Reklam
Kararsız ve oy vermeyen seçmen deyip geçme!
En doğru muhalefeti kim yapar hiç düşündünüz mü?
Durduk yere bir seçmen kararsız olmaz veya oy kullanmamazlık yapmaz. En duyarlı ve en akıllı seçmendir o; neyin ne olduğunu ve en doğru muhalefeti onlar bilirler.
news menu leftnews menu right
top news photography ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIR

Değerli kovpartisi.net ziyaretçileri sitemizde yaptığımız anket sonucunda referanduma %66 oyla Hayır cevabı geldiği için kovpartisi.net olarak burdan hareketle bizde referanduma HAYIR kampanyamızı başlatıyoruz. Gerekçemizi içeren sloganımız ise: ORDU/DEVLET Diktasından AK PARTİ/PARTİ Diktasına Geçişe HAYIR Devamını Oku

Bağımsızlık ANKETİ

Türkiye'de yükselen politikleşmenin ikditidarı da bir yana koyan bir tür yeniden bağımsızlık ve kurtuluş hareketi olduğunu söyleyebilir miyiz?
 

Gizli Plan Anketi

Ak Parti'nin gizli ajandası/planı olduğunu ve bunu adım adım uyguladığını düşünüyor musunuz?
 

TSK ve Güven

TSK karargahına ve üst yönetim kadrosu zihniyetine güveniyor musunuz?
 

Baraj ANKETİ

Kılıçdaroğlu "baraj %1 bile olabilir" diyor Erdoğan ise terör konusunda "%1 lik partilere kadar görüşürüm" diyor. Sizce Seçim barajı % kaç veya nasıl olmalı?
 

Kimi Destekleyelim?

Yenilenmiş Anket- 2011 seçimleride meclisi demokratikleştirmek için kararsız ve oy vermeyen seçmenler barajı geçmesi muhtemel hangi partiyi desteklesin
 

Terör Anketi

Terörün iktidar partisi kaynaklı yanlışlardan arttığını düşünüyor musunuz?
 

Tehlike Anketi

İktidar kaynaklı politikaların ülkemizi iyilesme yerine daha bir sıkıntılı yapıya dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
 

Siyasi Görüş Anketi

Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?
 

Askerlik Anketi?

Askerlik nasıl veya kaç ay olmalı?
 

Ortadoğu Anketi

Türkiye'nin İsrail'i de karşısına aldığı bir ORTADOĞU liderliğini gerekli buluyor musunuz?
 

Millyetçilik Nedir?

Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?
 

Ergenekon

Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen hareketin asıl amacına uygun olarak , adil şekilde yasalarda uygulanarak işletildiğini düşünüyor musunuz?
 

Partiye Üyelik

Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz
 


Teröre Boyun Eğme Sayılmayacak Politikalar Geliştirmek  e-Posta
Cuma, 25 Haziran 2010 20:27

 Tamda,  açılım tartışmaları ile  silahın bir çözüm olmadığına kanaat getirmişken,  tekrar azan terörist saldırılar karşısında yeniden silahlı mücadele ve onun yöntemleri konusunda yükselen bir tartışmaya girince kafalar karıştı doğal olarak ülkemizde.

 

Teröristle masaya oturmak dahil türlü bakış açıları var. Ben ise sıkışan bu süreçte silahlı mücadeleye paralel ama Teröre Boyun Eğme Sayılmayacak  politikaların neler olacağı üzerinde durmak istiyorum.

 

Çok daha önceden yapılması gereken ama 25 yıldır sadece silahlı, son 1 yıldır silahlı ve siyasi açılımlı mücadele ile devam ettirilen bir terörle mücadele politikasına paralel yürütülmesi gereken ama  terörede boyun eğme sayılmayacak politikalar geliştirmek gerekiyor bir an evvel.

 

 Ben şunuda ayrıca anlıyorum; pkk'nın popüleritesi davalarla kck'ye kayabilir ve sivil itaatsizlikle başlayıp iç savaş riski oluşturacak bir süreç oluşabilir

 

Bu yüzden bu davaların doğuracağı sonuçlarını baştan önleyecek radikal çözümler; Teröre Boyun Eğme Sayılmayacak Politikalar geliştirmek gerekiyor. Bunları yapmadıkça bu süreç çok sıkıntılı geçecektir.

