yapmadığı için yaşanan acı olayları adeta her gün haberlerden seyrediyoruz ve dahası henüz kadına artan şiddet olaylarının analizi bile hala yapılmış değil. Ve mevcut olaylara hala "olmasın/olmamalı" " bu çağda 2011 yılında hala neden oluyor?" diye bakılıyor ki bu çok yanlış bir bakış.

 

Sonuç olarak, bu konunun  sebeplerini incelemek ve analiz raporunu yapmak da bize düştü ve ben bu konuda kendimce bazı analizler yapacağım şimdi, tıpkı 1 yıl önce "Ne Alevi Ne Kürt Açılımı; Türkiye'nin Asıl İhtiyacı EVLİLİK VE CİNSELLİK AÇILIMI"diyerek ülkemizin birinci sorunun cinsellik ve evlilik sorunu olduğunu analiz ettiğimiz gibi.

 

Bana göre kadına yönelik şiddet ve cinsellik suçlarının bu denli artmasında muhtemel iki önemli ayağı var. Birincisi son dönem(2000'li yıllar) ülkedeki bilişim, iletişim ve medya kadına yönelik tv programları etkisiyle kadınlarda oluşan kendini tanıma ve hayattan istediklerini yeniden oluşturma anlamında altyapısız ani fikirsel dönüşümle, önceden neredeyse koşulsuz itaat ettikleri eşleriyle fikir ayrılığına düşmeleri ve kadının bu değişen haline erkeğin şiddetle cevap vermesi , ikincisi ise aynı bu dönem içinde Türkiye'de ekonomik değişimle ülke ekonomisinde azalması gerektiği halde artan sosyal/sınıfsal adaletsizlikle bazı çiftlerde erkek ve kadınların mevcut evliliklerindeki hayat kalitelerinden memnun olmayışı ve daha iyisini yaşama istekleri konusunda kadınla erkeğin temel yaşam fikirleri konusunda fikir ayrılıklarına düşmesi ile evlilik kavgalarının artması ve erkeğin bunu basıtrmak için şiddet uygulaması... Bir üçüncü sebep olarak ise ki şiddetin başladığı noktadır burası, Türkiye'de kadın erkek ilişkilerinin geleneksel kural haline getirilmesi yüzünden "geçişgen" olamayışı yani birleşen bir erkekle kadının ardından anlaşarak ilişkileri bittikten sonra, tarafların ayrılarak her birinin ayrı başka hayatlarının olabileceği fikrine inanmayıp karşı çıkmalarıdır.


Bunlardan birincisini ele alırsak, son 10 yılda kadınlarda, gerek tv gerekse internetle beraber daha önce olmadığı kadar bir aydınlanma sayılabilecek bir tür kendini tanıma bireyselleşme, öz güven oluşturma gibi yıllardır süregelen erkeğin fikrine ve parasına bağımlı yaşama düzenine karşı çıkan bir "bağımsız kadın olma çabası"nı görüyoruz hatta bunun ilk işaretleri malum Turkcell reklamlarında Nil Karaibrahimgil'in "özgür kız" konseptiyle görüldü. Kadınlarda bu dönem oluşan bağımsız yaşayabilecekleri duygusunun mevcut evli kadına artan şiddette önemli bir etken olduğunu düşünüyorum


 

Kadına şiddet varsa birde bunu uygulayan bir karşı cins yani kadına şiddeti uygulamakta hiç tereddüt etmeyen bir erkek var. Son 1 yıldaki sürece bakarsanız ve bu afişe edilen olaylara rağmen erkekler hiç bir şekilde kendilerini geri çekmiyor şiddetten ve şiddeti daha da arttırarak devam ediyorlar...

 

Son 10 yılda kadına şiddet %1400 artmış. "Peki neden böyle oluyor bu?" dediğimizde ilk bakacağımız şeyler öncelikle kadınlar ve erkeklerde oluşan değişimler olmalı. Eğer şiddet öldürme düzeyinde varsa demek ki büyük ciddi fikir ayrılıkları vardır. Çevremize bile bakarak son 10 yılda kadın ve erkekte büyük bir fikir ayrılıklarının olduğunu çok kolayca tahmin edebiliriz. Burada en önemli temel etkenlerden ise kadının eskiye göre para kazanıyor olmasıdır ki bunun üstüne medya ve iletişim çağının öğrettikleri de eklenince ortaya "kadın" eksenli bir durum ortaya çıkıyor.

 

Özellikle kadınlar açısından bakarsak, son 10 yılda kadınların tüketme alışkanlıkları ve kendilerine olan bakışları erkeklere göre yeni bir hayat kurma isteği anlamında çok değiştiği için artık kadınlar mevcut ilişkilerine, evli oldukları erkeğe karşı kendi fikirlerini ve alternatif yaşam düşüncelerini çok daha agresif şekilde ifade etmeye çalışıyorlar muhtemelen ve bu ani değişimi sindiremeyen erkeklerde onlara şiddetle cevap veriyorlar. Çünkü kadınlar son 10 yıldaki bu ekonomik ve yaşam algısındaki gelişmeyi ve bunun kendisinde oluşturduğu fikirsel dönüşümü yeni bir hayat kurma anlamında düşünüp, bunu hayati olarak görüp kendisi için isterken, erkek ise olanları sadece mevcut yaşamını daha zenginleştirme aracı olarak görüyor ve son 10 yılın nimetlerini ve kadın gibi bağımsız olma çabası olarak görmüyor

