|
Çözülmeyi ve Bozulmayı "Türkiye Normalleşiyor" diye Sunmak, Sandırtmak ve Bunla Uyutulmak |
e-Posta |
|
Cuma, 30 Temmuz 2010 16:56 |
Türkiye son 2-3 yıldır daha önce örneğini görmediği siyasi ve hukuki içiçe girmiş halde olaylar yaşıyor. Ülkemizde devletin esas kurumları, meclis partileri ve diğer legal ve illegal yapıların içinde hırsla olduğu çok karmaşık bir olaylar içi süreçten geçiyor. İktidar açısından yaşanan herşey "normallleşme" ve "Türkiye nomalleşiyor" olarak anlatırılırken muhalefet tarafından aksine dahada kötüye gidiş olarak yorumlanıyor olanlar. Doğal olarakta toplumda bu iki görüş esas alan fanatik karşıtlar çatışıyorlar. Bunların dışında kalan ve daha gerçekçi ve objektif tespitlere temas eden analizlerin ise sesi yüksek çıkmıyor. Konuya kuş bakışı objektif bakıp manzaranın gerçeklerini ortaya seren en azından büyük bir parti yok mecliste. DP ve DSP ni söylemleri bu düzeyde gibi ama yeterince kaale alınmıyorlar çünkü oy oranları çok düşük.
Oysa biraz parti taraftarlığını bırakıp "bize neler oluyor?" diye soruduğunuzda, yaşananların aslında bir "siyasi çözülme" ve daha kötüye giden toparlanması 10 yıllar acaka bir bozulma dışında hiç bir şey olmadığını net görüyorsunuz. Evet, aynen Türkiyede çoğu vatandaş sorunların çözdüğünü zannederken aslında ülke çözülüp dağılıyor ve kamplaşıyor ortak paydalarda bile. Bu iyi bişey mi, elbete hayır. Çünkü siyasi çözülme denen ieyin içinde "normalleşme çözümleri" yok onu tekrar yapıyı toparlayan. Bizimde çözülmeye değil, normalleştiren çözümlere ihtiyacımız var.
Gördüğümüz şu ki herşey ortada bir şekilde cerayan ediyor artık eskiye oranla. Kapalı yürütülen bir siyaset kalmadı 90 lardaki gibi. Bu normal vatandaşı çok sevindiriyor ve bunla oyalanıp mutlu oluyor ama siyasi şeffaflıka yaşanan çözülmenin risklerini de bilmediği için bir yandanda geriliyor.
İktidar, daha önceki dönemlerde değinilmeyen sorunlara değinmenin ceraretiyle, yaptığı her işte nerdeyse sadece kendi zihniyetini egemen kılmaya ve oyunu arttırmaya çalışırken ve muhalefete de muhalefet ederek gücünü korumaya ve geliştirmeye çalışırken ve yaptıklarının doğru olduğunu kanıtlamaya çalışırken çok yanlış işler yapıp açıklar veriyor ve bu açıklar üzerinden ciddi çözülmeler yaşanıyor iç siyasette olmadığı kadar ve devlete ve halka dair olan herşeyede kafalar karışıyor.
"Normalleşme" denilen politikalar kendi içinde çok çelişkili ve tutarsız gelişiyor bildiğiniz gibi. Bunun en iyi örneğini de, bu normalleşmenin merkezi sayılan "ergenekon davası" ,"hukukta" ve terörle mücadele ve kürt meselesinde bariz görüyoruz. Tabiki Türkiye'nin sorunlarının çözümü için eski derin yapılanmasının ortaya çıkarılması gerekiyordu ama bu yapılırken fütusrsuzca bodoslama bir siyasetle arı kovanlarıda yok ediliyorsa, demek ki ciddi bir problem var bu normalleşme diye yapılanlarda. Normalleştirmeden ziyade tek taraflı çıkarla için anormalleştirme sayılabileck. Bu "Türkiye normalleşiyor" denen şey herkesede hitap etmiyordu baştan beri iktidarın muhalefete muhalefet etme siyasetini icat etmesiyle söylem yapılan işlerde niyet ve tutarlılık olarak..