 
Hazırlıksız ve saçma bir  şekilde yapılan açılımın tutmayacağı belliydi ayrıca çünkü; açılım azınlık sağduyulu insanlara göreydi "Analar ağlamasın" sloganında belliydi bu.


"Demokratik açılım aslında barış açılımı idi zihinsel dönüşüm yapmayı amaçlıyordu. Fakat açılım toplumda Kürtçü ve Türkçü ırkçı refleksle sabote edildi." diyor Prof. Nevzat TARHAN. Doğru, ama dediğim gibi bu sağduyusuz siyasilere ve topluma göre bir açılımdı. Oysa açılım sağduyusuz çoğunluğa göre yapılmalıydı. 


Silahlarınların bırakılmadığı bir ortamda, 10000 lerce şehit verilen bir terörle mücadelede milli refleksler elbette olacaktır. Bunu hesaplayarak açılım yapmakta 7 yıllık bir iktidar için çok kolay olmalıydı.


Sonuç olarak, içinde teröristlerin siyasi kanadı olduğunuda bas bağıran bir muhalefetin verdiği bu ayarla gelinen noktaya rağmen, iktidarın kararllığının göz doldurduğu bu dönemde, terörle mücadeleye terörede boyun eğme sayılmayacak yeni açılımlar kazandırmak gerekiyor. Geçmişte yapılmayan ve ilk olarak bu dönemden başlanılması gereken radikal temel çözümler ve önlemler gerekli.



Okullara ırkçılığın önlenmesi için ders koymak, zournlu askerliğin kaldırılma veya terör illerine vergi muafiyeti gibi bir çok psikolojik ve ekonomik yeni terörle mücadele destek politikaları geliştirlebilir.

 

Ayrıca kolluk kuvvetlerien özellikede terör bölgesinde çalışan polis ve zorunlu askerlerin maaşına büyük oranda zam yapmak gerekiyor. Ordaki zorunlu asker en azında asgari ücret maaş almalı ve bitince eve dönünce sıkıntı çekmemeli. Bu motivasyonla çok daha iyi işler çıkarabilir. 

 

Güneydoğu ve doğu anadoluda zorunlu askerlik yapanlara Asgari Ücret kadar maaş verilsin. Bu ülkenin askerinin buna ihtiyacı ve hakkı vardır.

 

Ama bu politikaların eskiye oranla yasakçı ve baskıcı olmasın yerine son derece radikal ama özgürlükçü olması gerekir.


Örneğin, terörün insan kaynağının kurutulması şart. Bunu yapmayan bir terörle mücadel olmaz. Madem dağa çıkan pişman olarak inmiyor ozaman yenilerin dağa çıkmasını engellemek gerekiyor.


Bakıyoruz şuan, herkes mevcut teröristlerin etkisiz hale getirilmesine odaklanmış ama asıl dağa çıkmanın önlenmesi gerekiyor bir yandanda. Bunun için çok ciddi radikal adımlar gerekiyor . Çünkü mevcudu yok eteseniz bile dağa çıkma şartlarını ortadan kaldırmadığınız için eksilenin yeri fazlasıyla intikam almak için dolar.


Bu yüzden daha öncede yazdığım gibi zorunlu askerliğin bir an evvel kaldırılması gerekiyor. Çünkü ayrılıkçı bir sempatizan askerlik çağı geldiğinde, bir süre askerlikten kaçacak sonra askere gitmek yerine dağa çıkmanın daha makul seçenek olduğu kanaatien varacaktır

 

Zaten psikolojik olarak devletle, iktidarla ve Türk'lükle bir sorun yaşadığını için, askeri disiplin içinde mutlaka açık vereceğini düşünecek; bunun yerine dağa çıkmanın ve örgüte katılmanın en iyi yol olduğunu kanaat getirecektir. Gerçekler budur.


Bu yüzden zorunlu askerliğin bir an evvel kaldırılması gerekiyor. Öyle 2-3 yıl sonrası için plan programada gerek yok TSK nın yapacağı. Bunun için en elverişli zamanda bu dönemdir; çünkü sivil hayatta askerliğini yapmış işsiz 100000 lerce kişi var ve bunlar iş arıyor ve aynı zamanda savaşma motivasyonunada sahipler mevcutlara göre. Uygulanbilir mantığı çok basit ve 6 ay bile sürmez bu uygulama. Zorunlu askerliği biten isterse kalacak kalmayanın yerine maaşlısı geçecek. Öyle alt yapı techizatada gerek yok exstra.


