Tamda, açılım tartışmaları ile silahın bir çözüm olmadığına kanaat getirmişken, tekrar azan terörist saldırılar karşısında yeniden silahlı mücadele ve onun yöntemleri konusunda yükselen bir tartışmaya girince kafalar karıştı doğal olarak ülkemizde. Teröristle masaya oturmak dahil türlü bakış açıları var. Ben ise sıkışan bu süreçte silahlı mücadeleye paralel ama Teröre Boyun Eğme Sayılmayacak politikaların neler olacağı üzerinde durmak istiyorum. Çok daha önceden yapılması gereken ama 25 yıldır sadece silahlı, son 1 yıldır silahlı ve siyasi açılımlı mücadele ile devam ettirilen bir terörle mücadele politikasına paralel yürütülmesi gereken ama terörede boyun eğme sayılmayacak politikalar geliştirmek gerekiyor bir an evvel. Ben şunuda ayrıca anlıyorum; pkk'nın popüleritesi davalarla kck'ye kayabilir ve sivil itaatsizlikle başlayıp iç savaş riski oluşturacak bir süreç oluşabilir Bu yüzden bu davaların doğuracağı sonuçlarını baştan önleyecek radikal çözümler; Teröre Boyun Eğme Sayılmayacak Politikalar geliştirmek gerekiyor. Bunları yapmadıkça bu süreç çok sıkıntılı geçecektir.
Hazırlıksız ve saçma bir şekilde yapılan açılımın tutmayacağı belliydi ayrıca çünkü; açılım azınlık sağduyulu insanlara göreydi "Analar ağlamasın" sloganında belliydi bu.
"Demokratik açılım aslında barış açılımı idi zihinsel dönüşüm yapmayı amaçlıyordu. Fakat açılım toplumda Kürtçü ve Türkçü ırkçı refleksle sabote edildi." diyor Prof. Nevzat TARHAN. Doğru, ama dediğim gibi bu sağduyusuz siyasilere ve topluma göre bir açılımdı. Oysa açılım sağduyusuz çoğunluğa göre yapılmalıydı.
Silahlarınların bırakılmadığı bir ortamda, 10000 lerce şehit verilen bir terörle mücadelede milli refleksler elbette olacaktır. Bunu hesaplayarak açılım yapmakta 7 yıllık bir iktidar için çok kolay olmalıydı.
Sonuç olarak, içinde teröristlerin siyasi kanadı olduğunuda bas bağıran bir muhalefetin verdiği bu ayarla gelinen noktaya rağmen, iktidarın kararllığının göz doldurduğu bu dönemde, terörle mücadeleye terörede boyun eğme sayılmayacak yeni açılımlar kazandırmak gerekiyor. Geçmişte yapılmayan ve ilk olarak bu dönemden başlanılması gereken radikal temel çözümler ve önlemler gerekli.
Okullara ırkçılığın önlenmesi için ders koymak, zournlu askerliğin kaldırılma veya terör illerine vergi muafiyeti gibi bir çok psikolojik ve ekonomik yeni terörle mücadele destek politikaları geliştirlebilir.
Ayrıca kolluk kuvvetlerien özellikede terör bölgesinde çalışan polis ve zorunlu askerlerin maaşına büyük oranda zam yapmak gerekiyor. Ordaki zorunlu asker en azında asgari ücret maaş almalı ve bitince eve dönünce sıkıntı çekmemeli. Bu motivasyonla çok daha iyi işler çıkarabilir. Güneydoğu ve doğu anadoluda zorunlu askerlik yapanlara Asgari Ücret kadar maaş verilsin. Bu ülkenin askerinin buna ihtiyacı ve hakkı vardır. Ama bu politikaların eskiye oranla yasakçı ve baskıcı olmasın yerine son derece radikal ama özgürlükçü olması gerekir.
Örneğin, terörün insan kaynağının kurutulması şart. Bunu yapmayan bir terörle mücadel olmaz. Madem dağa çıkan pişman olarak inmiyor ozaman yenilerin dağa çıkmasını engellemek gerekiyor.
