ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIRDeğerli kovpartisi.net ziyaretçileri sitemizde yaptığımız anket sonucunda referanduma %66 oyla Hayır cevabı geldiği için kovpartisi.net olarak burdan hareketle bizde referanduma HAYIR kampanyamızı başlatıyoruz. Gerekçemizi içeren sloganımız ise: ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIR Devamını Oku
Bağımsızlık ANKETİ
Gizli Plan Anketi
TSK ve Güven
Baraj ANKETİ
En Son Eklenenler
- Ak Parti'nin Umursamaz Gerilim Siyaseti Giderek 3. Sayfalara Yansıyor, Muhalefet Önerge Vermeli
- Hep darbeciler mi birazda şeratçilerin verdiği zararlara bakalım
- Sorularla Muhallefet : Muhalefet değilmidir Ak Parti'ye 8 yıldır doğru ayarı veren?
- Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir
- Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir
- "Nerelisin?" sorusunun yerini "Ak Parti'li mi yoksa CHP'li misin?" sorusu Almış Üstelik Çocuklar arasında!
- Doğrusu Köşesi : Yoksul asker aileleri için kanun teklifi
Kimi Destekleyelim?
Terör Anketi
Tehlike Anketi
Siyasi Görüş Anketi
Askerlik Anketi?
Ortadoğu Anketi
Millyetçilik Nedir?
Ergenekon
Partiye Üyelik
| Türkiye Siyasetine İnsani Değerler ve Erdemler Katma Hareketi | e-Posta |
| Salı, 15 Eylül 2009 17:08 | ||||||
|
Türkiye siyasetine sıradan bir bakışla, yani siyasi fanatikliği ve kalıplaşmış ideolojik beyin yıkanmışlığı olmadan, objektifçe(tarafsızca) baktığınızda; siyasetle uğraşan çoğunluğun kendince haklı olduğu ve haklı olduğu konularıda hareretli bir şekilde söyleyen ve üstelik bunların herkes için mutlak doğru olduğunu şiddetle savunan insanlar olduğunu görebilirsiniz.
Pek demokratik ve insaflı bir üslup olmayan bu tavrı özellikle siyasetçilerin meydanlarda çirkinleşerek daha da gösterdiklerini, seslerini çok yükselterek ve üsluplarınıda saygı ve hoşgörüden çok çok uzaklaştıklarını görürsünüz
Herbirinin temelde sahip odukları ideolojik fikir ayrılıklarını ve hatta bazılarının "kavgamız" veya "davamız" diye sunduğu ideallerini bir kenara bırakırsak, şunu da düşünebilirsiniz bu manzara karşısında; "Madem bu kadar insan bunca kafa yorup bunca enerjisini sarfediyorda ne oluyor yıllardır? Neden kuruluş ilkesi "muassır medeniyetin üzeri" olan 80 yıllık bir Cumhuriyet bir çok gelişmişlik standardında bırakın dünyada 1. olmayı yada ilk 20 ye girmeyi 100 e bile zar zor giriyor? Sorun veya eksik olan nedir acaba?" diye sormak geliyor ardından insanın aklına. Tabi kahvehane veya aydın muhabbetiyle bakarsak çok farklı sebepler söylenebilir bu soruya gayet haklı da olunan ama sonuç ortada olduğu için, artık kimin hangi doğruları söylediği değil o doğruların siyaset hayatından ne derece kullanıldığı önemlidir.
Peki nedir bizim siyasetçimizde eksik olanlar veya fazla olanlar da 80 yılda böyle oldu bu ülke? Bunun cevabı aslında çok basit gibi. Çünkü biz yıllardır maalesef insani değerler ve erdemler üzerinden yaşamayı ve bunlar üzerinden siyaset yapmayı kendimize layık görmedik. Koruyup kolladığımız şeyler genelde devletle ile ilgiliydi. Genel olarak uyguladığımız politikalarda insani değerlerin ve erdemlerin yeri yok. Başka şeyler üzerinden siyaset yapıyoruz. Şu da gerçek ki; üstüne çıkmak isteğimiz o diğer medeniyetlerde bulunan şey bizde eksik olan erdem ve değer odaklı siyasettir. Bazıları her ne kadar sömürgeci olduğu için en üstte olsada bizden çoğusu bu insani erdem ve değerlei uygualdıkalrı için bizdne üste çıkmışlardır.