Bu çok önemli bir ayağı terörle mücadelenin ve bir an evvel bunun gibi bir politika uygulanmalı. Madem siyasi çözümler bize teröre boyun eğmek gibi geliyor o zaman tedbir ve önleme siyaseti güdelim silahlı mücadel ile beraber.


Bunun dışında Kürtçe eğitim için özel okullarda eğitime izin verilmeli. Bunu yapmak için sadece Kürtçe'ye izin vermeyede gerek yok. Bütün eğitim sistemini devlet okulu dışındaki  okullar için , "eğitimde birlik ilkesi" yerine serbest müfredatlı çoklu eğitim sistemi ya da  özel okulları için sadece dil farklılığı serbestliği olmak üzre tek müfredatlı bir sisteme geçilebilir.


Böylece özel okullarda patlama olacak ve atama bekleyen işsiz öğretmenlerde iş sahibi olacakalardır. Sadece güneydoğuda değil tüm illerde Türkçe ve kürtçe veya başka dillerde özel eğitim olacak ve ülkemiz zenginleşecektir.

Terörle silahlı mücadele yöntemleri bir yanda ayrıca kck davaları daha kilit bir nokayı oluşturuyor bu süreçte. Çünkü endişe ile belirtilen iç savaş konusu daha çok terörün siyasi kanadı ile ilgili. İçeri alınan belediye başkanlarının harekete geçirmek isteyeceği  baskı altındaki milyonlarca insan var. "Taş atan çocuklar" konusunda da aileleri sorumlu tutan bir yasa acil olarak çıkarılmalı ve çocuklar beraat ettirilmeli.

 

Ak Parti açılıma devam edeceğini söylüyorsa bu türden tırnak içinde söylüyorum özellikle "teröre boyun eğme sayılmayacak" politikaları bir an evvel devreye sokmalıdır. Aksi takdirde terörle mücadele iddiası havada kalır.


Gördüğünüz gibi bu çözümlerin hiçbiri teröre boyun eğme sayılmayacak ama terörün kaynağını yok edecek politkalardır. Bunlar çoğlatılabilir. Ben şuan bu kadarını düşündüm ama bu çözümlere devam edeceğim yarın veya başka bir gün.

Editör,

 
Toplumiçi Irkçılığımızın Hasat Mevsimi 2010 Yazıymış  e-Posta
Çarşamba, 23 Haziran 2010 10:44

 


Şu günlerde terör tırmanırken haberleri izleyip siyasiler ve aydınlar gibi tedbir ve çözümler yazmayı düşünüyordum ilk önce - ki onlarıda yazacağım- ama sonra birden düşündüm de süreci oluşturan toplumiçi bilinçatı psikolojik analizini yapma gereğide duydum. Her zaman yaptığım gibi ve ilginç sebep-sonuç analizler geldi aklıma, bize neden ne olduğu ve bundan sonraki süreçte nasıl düşünmemiz ve davranmamız gerektiğini anlatan.

 

Gelinen bu son noktanın en temel toplumiçi pskikolijisini çok öncelerede dayansada terörün duraklama sürecinden sonra aslında malum Tayyip Erdoğan'ın yerel seçimler öncesi Kürt etnikli yurttaşları kazanmak amaçlı olduğu çok bariz olan Diyarbakır'da yaptığı "Türkiye'lilik" ve  "alt-üst kimlik" açılımı konuşması ile  başlayan tartışmalı süreç oluşturuyor.

 

 

Toplumun zihninde hazırlıksız ve doğru niyetle yapılmadığından ve meclis içi uzlaşma zamini olmadan yapıldığından dolayı, karışık bir travma etkisi yaratan bu fikirlerlerle başlayan tartışmanın sonucu oluşan ciddi bir Kürt-Türk kötüleme propagandası ve kamplaşmasına dönüşen  bir süreç başlatıldı farkında olunmadan.