 

Muhtemelen daha 5-10 yıl önceye göre aralarında yaşam tarzı anlamında pek bir fikir ayrılığı olmayan ve şuan özellikle ortalama 10-15 yıllık evli olan, özellikle orta eğitimli çiftlerde kadının kendini ve isteklerini tanıma anlamındaki değişimini erkeğe fazlasıyla abartarak yansıtıyor olmasına sebep oluyor ve bu süreçten sonra çiftler hiç olmadığı kadar karşıt fikirlerle hayatlarına yön vermeye çalışıyorlar. Bu süreç sonucunda dünyaya bir kere geldiğini düşünen kadın ayrılmayı ve daha iyi bir hayat kurmayı kafasına koyduğu için ve erkeğin ise, böyle bir kaygısı olmadığı gibi ayrılmayı da  bir namus meselesi olarak gördüğü için şiddet kaçınılmaz oluyor. Tabi buradaki önemli bir eksiklikte aslında erkeklerde çünkü; erkek kadın kadar kendini geliştirme çabası gütmüyor bu süreçte ve giderek kadın hayatı yaşama standartlarını değiştirebilme anlamında erkeğin önüne geçiyor birazda.

 

Kadına artan şiddetin temel ayaklarından birincisi, kadında erkeğe karşı kendini erkekle eşit olarak görme öz güveni veren kaynakların medya(tv) ve internetle kadın tarafından çok ulaşılabilir olması ve oluşan bu fikirsel dönüşüm/değişim ardından kadının kendi parasını da kazanarak "bağımsız" yaşayabileceğini hissetmesi ve bunu başarmak isteğidir. Kadına yönelik artan şiddette elbette sadece kadının para kazanması ile ilgili bir şey değil. Bu iki tarafı da ilgilendiren kompleks yani karmaşık bir durum ama ülkemizde önemli bir ayağı bu.

 

Ülkemizde kadın ve erkek ilişkilerinde son 10 yıldaki ekonomik değişimi çevresindeki çiftlerin ekonomik hayatı üzerinden çok sert şekilde bir dönüşüm de yaşıyor aslında. Ülkemizde son 10 yılda kriz ve sonrasında oluşan ani ekonomik değişimde bazı çiftlerin hayatı çok iyi yönde değişirken çoğunluğun ise kötü yönde değiştirdi. Görece tüketimi artan bu çoğunluk çiftlerin beklentileri diğerleriyle kıyasla çok arttığı için maddi durumu kötü kadın ve erkeğin evlilik hayatı daha üst düzeyde bir ekonomik yaşam fikrine dönüştü. Burada ise kadın ve erkek arasında hem fikirsel hatta fiziksel, cinsel ve diğer bir çok konuda uyuşmazlıklar ortaya çıktı ve çiftlerin bir birbirlerinden de bu yönde beklentiler arttığı için ve Türkiye'de kadın erkek ilişki yapısı geçişgen olmadığı yani kadın ve erkek birbirinden anlaşarak kolayca ayrılamadığı için ortaya çok şiddetli kavgalar çıkmaya başladı... 

 

 

Özet olarak, ülkemizde kadına karşı artan şiddet ve cinsel içerikli suçların 3 sebebi var birincisi, gelişen medya araçları ile kadındaki bağımsız ve daha iyi yaşayabilme yönündeki fikirsel dönüşümle gelen erkekle eşitlenerek bireyselleşme çabasına erkeğin şiddetle karşılık vermesi ve ikincisi ise Türkiye ekonomisindeki değişim ile kadın ve erkeğin hayatındaki ekonomik değişimlerin oluşturduğu beklentilerin artması ile çiftler arasında kavgaların artması ile bunun şiddet sonuçlu kavgalara dönüşmesi ve 3. son sebep olarak ise Türkiye'de kadın erkek ilişkisinin ülkemizde geçişgen bir yapıda olmayışıdır.

 

EDİTÖRDEN,

 
Reklam

Ak Parti

Ak Parti'ye hangi sebeplerle oy veriyorsunuz veya verildiğini düşünüyorsunuz?
 

Yaklaşım Anketi

Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?
 

Asgari Ücret

Asgari Ücret uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

Müdavim Ol



Terör Anketi

pkklıların ve dtpnin özeleştiri yapıp pişmanlıklarını ifade etmedikleri ve özür dilemedikleri bir çözümü kabul ediyor musunuz?
 

Gülen Cemaati

Gülen Cemaatine bakışınız nasıl?
 

Türban Sorunu

Türban sorununa hangi açıdan bakıyorsunuz
 

Siyasi Görüş Anketi

Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?
 

Baraj ANKETİ

Kılıçdaroğlu "baraj %1 bile olabilir" diyor Erdoğan ise terör konusunda "%1 lik partilere kadar görüşürüm" diyor. Sizce Seçim barajı % kaç veya nasıl olmalı?
 

Ergenekon

Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen hareketin asıl amacına uygun olarak , adil şekilde yasalarda uygulanarak işletildiğini düşünüyor musunuz?
 

Partiye Üyelik

Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz
 



Destekleyen Joomla!.
Warning: call_user_func(tdo) [function.call-user-func]: First argument is expected to be a valid callback in /home/wwwkovp/public_html/templates/themza_j15_17/html/pagination.php on line 153
Valid XHTML and CSS.