ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIRDeğerli kovpartisi.net ziyaretçileri sitemizde yaptığımız anket sonucunda referanduma %66 oyla Hayır cevabı geldiği için kovpartisi.net olarak burdan hareketle bizde referanduma HAYIR kampanyamızı başlatıyoruz. Gerekçemizi içeren sloganımız ise: ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIR Devamını Oku
Bağımsızlık ANKETİ
Gizli Plan Anketi
TSK ve Güven
Baraj ANKETİ
En Son Eklenenler
- Sorularla Muhallefet : Muhalefet değilmidir Ak Parti'ye 8 yıldır doğru ayarı veren?
- Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir
- Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir
- "Nerelisin?" sorusunun yerini "Ak Parti'li mi yoksa CHP'li misin?" sorusu Almış Üstelik Çocuklar arasında!
- Doğrusu Köşesi : Yoksul asker aileleri için kanun teklifi
- Hakkını Verelim KÖŞESİ: Avcı’nın kitabı yabancı basında
- Gündeme Bakış : Hanefi AVCI'nın Kitabı
Kimi Destekleyelim?
Terör Anketi
Tehlike Anketi
Siyasi Görüş Anketi
Askerlik Anketi?
Ortadoğu Anketi
Millyetçilik Nedir?
Ergenekon
Partiye Üyelik
| Türkiye'yi Milli Birlik ve Bütünlük Paydasında Yeniden Birleştirme Hareketi | e-Posta |
| Perşembe, 15 Ekim 2009 12:41 | ||||||
|
Malum bir kimlik tartışması içinedeyiz, garip aslında bunu söylemekte sanki bir gencin kimlik bunalımı gibi bir bunalım yaşıyor nerdeyse 100 yıllık yaşlı cumhuriyetimiz. Terör ve etnik bazlı sorunlar ve konular üzerinden çeşitli kaygılar dile getiriliyor. Çoğumuz tarafından kafa karıştırıcı, yersiz, gereksiz ve hiç mevzusu bile yapılması istenemeyen konular gündeme gelebiliyor. Bir yandan da bölünme ve iç savaş tehdiyle karşı karşıya olduğumuzdan ve buna sebep olan karşı ve uzlaşmaz siyasi duruşlardan ve tehlikeli siyasi akımların varlığından sözlediliyor. Herkes bir yol peşinde düştüğümüz bunalımdan ülkeyi çıkaracak. Sıradan vatandaş, siyasi partiler ile aydınlar üçgeninde geçen bir tartışma var ortada ama kimse için somut bir yapıcılık ve bütünleşme ve anlaşma işareti göremiyoruz. Çünkü ortak hasssiyetlerimiz ynı olsada ortak paydanın ne olduğunun adı tam konmuş değil. Öyleki bunu sağlayacak ekstra bir durum gözleniyor gibi, "olsunda bişey herşey durulsun ve düzlesin" cinsinden. Farklı ve genelde hiç uzlaşmaz siyasi görüşler var biliyorsunuz ülkemizde; muhafazakar bir iktidar, milliyetçi ve sosyal demokrat bir ana muhalefet ve milliyetçi bir hareket var yükselen hem parti düzeyinde hemde genel toplumsal bilinç olarak. Siyasi partiler kendi görüşleri perspektifinden bakarken bu siyasi bunalıma bir yandanda sivil toplumun sözcüsü olan yazarlar ve meydacılarda var bu konuyla ilgili en az onlar kadar meşgul olan ve onların beklentileri daha da geriyor toplumu. Çünkü standardı çok yükseğe çekmek eğilimdeler nedense hep gerçekleri bağlı kalmayı pek yeğlemeyen
Ön yargısız ve tarih bilinciyle bakarsak aslında bu ülkeyi kurtuluş savaşında olduğu gibi bugünkü ayrışma içinde bir arada tutacak şeyin ancak ve ancak yani ortak paydamızın olan "Milliyetçiliklik" olduğunu görüyoruz. Her ne kadar bu kavramı günümüz siyaseti ve Türkiye'si için bir diken; ayrıştırıcı ve asıl bölünmeye sebep gerekçe sayanlar olsa da, yaşadığımız bugünlerin gerçekleri ile bakarsak, bu ülkenin tarihinden çok kopuk ve haksız bir ithamdır bu ülkesini ve milletini çok seven bunu Milliyetçilik ismiyle yaşayan bir toplum için.