 

Özelikle Ak Parti'nin yerel seçimelerde güneydoğuda  beklemediği bir yenilgi yaşaması ile kazanan dtp'ye karşı iktidarın artan kinine muhalefetinkide eklenince ortada toplumsal düzeyde de bir Kürt-Türk kamplaşması çok net olarak belirdi ve toplumun bütün tabakalarında hızla gelişen ve sağduyunun, ortak geçmiş ve tarihin ve mantığın yerini haksız ön yargılar, genellemeler aldı. Bunda tabi en çok istedikleri düzeyde siyasi kazanım göremeyen dtp li yöntecilerin Kürt etnikli yurttaşları ülkenin tamamının milletinie yani Türklere karşı kışkıtması ve teditleri sebep oldu

 

Neler olmadı ki son beş yılda bu tartışmalarla, önce siyasiler düzeyinde biribirini hain ilan bir dil oluştu ve sonra bu halka yayıldı ve sonucunda toplumun bilinç altı çatışmaya elverişli öfkeli bir hal aldı?

 

Buna karşılık dtplilerin geliştirdiği diğer kabul edilemez tehdit yöntemi ise pkk ve öcalan ile kendilerini eşleştirmeleri oldu ve film tamamen koptu.

 

Şimdi gelinen bu noktaya niye şaşıyoruz? Bugün kü terör olaylarının zihinsel zeminini son 5 yılda zaten hazırlanmıştı. Fütursuzca önce siyasetçilerin kendi aralarında, sonra sokakta, kahvede, evlerde  kürt ve türk ırkçılarının "türkler böyledir" "kürtler böyledir" diyerek ektikleri Türk-Kürt ırkçılığı tohumlarının büyüyüp her yere yayılmasının hasatlarını topluyoruz şuan.

 

Evet maalesef ektiğimiz ve özeNle sulayıp büyüttüğümüz toplumiçil ırkçılığımızın Hasat Mevsimi 2010 Yazıymış.


Ne hasat oluyor ama değil mi? Gencecik insanlar ölüyor bu sağduyusuzluğun sonucunda. Hepimiz öncelikle kendimizi sorgulayalım ve bu terör zeminini nasıl inşa ettiğimiz ve siyasilerin dilinide aşan bir dille ırkçılığı içimize kattığımız konusunda. Tüm suçu siyaslere ve dış mihraklara atmak ne kadar doğru?

 

Şimdi burda çıkış aramak için ilk önce sağduyu sahibi olmalı ve teröre yenilmek sayılmayan çözümler üretmeliyiz.


Ayrılıkçı hain ırkçı terörün dönüşümünü "teşeron"luk olarak tespit ederken Kürt-Türk farketmez bizim sayğuduyumuzun nasıl yenilip toplumiçi ırkçılığa dönüştüğünü ve bunun sonuçlarının neler olacağını sormakta ciddi yarar var önümüdeki günlerin selameti için.


Toplumun içinde büyüyen nefret toplumlarının nelerden kaynaklandığını ve bu ölçeklerde kanlı dışavurumlarının nasıl olabildiğini artık iyice anlamış olalım. 1990'larda cahildik, medya yoktu, özgürlük yoktu ama şimdi hepsi var ve başta kendimizi eleştirip doğru yolları bulabiliriz.

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

http://www.twitter.com/oumitvar

 
Bildiri : Kırmızı Et’in Kilosu En Fazla 10 TL olmalıdır.  e-Posta
Çarşamba, 16 Haziran 2010 13:14

Sosyal Devlet İlkesini Devlet Kurumu Bile Bile Uygulamıyor

Tuhaf ötesi işler oluyor bu ülkede daha bu sabah  İstanbul’da  ekmeği ucuza satan marketleri ve fırınları tehtit ettiği için fırıncılar odası başkanının  ve bir çetenin tutuklandığı haberini izleyince nasıl bir ülkede yaşadığımızı bir kez daha şok etkisiyle hissettim.

 

Malum özel sektörün sözde serbest piyasa rekabet sömürü  düzeninde et fiyatlarını aldı başını gidiyordu. Altın satın almak ile eşdeğer bir hal almıştı et kıyma satın almak. Kasaplar kuyumcu olmuştu.

 

Asgari ücret 570 TL etin kg’mı 30 TL. Sonuç ortada insanlar kg’ mı 4 TL den kapış salam alıyor muhtemelen içinde domuz eti olan ve sağlıksız. Peki bu millete bu revamıdır devlet eliyle bile bile? Sonrada eşşek, at eti satanları merdiven altı üretim yapanları günah keçisi yaparız ama sömürü düzenin asıl sebplerini ve etin patronları ceplerini doldurmasını unuturuz. Tıpkı toplu ulaşımda, ekmekte, sebze ve meyvede olduğu gibi.