Evet, basitçe bizim siyaset algımızda ve düşünme biçimimizde, adına "insani değer ve insani erdemler" diyebileceğiniz bazı kavramlar yok yada varsa da sözde var. Öyle olduğu için zaten Japonya da veya başka bir gelişmiş ülkede hatası ortaya çıkan siyasetçinin istifa etmesini hatta intihar etmesini bir türlü anlayamıyoruz. Çünkü bizim siyaset algımız çok başka. "Nedir bu insani değerler ve erdemler peki?" diye düşünelim birlikte. Bunların en başında sanırım insani değerler olarak akıl ve mantık geliyor. İnsana verilen en büyük iki değer belkide düşünebilmenin yanında. Öyle ya bir birşeyleri yaparken hep mantık yürüterek ve akıllıca teşhisler yaparak yapıyoruz ister siyaset ister başa bir şeyde. Ama bize 80 yılda ne olduysa Atatürk’ün de bize atfettiği "Türk Milleti Zeki" dir sözünün aksine siyasette "zeka"yı da içine alan "akıl" "mantık"gibi değerlerden yoksun kaldık. Bunları hayatımızın merkezine koymaktan önemli saydığımız ve gerekirse hiçe saydığımız ideolojilerimiz oldu hep nedense. Bu kadar cahil bir toplumun ideoloji meraklısı olması da ayrı bir muamma zaten.
Erdemlere gelince "adalet/adil olma", "sağduyu", "dürüstlük", "insaniyet" ilkeli olma", "güven", "hoşgörü", "objektiflik" gibi iş yapma bilincimizde eksik olan erdemler var yıllardır. Bunlarla düşünyoruz ama siyasette çok kullanılmıyoruz. Basitçe bugün bunların yerinde ise bu erdemlerin aksi; "kaygı", "korku" "güvensizlik", "korumacılık" "yasakçılık", "hoşgörüsüzlük", adaletsizlik", "çekişme", "kavga" "kurumsalcılık/devlet merkezcilik" ve bir sürü olumsuz erdem olmayan algılar ve yöntemler var.
Türkiye'de insani değer ve erdem olan bu kavramların tam aksi olan şeylerle siyaset yapıyorlar siyasetçiler ve seçmenler maalesef çok uzun zamandır ve artarak devam ediyor bu durum. Devlet kurumları bu temel erdem ve değerlerden yoksun memur ve bürokratlara dolu. Bu yüzden "yolsuzluk" ve "rüşvet" gibi konularda çok sabıkalıyız.
Açıkcası 89 yılda gelinen noktada o kurtuluş savaşı mayasıyla mayalan bir toplumun bu kadar az yol alması, aslında bu ülkeyi yöneten ve yönetmeyen herkesin ayıbıdır ve utanmalıyız. Başta siyasetçiler ve hepimiz bir an önce yeri geldiğinde bunuDA itiraf ederek bu toplumun yeni doğan nesillerinin önünü ve zihnini aydınlatmalıyız. Aksi takdirde bu özeleştirisiz süreç bizi hiçbiryere götürmeyecektir güzel olan.
Siyasetçiler tarafından sözü bile edilmeyen bu değer ve erdemlerin üstüne koydukları çok "katı ideolojileri" ve "kalıplaşmış teorileride" var herşeyi çözüp açıklayacaklarnı sandıkları. İşin kötüsüde bu siyasetçi türünün çoğusu aynı şeyden bahsediyor ve aynı vaatleri veriyorlar "özgürlük", "zenginlik", "eşitlik" "güçlülük", "refah" "adelet" "barış" huzur""mutluluk" vb söylendiği anda bir anlam ifade etmeyen içi boş sözler. Yıllardır belki de en çok sıkıldığımız şey de bu tür siyasetçi profili oldu gerçeği yansıtmayan. Bu insanlardan bazılarıda siyaseti sadece kişisel ideolojilerini yaymak veya hayatlarındaki kariyer hedeflerini "zenginlik", "ün" "güçlülük" gibi şeyleri elde etmek için siyaset yapıyorlar.