Sıkıntılarla birleşen gelişmemiş iç siyaset içinde Milliyetçiliği karşısına alıp bazı mevcut sıkıntılara tek sebepmiş gibi gösteren sözde ilerici kesimin yanılsamlarıda sözkonusudur. Bilinci ve hafızası bir tür darbe, otoriter, baskıcı devlet ve TSK paranoyası ile dolu olan bu ilerici kesim toplumu gerçeklerinden ve değerlerinden uzaklaştıran bir tutumla adeta içerdeki ve dışardaki düşmanların emellerine hizmet eden bazı tutumlara şartlar ne olursa olsun bağlı kalmasıda tuhaf geliyor insana. Aslında bu bakış açısı birazda sırf içerde terör ve onu destekleyen bir partinin varlığı ve bu siyasi partinin etnik kökenini koruma çabasından geliyor.
Sonuç olarak toplumda gelişen bu Milliyetçilik ülkesine bağlılık ve adiyet bilinci geçmişte olduğu gibi doğru anlamda yeniden bu ülkeyi birleştiren bir hareket olarak yükselmelidir .Korkacak bişey yok. Çünkü buna ihtiyaç var kaldı ki toplumun algısıda birikmiş isteğide bu yönde özellikle AK Parti'nin dış siyasetindeki duruşuna verdiği Milliyetçi detsekten bunu çok rahat görebiliyoruz... Yarım kalan ve yeterince yaşanamış bir millet olma bilincinin eksikliğinin bir tezahürü aynı zaman bu olanlar. Buna karşı koyup "Milliyetçiliği" topluma bölünmenin bir aracı gibiymiş gibi felaket tellalığı yaparak göstermek son derece yanlıştır ve asıl tehlikeli olanda budur. Yani bu toplum bu zamana kadar oluşan bu birikimiyle ve bu bilinciyle milliyetçilikten alı koyup ne yapacaksınız? Etnikçiliğe mi (ki asıl tehlikede burda) veya radikal diğer siyasi görüşlere örneğin komünizme kayan bir sola mı yönelsin bu ülke daha iyi mi olur? Bunlarda hayır diyoruz zaten evet ve gönül isterdiki elbette önce "insan" ve "demokrasi" odağında birleşsin bu ülke. Ama bu coğrafyada bu şartlarda hiç mümkün gözükmüyor bu şu zamanda. Bu anlamda bakarsanız milliyetçiliğin yükselmesinin bu ülke için ayrışma manasına geldiği varsayımı kocaman bir yanılgıdır. Aslında ülkenin kuruluş mayasında olan bu duyguya ki siyasi görüş bile değildir milliyetçilik aslında bir tür birlikte yaşayan insanların birlik olma duygusudur ve aslında bu görmezden gelip karşı durmak ayrışmaya büyük sebeptir.
Tabi bazılarınız ayrıca bu aralar kafası "etnik"le de çok meşgul hale getirildiği için bu söylediklerimi gericilik ve "1900'ler devletçi otoriter kafası" olarak algılayacaktır ve hepten reddecekesiniz MHP yi ve CHP yi milliyetçi hassasiyetlerinin Ak Partiye göre daha çok olmasından dolayı hatta ve DTP den daha çok onları kınayarak. Her koşulda "aman ne olursa olsun Milliyetçilik yükselmesin diyen; " tek başına iktidar" "isitikrar" "insan" ve "demokrasi" için "Ak Parti'ye devam" diyerek bu ülkenin siyasi unsurlarını ve ortak duygusu milliyetçiliği yani o unsurların milli birlik ve bütünlük hassasiyetini yok sayan ciddi bir çoğunluk var. Hatta terörizmle arasına sınır çizmekten aciz bir partiye taviz verilmesini bile normal sayan tuhaf bir zihniyet var ortada güneydeki aklı başında kürtlerin bile anlayamacağı kadar. Yapmayınız lütfen yanlış yapıyorsunuz, çünkü "milliyetçilik" sizin sandığınız, kaçtığınız, kabullenemediğiniz, hep görmek ve anlamak isteyip anladığınız gibi bu ülke için insan haklarının ve demokrasinin ve ilericiliğin önüne konup onu engelleyen birşey değildir asla(bknz. Fransa).