Sadece iktidarın kendini keyfiyetiyle kendi kuralları üzerinden kendine göre demokrasi ve hukuku egemen kılması anlamında bir "normalleşme" ölçütüne, yani iktidarın kendi işine yaradığı, oyunu arttırdığı bir normalleşmeye ihtiyacı yok bu ülkenin.
İktidarın kendinide ülkenin içine oyup normalleştirmeye çalışan, kendini ülkenin merkezine üstüne koymaya çalışmayan, iktidarın kendini egemen kılmamaya çalışmadığı bir "normalleşmeye" ihtiyacımız var. Bunun yapmadan yapılan herşey çözülmedir, dağılmadıdır, bozulmadır ve geleceğe doğru bir idealleşme ve normalleşme hedefleri de oluşmaz süreç sonunda. Bu yüzden işte 8 yıla rağmen hala bu kadar sorun var ortada her geçen gün iktidarında foyalarını ortaya çıkaran.
Zaten işler bu şekilde olmasa toplumda bu denli yüksek bir karşıtlık sesi çıkmazdı çünkü; kim yaptığına bakılmadan bir normalleşme bekleniyordu yıllardır. En azından bu 8 yıllık tek başına iktidar dönemi içinde bu denli savruk ve günü birlik manevraların olduğu süreç normalleşme süreci olamaz. Çünkü kendi içinde tutarlı ve planlı değil. Maalesef bunu iktidar anlamıyor ve anlamadığı gibide topluma bunu inandırtmamaya çalışıyor.
Türkiye'de "Türkiye normalleşiyor" denen "siyasi çözülme" neden toplumsal gerilimle çeşitli kalıcı hasarlarla topluma bedeller ödetiyor?
Sormamız gereken en ciddi soru bu sanırım. Çünkü sonuçta tek taraflı ve ülkeye hitap etmeyen "Türkiye normalleşiyor" denen bu siyasi çözülmeler, topluma başka yeni bedeller ödetiyor ve ödettirmek için rezerve ettiriyor.
Bir yandan bakıyoruz bu siyasi çözülme eskiye göre iyi bir şey gibi dururken bir yandanda eskiden olmadığı kadar bir gerilim ve karşıtlık üretmiş ülkede. Demekki yapılan yanlış şeyler var. Bu sadece iktidarlada değil Türkiye'deki statükocu siyasi ve kurumsal yapılarlada ilgili. Maalesef bizde kamu dahil bütün her yapı artık mevcut sorunlu statüko içinde kendi çıkarları için kurumları kendi çifliğine dönüştürmüş durumda. Çoğunluk olarak kokuşmuş ve bozulmuş zihniyetli insanlarca yönetiliyor bu tüm kamusal yapılar .
Normalleşme dediğimiz şey ise bunların ıslah edilmesi ile olabilirdi. Ama maalesef ıslah olmak yerine mevcut askerci ve yasakçı cumhuriyetçi ideolojinin kendi ideolojik ve ekonomik çıkarlarını ülkenin önünede koyuluyor bu devlet/kamu yapılarında.
Ak Parti'den öncede şikayet edilen sorunlu yapıda buydu. Gerek orduda gerek yargıda gerekse diğer tüm eğitim sağlık ve her türlü kurumlarda. Ve maalesef Ak Parti'de bunları düzeltme anlamında en kötü olanı yaptı bunları doğruluk ve hukukluk esasında revize edip ıslah etmek yerine kendi ideolojisine bağlı insanların olduğu kurumlar haline getirmeye çalıştı ve buna direnenleri de zorla dağırtarak elde etmeye çalıştı bu yapıları. Bu en kolay ve işe yaramaz yöntemdi ülkeyi normalletirmeyen ama Ak Parti bunu bile bile hiçbir iktidar ve süre sorunu olmadığı halde yaptı. Sonuçta "Türkiye Normalleşiyor" denen sürece "Türkiye çözülüp dağılıyor" a dönüştü.