İklimi ve bitki örtüsü hayvancılığa en uygun ülkede bayramdan bayrama et yiyen bir millet. Komik ama gerçek ve  8 yıllık tek başına iktidarın olduğu bir ülkede oluyor bunlar.


Anayasasında SOSYAL DEVLET ilkesi olan yani temel ihtiyaçların devlet eliyle ücretsiz veya en ucuza karşılanması gerektiğini yasayla garantiye alan  ülkemizde bu fiyatlara dur demek için sonunda hükümet devreye girdi ve Et ve Balık Kurumu ile et ithal edip ile fiyatları makul sevieyelere çekmeye çalıştı ama tek kelimeyle saçmaladı.


Star TV deki araştırmaya göre Türki cumhuriyetlerde ve Bulgaristan’da etin/kıymanın kilosunun 6-7 TL civarı olduğunu bildiğimiz halde Macaristan’dan getirilen canlı büyük başları kesip etin kg mı 12 TL den piyasaya süreceğini ilan etti Et ve Balık Kurumu büyük bir hünermiş gibi.


Burda büyük haksızlık ve  bir saçmalık var taban fiyatı belirleme ve sorunu çözemem açısından çünkü; 12 TL ye kasaplara, marketlere verilen etler en az 20 TL ye satılacak(ki bu ücreti bir kişinin bir günlük kazancı) ve devlet eliyle et sömürü fiyatında taban fiyat belirlenmiş olacak.


Oysa ben beklerdim ki devlet eliyle yapılan bu işte bir kilo etin fiyatı asgari ücret yani alım gücü baz alınarak etin olabileceği en yüksek fiyat şeklinde bir fiyat tespiti yapılsın ve buna göre ithalat yapılsın buda 10 TL yi geçmeyecek şekilde olsun. Devlet serbest piyasaya sosyal devlet ilkesi gereği karışsın bir emniyet sübabı olarka halk lehine fiyatları dengeleyen gerektiğinde. Budur Sosyal Devlet ilkesinin manası. Asgari ücreti açlık sınırı olan 1000 TL değilde 570 TL olarak belirliyorsanız et gibi temel bir ihtiyacıda o ücrete göre standardize edeceksiniz. Yapamıyorsanızda defolup gideceksiniz o koltuklardan.


Yıllardır devlet kurumlarının elinden çekmediğimiz kalmadı. TEK, TÜRK, TELEKOKOM, THY, İSKİ, Karayolları bile bile Sosyal Devlet ilkesini çiğnedi anayasayı ihlal ettiler ama hiç bir hükümet ve parti çıkıp bunu dillendirmedi.

 

Artık bu düzene son vereceğiz o SOSYAL DEVLET ilekesini uygulayackan ya da kaldıracasınız. Adam olacakasınız bu ülkeye yasalara rağmen ihanet etmeyeceksiniz. Ak Parti’si CHP’si, MHP’si hiç farketmez. Devleti yönetmeye talip sizleri biz hizaya getireceğiz toplum olarak. Başka yolu yok.

 

Editör,

 

 
Kov Partisi Anketleri Işığında Türk Seçmeni Profili -1  e-Posta
Pazartesi, 14 Haziran 2010 18:14

Kararsızlar ve Oy Vermeyenler Partisi Anketleri

Bu anketlerimizi aşağıda bir yazıyla duyurma gereği duyuyorum çünkü ; zaman aralığı ve oy kullanan kişilerin kimse tarafından belirlenmemesi belirli bir dönemin gündemini değil uzun bir sürecin anketleri olmasından dolayı son derece gerçekçi ve rafine bir araştırma sonuçları olduklarını ve Türk seçmen profiline dair önemli bir referans kaynağı olduğunu düşünüyorum çıkan sonuçların.

Anket -1
Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?