Türkiye'de siyaset basitçe eline bir ideoloji kitabı al, biraz oku sonra kendine bir önder bul partisi olan o lider söyeldiklerini haklı gösterecek korkular üretsin, düşman bulsun ve sen çık cahil milletin karşısına bu korkularla vaadler ver, demogoji yap böylece siyasi hareket ol ve oy iste al ülkeyi yönet. Al sana Türkiye de siyasetin gereği ve gerçeği. Bu mudur? Bu dur maalesef; çünkü zaten sen bunlarla ortaya atıldığında senin ideolojinin karşıtını ve senin korkularının aksini söyleyen birileri de oluyor ve bu coğrafyanın siyasi zaafiyeti olarak ve bu çatışmadan da nemalanacak güç sahibi olacak ülke, iş adamı, medyacı veya cemaatler veya vakıflarda hazırlar taraf olmaya. Çünkü onlarda zengin olmak ve güçlenmek görünür olmak için herşeyi yapmaya hazırlar "insani erdemsiz ve değersiz" oldukları için. Ee o zaman başlayabiliriz memleketi kurtarmaya bunlara karşı veya bunlarla birlikte... Hadi bakalım kolay gele... Ne acı değil mi? Maalesef böyle
Sonuç olarak bunları yaparken insanı merkez alıp; "akıl", "mantık", "adil olma", "vicdan", "insanlık" "dürüstlük" "hoşgörü" "sağduyu" "barış" "sivil inisiyatif" gibi kısaca insana ait erdem ve kazanımları kullanmaya veya bunları daha varederek tesis edeceğini söylemeye vaad etmeye de gerek yok çünkü; onlara göre "insan ikincil öncelik" hep belkide üçüncül beşincil. Bu coğrafyada insana biçilen değer bu yıllardır. Öyle ya siyaset ve siyasetçi devlet veya parti düzeyince öncelikle güçlü olmayı amaçlar ve ne olurs olsun kazanmayı iste çünkü düşman var karşıda ki o düşmanda aynı ülkenin insanı .
Bu yolda çabalarken insanı erdemlerin ve değerlerin harcanıyor değersizleştiriliyor olması da pek mühim bir konu değildir bu siyaset türünde. Bu tür siyasetçilere göre siyasi parti veya devlet sonuçta güçlü olur büyür yaşar, güçsüz olan ölür. Bakarmısınız düşünme biçimine hayvanalr alemi bile bu bilinçle yaşamıyor oysa. Şimdiye kadar savaşlarda ölen milyonlar da hayvan mıydı o zaman? Hayır, son derece masum insanlardı insan gibi yaşamayı isteyen. Demek ki; siyasetin ülke veya birey, vatandaş düzeyindeki birincil amacı güçlü olmak değildir; insan olmaya dair değerleri ve erdemleri tesis etmek ve insanı yaşatmayı sağlamaktır şartlar ne olursa olsun bunu akıldan çıkarmadan politika üretmek gerek aksini yaparsanız zaman içinde bedelini öder ve ödetirsiniz günahalrın birinci sorumlusu olarak. İşte! Eğer bizler siyasete girmek bi yana oy vermeye bile kararsız kalıyor ve oy vermemeyi bile yeğliyorsak çoğu zaman demek ki bizim siyasette bulamadığımız ve artık aramadığımız şeylerde vardır ki bunlar; ne kalıplaşmış ideolojiler ne memleket kurtarıcılarıdır. İnsan olmaya dair erdemler ve değerlerdir bizim siyasete sokmamız ve görmemiz gerekenler.
Sayısı 10 milyonu bulan oy vermeyen insanlarında oy vermemelerindeki sebebin bu ortak payda olduğunu görüp ve bu paydada buluşup en azından bundan sonraki hayatları ve varsa çocuklarımızın hayatı ve tüm toplumun topyekün hayatı için, Türkiye siyasetine başta obkejtif aklı, mantığı ve insani erdemleri sokma hareketi olarak gelin hep birlikte bunu başaralım.
Katkı ve görüşleriniz için bize e-posta adresimiz Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir den veya iletişim formumuzla bile ulaşınız lütfen.
Kov Partisi Kurucusu, Editör Türkiye Siysetien İnsani Değer ve Erdemler Katma Hareketi
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
Özlü Sözler
Kemal Atatürk - 1933
Anket
Yaklaşım Anketi
Müdavim Olayım
Politika Mektebi
|
Türkiye'yi "darbe" "darbeci" ve "darbe kötüdür" sığlığı ve cehaleti sarmalından kurtarmak |
| Editör | |
Bildirilerimiz
|
Uyarı BİLDİRİSİ : Arttırılan Siyasi Yarışın Gerilimi Her Türlü KÖTÜ Olaylara Sebebiyet Verebilir |
| Editör | |


