Ve maalesef çoğumuz bu süreci iktidar tarafından ısrarla oluşturulan ikili karşıtlık ve kamplaşma içinde yaşananlarıyla bir "siyasi çözülme" olduğunun farkında olamıyoruz ve bu gidişin daha da kötü olması daha muhtemeldir ki şuanda olan bu haldir ; aslolan demokratik ve hukuki yapıya oturmadan. 8 yıllık bir iktidar ülkede sen sorunlu alan olarak hukuka ve demokrat olma açısından eleştiriliyorsa demek ki başarısızdır ve değişmesi gerekir. Çünkü bir gerçek var ki; Türkiye siyasetisinde bir şeylerin genelde ideal olandan çok çok uzak şekilde şekillendiğidir.
Oysa toplum tek başına iktidarı normalleşme ve demokratik, ekonomik ve hukuki standartların oluşturulması için istiyordu kısa süreli ve istikrarsız geçen koalisyonlara göre. Ama gelinen noktada özellikle son 3 yıldır bir normalleşmeden öte tamamen çözülüp dağılma yaşanıyor iktidar kaynaklı olarak. Kurunun yanında bu kadar yaşın yandığının hiç umurlarda olmadığı ve geçmişten intikam üzerinde insanların biletildiği ve bir yerde "normalleşme"den bahsetmek için için zır cahil ve basiretsiz olmak lazım ki şuanki halde tıpkı budur.
Bu halde maalesef iktidarın hep işine yarıyor. Kendi zihniyetini dikta etmeye çalışmasına karşı onu onaylayan bir toplumun varlığı anlamında işleri çok kolaylaştırna bir yapıyı oluşturdu Tayyip ERrdoğan muhalefet muhalefet siyasetini icat ederek. Bu yüzden herşey onca yanlışına rağmen iktidar için çok kolay oluyor çünkü; oyunu aldığı kesim zaten bıkmış ve bir yöne kolayca bilendirilecek ve eğitimsiz ve fakir bir kesimdi ve şimdi ise iktidar sayesininde bu kesim tamamen inkarcı ve basiretsizde oldu; gerçekleri reddeden, nereye gittiğini bilmeyen ve bunu sorgulayamayan. Tayyip Erdoğan'da çok kurnaz ve bu insaların dilinden konuşuyor hep. Bu yüden hala karşıtlığa kurban edebiliniyor.
Bu insanlarda artık çözülmeyi yaşarken normalleşmeyi de istemiyorlar çünkü; siyaseten çözülüp dağılan ülkede herşey onların geçmişten intikam duygularını karşılıyor bir yerde ve bundan haz alıyorlar ve mutlu oluyorlar. Geleceği düşünmeden ve mevcut yapının "Türkiye Normalleşiyor" denirken ne hale dönüştünü düşünmeden...
Örneğin referanduma "EVET" diyen muhtemel Ak Parti'li olmayanların da psikolojisi bundan ibaret. "Darbeciler Hesaplaşma" diye önlerine sunulan anayasa paketinin tek parti diktasını sağlamlaştırma olabileceğini düşünmek bile istemiyorlar. Bir erken seçim isteyip barajın düşürülmesi ile yeni bir meclisle normalleşmenin sağlanacağını bile akıl edemiyorlar.
Önceki yapı her ne nadar statükocu ve anormal bir yapı olsada kendi içinde tutarlılığı ve tutkalı olan bir yapıydı oysa şimdi yapı tamamen başta iktidar ve sonra diğer herkesin bir taraftan çekip; milli değerler başta, demokrasi ve hukuk gibi değerleri tamamen yok ettiği bir yapıya dönüştü çözülüp dağıtılarak. Bu yüzden 90 sonlarının liderleri ve siyasi yapısı aranır oldu. Normalleşme olsaydı Tansu Çiller'i yeniden siyasette görmek istemezdi sanırım halk. Demekki normalleşme yok eskiden kötü bir çözülme dağılma var.
Şimdi bu çözülüp dağılmanın yeniden toparlanarak normalleşme döndürülmesi gerekiyor ve bunun içinde iktidarın değişmesi ve demokratik bir meclisin oluşması gerekiyor. Bu anlamda ilk iş %10 barajının düşürülmesi ve erken seçime gidilmesidir. Aksi takdirde bu çözülme sürecinin zararları çok fazla olacak.
|