Burda bahsettiğimiz milliyetçiliği diğer etnikleri karşısına alan ırkçı Türk Milliyetçiliği olarak algılayabilirsiniz ilk bakışta. Bunda ise MHP yi ön yargıyla yargılayarak veya onları öyle görme çalışma çabanız veya MHP fobinizde etkili olabilir ki aslında bu da son derce yersiz ve boştur. Çünkü MHP de bu ülkenin gayet aklı başında bir partisidir en az diğer partiler kadar. Burdan sakın bu siyasi kriz döneminde muhtemel bir milliyetçi iktidar istermek ve MHP yi desteklemek veya MHP lilik manasıda anlam çıkarmanız gene bu ön yargılı siyaset anlayışınızdan ve yersiz korkularınızdan gelmektedir. Destek olunması gereken bir partinin milliyetçiliği değildir konu Türkiye'nin birliği ve bütünlüğünü sağlayacak tek paydanın Türk milliyetçiliğinin önemi anlatılıyor bu yazıda. Toplumun şuan ki isteği ve aslında ülkeninde siyasi olarak tedavisi ve ilacı olan böyle bir Milliyetçliği ırkçılık , ayrımclık gibi görmek için bu ülke içinde kürtlerin veya diğer etniklerin ayrı bir millet yani ve devlet olmaları gerekir mantıken ki; böyle olmadığına göre burdaki Milliyetçilik adı ,Türkiye ve Millet ismi de Türk olan bir milletin Milliyetçiliğidir.
Zaten bu yüzden toplumsal tepkiler yüzünden adı başta "kürt açılımı" olan beğenilmeyen sonra "demokratik açılım"a dönüşen açılım en sonunda doğru bir ifadeyle Ak Parti tarafından "Milli Birlik ve Bütünlük Projesi" olarak değiştirildi. Her ne kadar baştaki alaycı ve sert karşı duruş yüzünden bu isimede bu alaycı bakış sıçrasada doğrusu buydu. Çünkü toplumun nerdeyse tamamının isteği bu yöndeydi.
Anlamakta hala zorlanıyorsak Irak'ın bölünmesine karşı olan bir Iraklı'ya Arap, Kürt, Şii ayrımı yapmadan "Irak Milliyetçiliği" ne kadar haksa bu Türkiye içim Türk milliyetçiliğide içinde o kadar haktır ve ezlemdir şartlar itibariyle özellikle. Özetle, içinde bulunduğumuz siyasi kriz ve ayrışma iç siyasi kavgalara konu olmaktan çok ötedir.
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
Anket
Yaklaşım Anketi
Müdavim Olayım
Politika Mektebi
|
Türkiye'yi "darbe" "darbeci" ve "darbe kötüdür" sığlığı ve cehaleti sarmalından kurtarmak |
| Editör | |
Bildirilerimiz
|
Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir |
| Editör | |



Gerçekçi olmak gerekir; bu toplum bilinç ve eğitim seviyesi olarak henüz siyaseti bütünleşme ve birbirine tahammül edebilme sabrı anlamında ancak "milliyetçilik" ekseninde algılayabilir. Her ne kadar biz toplumumuzu ilerlemiş ve daha ilerlemesi gereken ve "insan" " demokrasi" ekseninde birleşen bir toplum olarak görmek istesekte, bulunduğumuz coğrafyanın gerçekleri ile eğitim seviyesi ilk okul 4 terk olan bir ülkeyi doğru algılamak gerek herşeyden önce. Maalesef içimizden birileri özelliklede aydın kesimden bazıları geçikmiş bazı gelişmişlik vasıflarını ülke olarak elde edemeğimizden hareketle, tamamen ülke gerçeklerinden kopuk değerlendirmelere girerek siyaseti algılıyorlar ve dtp gibi bölücüleri unutup muhalefetide bu algı içinde gerici ve hatalı ilan edip yok sayarak, kendi düşüncelerini tek ve olması gerekenmiş doğruymuş gibi topluma empoze etmeye çalışıyor şu kritik dönemde 





