Bakıyoruz şuan, herkes mevcut teröristlerin etkisiz hale getirilmesine odaklanmış ama asıl dağa çıkmanın önlenmesi gerekiyor bir yandanda. Bunun için çok ciddi radikal adımlar gerekiyor . Çünkü mevcudu yok eteseniz bile dağa çıkma şartlarını ortadan kaldırmadığınız için eksilenin yeri fazlasıyla intikam almak için dolar.
Bu yüzden daha öncede yazdığım gibi zorunlu askerliğin bir an evvel kaldırılması gerekiyor. Çünkü ayrılıkçı bir sempatizan askerlik çağı geldiğinde, bir süre askerlikten kaçacak sonra askere gitmek yerine dağa çıkmanın daha makul seçenek olduğu kanaatien varacaktır Zaten psikolojik olarak devletle, iktidarla ve Türk'lükle bir sorun yaşadığını için, askeri disiplin içinde mutlaka açık vereceğini düşünecek; bunun yerine dağa çıkmanın ve örgüte katılmanın en iyi yol olduğunu kanaat getirecektir. Gerçekler budur.
Bu yüzden zorunlu askerliğin bir an evvel kaldırılması gerekiyor. Öyle 2-3 yıl sonrası için plan programada gerek yok TSK nın yapacağı. Bunun için en elverişli zamanda bu dönemdir; çünkü sivil hayatta askerliğini yapmış işsiz 100000 lerce kişi var ve bunlar iş arıyor ve aynı zamanda savaşma motivasyonunada sahipler mevcutlara göre. Uygulanbilir mantığı çok basit ve 6 ay bile sürmez bu uygulama. Zorunlu askerliği biten isterse kalacak kalmayanın yerine maaşlısı geçecek. Öyle alt yapı techizatada gerek yok exstra.
Bu çok önemli bir ayağı terörle mücadelenin ve bir an evvel bunun gibi bir politika uygulanmalı. Madem siyasi çözümler bize teröre boyun eğmek gibi geliyor o zaman tedbir ve önleme siyaseti güdelim silahlı mücadel ile beraber.
Bunun dışında Kürtçe eğitim için özel okullarda eğitime izin verilmeli. Bunu yapmak için sadece Kürtçe'ye izin vermeyede gerek yok. Bütün eğitim sistemini devlet okulu dışındaki okullar için , "eğitimde birlik ilkesi" yerine serbest müfredatlı çoklu eğitim sistemi ya da özel okulları için sadece dil farklılığı serbestliği olmak üzre tek müfredatlı bir sisteme geçilebilir.
Böylece özel okullarda patlama olacak ve atama bekleyen işsiz öğretmenlerde iş sahibi olacakalardır. Sadece güneydoğuda değil tüm illerde Türkçe ve kürtçe veya başka dillerde özel eğitim olacak ve ülkemiz zenginleşecektir. Terörle silahlı mücadele yöntemleri bir yanda ayrıca kck davaları daha kilit bir nokayı oluşturuyor bu süreçte. Çünkü endişe ile belirtilen iç savaş konusu daha çok terörün siyasi kanadı ile ilgili. İçeri alınan belediye başkanlarının harekete geçirmek isteyeceği baskı altındaki milyonlarca insan var. "Taş atan çocuklar" konusunda da aileleri sorumlu tutan bir yasa acil olarak çıkarılmalı ve çocuklar beraat ettirilmeli. Ak Parti açılıma devam edeceğini söylüyorsa bu türden tırnak içinde söylüyorum özellikle "teröre boyun eğme sayılmayacak" politikaları bir an evvel devreye sokmalıdır. Aksi takdirde terörle mücadele iddiası havada kalır.
Gördüğünüz gibi bu çözümlerin hiçbiri teröre boyun eğme sayılmayacak ama terörün kaynağını yok edecek politkalardır. Bunlar çoğlatılabilir. Ben şuan bu kadarını düşündüm ama bu çözümlere devam edeceğim yarın veya başka bir gün. Editör,
|