Görüş                             Oy Sayısı ve Oranı
Cumhuriyetçi :                        48  -  29.3%
Demokrat :                              34  -  20.7%
Milliyetçi :                               32   - 19.5%
Sosyal Demokrat :                19 - 11.6%
Muhafazakar Demokrat :      9 -  5.5%
Muhafazakar Liberal :           6 - 3.7%
Sosyalist :                                5 - 3%
Komünist :                               4 -  2.4%
Liberal Demokrat                    3 - 1.8%
Faşist/Irkçı :                             2 - 1.2%
Liberal Sosyal Sentezci :       2 - 1.2%
Anarşist :                                  0 -  0%

Toplam Oy Sayısı      :  164
İlk Oy         :  Pazar, 20 Eylül 2009 14:14
Son Oy      :  Pazartesi, 31 Mayıs 2010 10:3

Bu anketimize bakarsak, 8-9 aylık gibi geniş bir  süreçte arama motorlarından denk gelerek gelen 164 kadar kişi oy kullanmış ve çok ilginç bir sonuç var elimizde Türk seçmeninin profiline dair.

Türk milleti siyasi görüşünü en çok %29 ile Cumhuriyetçi olarak tamılıyor. Ardındna 20.7% Demoratlar, %19.5 Milliyetçiler ve %11.6 Sosyal Demokratlar geliyor.

 

Ankete bakıp iktidar partisinin görüşünün %5.5 olarak görenlerde olacaktır muhtemelen. Dikkat ederseniz kendini muhafazakar demokrat sayan ve iktidarda bulunan partinin siyasi görüşü olan ve bu görüşü savunan seçmenlerin oranı  sadece %5.5. Bu çok ilginç bir durum çünkü bu seçmen oranı radikal muhafazakarların partisi Saadet Partisi'nin oyunu gösteriyor bir yandanda sanki. Peki "Ak Parti nerden oy alıyor?" derseniz veya "Ak Parti'yi bu ankette nereye koyacağız?" derseniz. Demokrat oylarına bakmak gerek.



 Demokratların oy oranı %20 ve nerdeyse tamamını Ak Parti alıyor gibi ilginç işte demokrat olmamakla suçlana bir parti üstelik.  Buradan hareketle Ak Parti'yi analiz edersek demek oluyor ki; kendini muhafazakar sayanlar SP'de ama demokrat, liberal, muhafazakar liberal sayanların büyük bir kısmı(50 den fazlası) başta olmak üzre ve milliyetçi ve cumhuriyetçilerde bile Ak Parti'ye oy çıkıyor.



 Ya da bizim anketimizde sorduğumuz bu seçenkerlerden, bu kavramlardan, bir haber olan kendini eski tabirle ikili görüş sol- sağ, kalıbında  sağda gören, medyada varoş seçmeni olarka tabir edilen ve eğitimsiz ve fakir sayılabilecek seçmenin çoğusu Ak Parti'ye oy veriyor gibi.



  İktidar partisinin analizinide bir yana bırakırsak anketimizdeki bu siyasi görüş profilleri aslında şuan ki yapıyı nerdeyse birebir yansıtıyor gibi. Sıralama açısındanda Cumhuriyetçiler, Demokratlar, Milliyetçiler, Sosyal Demokratlar, Muhafazakar Demokratlar.... sıralmasıda gayet doğru gibi her ne kadar karşıladıkları partilerde aynı oy oranı gözükmesede.  Muhafazakar Demokrat bir parti %40 la iktidar koltuğunda olması bu anketle pek mümkün değil ama onu açıladım zaten yukarda.  Ama dikkat çeken gerçek şu ki ülkemizde farklı görüşten insanların birbirine tahammülsüzlüğününde sebebinin sonucu olarak Demokrat'ım diyenlerin sayısının hala çok az olduğunu ve 1. olamadığının ve bunun ülkemizde demokrasinin neden yerleşmediği  gösterdiğini anlayabiliyoruz bu anketten.


Anket sayfası:  http://kovpartisi.net/index.php/component/apoll/view/apoll/3-hangi-siyasi-gorusle-kendinizi-tanmliyorsunuz

Anket -2
Kendinizi en çok neye taraf olarak görmek zorunda hissediyorsunuz?

