ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIRDeğerli kovpartisi.net ziyaretçileri sitemizde yaptığımız anket sonucunda referanduma %66 oyla Hayır cevabı geldiği için kovpartisi.net olarak burdan hareketle bizde referanduma HAYIR kampanyamızı başlatıyoruz. Gerekçemizi içeren sloganımız ise: ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIR Devamını Oku
Bağımsızlık ANKETİ
Gizli Plan Anketi
TSK ve Güven
Baraj ANKETİ
En Son Eklenenler
- Sorularla Muhallefet : Muhalefet değilmidir Ak Parti'ye 8 yıldır doğru ayarı veren?
- Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir
- Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir
- "Nerelisin?" sorusunun yerini "Ak Parti'li mi yoksa CHP'li misin?" sorusu Almış Üstelik Çocuklar arasında!
- Doğrusu Köşesi : Yoksul asker aileleri için kanun teklifi
- Hakkını Verelim KÖŞESİ: Avcı’nın kitabı yabancı basında
- Gündeme Bakış : Hanefi AVCI'nın Kitabı
Kimi Destekleyelim?
Terör Anketi
Tehlike Anketi
Siyasi Görüş Anketi
Askerlik Anketi?
Ortadoğu Anketi
Millyetçilik Nedir?
Ergenekon
Partiye Üyelik
| Gündeme Bakış : Mevcut siyaset ortamındaki yanlışlar ve suçlular | e-Posta |
| Pazar, 27 Eylül 2009 09:08 | ||||||
|
Klişe bir söz şu sıralar çok kullanılan ama bu sefer kesin olarak inanın ki; "çok kritik bir dönem" den geçiyoruz. Gerçekten öyle. Geleceğimiz çok hızlı şekilde ve yanlışlarla inşa ediliyor şu sıralar. Niyetleri iyi olsa da mevcut siyaset aktörlerinin hataları ile daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve yanlışlarla dolu bir süreçte geleceği şekillendiriyorruz.
Kritik konuların üst üste geldiği şu dönemde Türkiye'de, kendi söylediğinin tek yol/doğru olduğunu savunan politikacıların sözlerindeki ve ondan feyz alan insanların sözlerindeki akıl, mantık ve sağduyu gibi insani değerlerin eksikliği göze çarpıyor.
Küresel krizle birleşen çeşitli iç ve dış siyasi konular, herkesi mantıksız fikir beyan etmeye bunuda sert ve şiddet yanlısı bir üslüpla söylemeye itiyor. Sanki herkes karşısına bir tarafı almış ona vurmaya çalışıyor. Biri veya birkaçı sadece AK Partiye , diğeri devlete, diğer biri TSK ya, biri CHP ye biri de MHP ye konuşuyor/ saldırıyormuş gibi hava var ve insanlarıda bu poltik fanatizme ve terörize ediyor. Yoksa dışarda sosyal hayatta kimse bu denli kendini kaybetmiyor. Herkes işinde gücünde bu işi meslek siyasetçi veya siyaset yazarı olarak edinenler saldırganlaşıyor.
Asıl tuhaf olan şu ki; bazıları birbirine öyle kızıyor ki, şuda çıkıyor ortaya ; bir köşe yazarı vey siyasetçi pkk yı ve onun detsekçisi DTP konu yapıp kızmadığı kadar MHP'ye veya CHP ye kızabiliyor veya bir MHP li DTP kızmadığı kadar DTP ye kızmıyor yada bir liberal görüşlü DTP kızmadığı kadar çok CHP ye TSK ya kızabiliyor ve hedef alabiliyor daha doğrusu suçlu olarak hedef alınmasını işaret edebiliyor topluma sözleriyle. Bir tarafa yaranma durumu var hep gizli şekilde istenemsede buan hizmet ediyor. Maalesef işte sorun bu asıl ve burdan kendine puan toplayan kazananda maalesef kötü niyetliler/taraflar oluyor.
Eksik olan şu ki ortaya, herkese yani tüm Türkiye'ye hatta dünyaya konuşan yok denecek kadar az. Bu nasıl bir hesaplaşma, çatışma, her koşulda karşı olma bilinciyse artık faydalı olan şeylere hiç odaklanılmıyor. Alternatif düşünce öneri yöntem yok. Herkes varolandan yanlışları bulup söylüyor. Herkes ya geçmişten ya bugünden suçlu arama peşinde. İdeal olanı savunan yok gibi. İlginç olan ise bu havada TV de sağduyulu aklı başında eski emekli askerlerin olması onların bölgeyi tanımasından kaynaklı belkide faydalı yaklaşımları var. Bunu belirtmedende geçemiyorum.
Nerdeyse çoğunluk herkesin düşüncesinin gittikçe sivrileştirip bir kılıç olup karşı olduğu düşüncedeki kişinin karnına sokmaya çalıştığı şu ortamda, akıllı başlı manıtıklı konuşanlara ihtiyaç var. Maalesef uzun zamandır son derece laubali ve insana yakışmayan laik-dindar atışması terör konusu ile daha da sertleşti ve tüm siyasetin havası bu şekilde. Sorun şu ; herşey çok hızlı gelişiyor, herşey karmaşıklaşıyor ve herkes bu şartlar altında bu çoğrafyada "dünya siyasetin merkezi" bir yerde kendini kaybedecek fanatikliğe müsait . Bunda suçlu ise hükümet çünkü; politik süreçleri yönetecek sağduyulu zemini sağlama konusunda çok az şey yapıyorlar ve yeterince şeffaf olmadıkları için diğer partiler tahminler üzerinden konuşup suçluyorlar haklı oldukalrını gösteren işaretler bularak. Bu muamma içinde doğal olarak insanlar endişeye kapılıyor ve ortaya atılan en uçuk suçlamayı bile sahiplenebiliyor. Bu yüzden AK Parti oyun ve ikinci dönem iktidarın verdiği gücü emrivakiliğe/diktaya çevirmeden şeffaf olmalıdır. Yoksa ilk seçimde sırf bu tavırları yüzünden epey oy kaybedecekler.
Sonuç olarak bu kritik hızlı süreçte herkes politik süreci kendi doğrularına çekmek ve kendi siyasi görüşünü güçlendirmek için daha sert bir üsluba başvurmayı mantıklı saysada bu son derece yanlıştır. Çünkü karşındakine saldırırken toplumun tamanını unutan sorumsuzluklara düşüyor insanlar ve tahrik edici oluyorlar kötü sonuçların tohumlarını bu günden yarıan atarak. Herkes fikrini normal bir şekilde tüm Türkiye'ye hitap eder saygısıyla ifade etmeli ve siyaseten yapabildiklerini yapmalıdır tabiki meşru siyaset alanlarında. Başta mecliste ve sonra medya ve dieğr alanlarda Devlet Bahçeli'nin "dağa çıkarız gerekirse" hallerinde olduğu gibi değil..
Sonuç maddeleri olarak bu siyasi koas ve kargaşanın suçluları şunlardır :
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
Anket
Yaklaşım Anketi
Müdavim Olayım
Politika Mektebi
|
Türkiye'yi "darbe" "darbeci" ve "darbe kötüdür" sığlığı ve cehaleti sarmalından kurtarmak |
| Editör | |
Bildirilerimiz
|
Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir |
| Editör | |

