Görüş Türü                                Oy Sayısı ve Oranı

Muhalafete :                                34  - 22.1%
Milliyetçiliğe :                                29 -  8.8%
Demokrasiye ve Hukuğa :            25 - 16.2%
TSK'ya :                                      20  - 13%
Milli Birlik ve Bütünlüğe :              19 - 12.3%
İktidara :                                      10 - 6.5%
Tarafı olduğum partiye :               10 -  6.5%
Darbe Karşıtlığına :                      4 - 2.6%
Ergenekon sanıklarına :               3 - 1.9%

Toplam Oy Sayısı       :  154
İlk Oy            :  Pazar, 15 Kasım 2009 13:27
Son Oy         :  Pazar, 06 Haziran 2010 23:02

Anket Sayfası  :http://kovpartisi.net/index.php/component/apoll/view/apoll/15-kendinizi-en-cok-neye-taraf-olarak-hissetmek-zorunda-hissediyorsunuz

Bu anketizde yaklaşık 8-9 aylık ve denk gelen 154 kişi yanıtlamış. Bu yüzden yanılma payı çok az. Analiz etmeye çalışırsak çoğunluğun iktidarın yanında olmadığını görebiliriz en temel tespit olarak ve tarafı olduğu partinin üstünde diğer görüşleri olan insanların sayısıda çok fazla. Bu demektir ki Türkiye temel siyasi görüşlerle şekillenen bir siyaset anlayışı yerine tepki üzerinden oyların verildiği bir siyasi düzende işliyor.

Anket -3
Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?

Görüş Türü    Oy Sayısı ve Oranı

Hayır :  40      72.7%    
Evet :   15      27.3%    

Oy kullananların sayısı      :  55
İlk oylama      :  Çarşamba, 30 Eylül 2009 20:57
Son oylama      :  Cuma, 21 Mayıs 2010 17:17

Bu anketizde yaklaşık 8-9 aylık ve denk gelen 55 kişi yanıtlamış ve sonuçları gerçeği yansıtıyordur muhtemelen.
Bu anketi darbelerle, askerin şiddet ve cezanaldırma ile yönetime el koymasıyla ile siyasi hayatı şekillenen bir ülkenin insanına yapmak gerekirdi. Sonuca bakılırsa Türk halkı epey yürekli hala. Sadece %27'si tehlileki buluyor ve korkuyor siyasetle ilgilenmekten.

Anket Sayfamız :
http://kovpartisi.net/index.php/component/apoll/view/apoll/4-siyasetle-ilgili-olmayi-tehlikeli-buluyormusunuz


Anket -4
Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz?

Görüş Türü             Oy Sayısı ve Oranı

Zaten Üyeyim :           39  -  40.2%
Evet :                         35 - 36.1%
Hayır :                        23 -  23.7%

Oy kullananların sayısı     :  97
İlk oylama      :  Pazartesi, 26 Ekim 2009 19:45
Son oylama    :  Cumartesi, 05 Haziran 2010 17:26

Bu anketizde yaklaşık 8-9 aylık ve denk gelen 55 kişi yanıtlamış ve sonuçları gerçeği yansıtıyordur muhtemelen.Bu sonuca bakarsak Türkiye'nin geleceği için neden ümitli olmamız gerektiğini görüyoruz. Çünkü sadece %23 ü bir partiye üye olmamak gerektiği düşünüyor. İyi bir oran.

Anket Sayfamız :
http://kovpartisi.net/index.php/component/apoll/view/apoll/10-bir-partiye-uye-olmaniz-gerektigini-dusunuyormusunuz

Anket - 5
Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?

Görüş Türü                                                                                      Oy Sayısı ve Oranı

Atatürk Milliyetçiliği tarifi olarak :                                                                28  - 40%
Türklüğü sevmek, korumak ve yüceltmek olarak                                        11 - 15.7%
Ülkesinin bütününe olumlu katkı yapmaya çalışmak olarak :                      9  - 12.9%
Aynı geçmişi ve kültürü paylaştığı insanlara sahip çıkmak olarak :             8 - 11.4%
Vatanseverlerlik olarak :                                                                            5 - 7.1%
Bir ülkenin insanlarının kimliklerini korumaya çalışması olarak :                  4 -  5.7%
Kişinin kendi ırkını, kökenini siyasi önceliği yapmasi olarak :                      2 -  2.9%
Ülkesinin milletini diğer milletlerden üstün görmek manasında :                  2 -  2.9%
Bir ülkedeki çoğunluk veya egemen ırkın övülmesi olarak :                        1 -  1.4%

Oy kullananların sayısı     :     :  70
İlk oylama          :  Pazar, 13 Aralık 2009 22:43
Son oylama       :  Pazartesi, 07 Haziran 2010 06:49

Anket Sayfası :
http://kovpartisi.net/index.php/component/apoll/view/apoll/19-milliyetciligi-ne-olarak-algiliyorsunuz

Bu anketimizde yaklaşık 6 aylık ve denk gelen tek tük ziyaretçilerimiz yanıtlamış ve sonuçları hayli anlamı. Hayli anlamlı çünkü terörle yükselen kürt ırkı veya etniği konusu üzerinden ülkemizde ırkçılığın çok yükseldiğini savunanların yanıldığını görüyoruz. Çünkü sadede %1.4 ü egemen ırkın övülmesi veya yüceltilmesi olarak olarak görüyor milliyetçiliği. Yani ülkemiz insanı ırkçılıkla milliyetçilik arasındaki ayrımı gayet iyi biliyor.

Genel olarak anketlerimize bakarsak aslında toplumun gündem konuları içinde kendisi hakkında yansıtılan intibalardan çok daha farklı bir zihinde düşündüğünü görebiliyoruz. Ve pekte örtüşmüyor siyasi paritlerle halkın düşünceleri. Umarız siyasi partilerle seçmenlerin tercihlerinin ideaol olarak bir arada iyi yönde örtüştüğünüde görürüz.

 
Diğer Makaleler...
« BaşlatÖnceki12345SonrakiSon »

Sayfa 3 > 5
AK PARTİ AK Parti - Adalet ve Kalkınma Partisi
Aydınlık Türkiye Partisi ATP - Aydınlık Türkiye Partisi
Büyük Birlik Partisi BBP - Büyük Birlik Partisi
BCP - Bağımsız Cumhuriyet Partisi
Bağımsız Türkiye Partis BTP - Bağımsız Türkiye Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi CHP - Cumhuriyet Halk Partisi
Dtp
DTP - Demokratik Toplum Partisi
Demokratik Sol Parti DSP - Demokratik Sol Parti
Demorkat Parti
DP - Demokrat Parti
Emeğin Partisi EMEP - Emeğin Partisi
Genç Parti GP - Genç Parti
HEPAR - Hak ve Eşitlik Partisi
HYP HYP - Halkın Yükselişi Partisi
HÜR PARTİ - Hürriyet ve Değişim Partisi
İşçi Kardeşliği Partisi İKP - İşçi Kardeşliği Partisi
İP - İşçi Partisi İP -  İşçi Partisi
Liberal Demokrat Parti LDP - Liberal Demokrat Parti
MHP Milliyetçi Hareket Partisi MHP - Milliyetçi Hareket Partisi
MP Millet Partisi MP -  Millet Partisi
ÖDP Özgürlük ve Dayanışma Partisi ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi
SP Saadet Partisi SP - Saadet Partisi
SHP Sosyal Demokrat Halkçı Parti SHP -  Sosyal Demokrat Halkçı Parti
Turkuaz Hareket TH - -  Turkuaz Hareketi
Türkiye Değişim Hareketi TDH - Türkiye Değişim Hareketi"
Türkiye Partisi TP - Türkiye Partisi
Türkiye Komünist Partisi TKP - Türkiye Komünist  Partisi
Yeni Parti YP - Yeni Parti
Yurt Partisi YP - Yurt Partisi
Siyasetten Korkma Güzel Yarınlardan Olma
Twitter Kov Partisi
Kararsızlar ve Oy Vermeyenler Partisi on Facebook

Özlü Sözler

Ne mutlu Türk'üm diyene!
Kemal Atatürk - 1933

Anket

Seçim Barajı kaldırılmazsa veya düşürülmezse Kov Partisi gerçek bir parti olarak kurulsun mu tepki olarak buna?
 

Yaklaşım Anketi

Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?
 

Müdavim Olayım



ABD ile müttefiklik

ABD ile müttefikliğimizin sürdürülmesini doğru buluyormusunuz?
 

Terör Anketi

pkklıların ve dtpnin özeleştiri yapıp pişmanlıklarını ifade etmedikleri ve özür dilemedikleri bir çözümü kabul ediyor musunuz?
 

Tasarım

logo_linuxkur.com.png



Destekleyen Joomla! Designed by: Free Joomla 1.5 Template, top web hosting. Valid XHTML and CSS.