Gündeme Göndermeler
- "Birileri Allah’la diğeri Atatürk’le aldatıyor"
- "Amerikanın Sesi" "Her Devrin Adamı" Aydınlar Gerçeği
- NTV Bertaraf Olmamak İçin Anca Gizli Muhalefet Yapabiliyor
- Resmi Nevruz Kutlamalarındaki Egemen Osmanlı ve Kafkas Temaları
- Kendiyle Çelişmeye Doyamayan Başbakan ; Recep Tayyip ERDOĞAN
- Butik Otelciler Birliğinden EROĞAN'a Yanıt Gecikmedi : İktidarınız Döneminde Kirlenmeyen Bir Tek Butik Kelimesi Kalmıştı
- CHP Anti-Emperyalist Bir Parti Olduğunu Nihayet Hatırladı
- "NATOcu"lara Sesleniş: Elbette Afganistan'daki ve NATO'daki Varlığımızı Tartışacağız.
- 10 Yıllık Ak Parti iktidarı ile Terörle Mücadelede Dağa Çıkma Yaşı İlkokula İndi
- Nevruz Kutlaması Yasağı : Baharın gelişi böyle ise yazın Türkiye cehenneme dönebilir.
- SURİYE'ye Giden 2 Gazeteci Hakkındaki İddiamız Gerçek mi oluyor?
- SP'de Bir 28 Şubat'ı da Özeleştirisiz Geçirmenin Mutluluğu Erken Sona Erdi
- Binali YILDIRIM Cem YILMAZ'ı geçmek için gaza bastı
- Afganistan'da 16 sivili öldüren ABD'li askerin avukatı konuştu
- Ak Parti'nin 10. Yılında Bir İlk Gerçekleşti
NATO Anketi
Özelleştirmeler
Bağımsızlık ANKETİ
Gizli Plan Anketi
TSK ve Güven
Terör Anketi
Tehlike Anketi
Askerlik Anketi?
Ortadoğu Anketi
Millyetçilik Nedir?
APOLİTİK OLMA
| Ak Parti ile SURİYE'ye Sünni Bilinçaltı İle Bakma Hatamız |
| Köşe Yazıları - Editör |
| Çarşamba, 08 Şubat 2012 18:57 |
|
Irak örneğini yaşayalı nerdeyse 10 yıl oluyor ve biz hala komşumuz ülkelere siyaseten, dini ve insani olarak nasıl bakmamız gerekiğini öğrenebilmiş değiliz. Özellikle Ak Parti'nin müslüman muhafazakar bir parti olmasından dolayı da iki kat kafa karışıklığı yaşıyoruz. Yanımızdaki kendi halkını katleden komşu diktatörlerinde müslüman olması olaylara nasıl bakmamız gerektiği konusunda epey kafa karıştırıyor ama Ak Parti'nin kafasının halktan daha karışık ve hatta halktan daha yanlış düşünceler içinde olması kabul edilemez bir şey.
Tam bir komedide yaşıyoruz aslında, öyleki dün Tayyip Erdoğan grup toplantısında kendi milletvekillerine komşu ülkenin diktatör liderini şikayet ediyor hatta Esad'ı bir anlamda tehdit ediyordu...ERDOĞAN'ın ESAD'a sanki Türkiye muhalefetinden bir partiye tıpkı CHP ye gibi sert şekilde muhalefet ediyor oluşu aslında onun gizli alevi düşmanlığını da ortaya koyuyor. Öyleki Erdoğan'ın yine aynı konuşmasında yapılan katliam yüzünden "Humus'un hesabı er ayda geç sorulacaktır" derken aslında Alevi ESAD'dan sünni intikamı almak isteğide çok bariz ortaya çıkıyor.. Ya da Davutoğlu'nun bugün yaptığı : "Suriyeyi kendi kaderine terk etmeyeceğiz"... demesi başlı başına bir vehamet aslında.
Güya olaya tamamen insani yönden baktığını ve oradaki karışıklığın ülke olarak bize çok kötü etkileri olacağından hareketle bu kadar kesin olarak Suriye'nin iç işlerine müdahil olmak isteyen bir Türkiye politikası hiç mi hiç inandırıcı değil. Ak Parti çok bariz olara ESAD'a tamamen Alevliği ve Türkiye'nin NATO üyesi omasının gereği olan görevini yerien getirme mecburiyeti olarak bakıyor ve Ak Parti'nin anlamadığı esas şey ise, Suriye'ye müdahale edildiğinde durumun şimdikinden daha iyi olamayacağını anlayamayacağı çok katı sünni bilinç altı reflekslerinin varolmasıdır ki bu bilinç topluma da fazlasıyla yansımış gözüküyor ve sosyal medyada insanlar Suriye'nin Irak, Libya gibi olacağını unutarak hatta sıranın Türkiye'ye de geleceğini unutarak Esad'a kin kusuyor ama ülkesinin halknını biel bile ölüme götüren muhaliflere hiç bir şey söylenmiyor/söylemiyoruz nedense. Çünkü buna sebep olan "batı" hümanistliği ve demokratlığının ilkeleri ile bakıyoruz olaya ne dini ne de gerçek anlamda insani olarak bakmıyoruz. Ben ESAD'ın değil, öncelikle işbirlikçi ahmak muhaliflerin durdurulması gerektiğini düşünüyorum artık çünkü; öbür türlüsü aptalca şekilde LİBYA/Kaddafi'de örneğinde yaptım ve dersimi aldım. İtiraf edeyim bende Kaddafi'nin kişisel tarzına kızarak LİBYA'daki muhaliflerce düşmana yataklık eden bozguncu bir "iç savaşı" nedense epey bir süre Libya'da gerçek bir halk devrimi oluyor sanmış ve desteklemiştim maalesef değilmiş.
Şuan anlamadığım esas şey ise IRAK, Libya, Mısır örneği apaçık ortada iken Ortadoğu'lu muhalifler neden bu kadar BATI ipine sarılarak devrim yapma ahmaklığını sergiliyorlar? Ben çok merak bunca yıl bekleyen Suriyeli muhalifler neden devrim için 3-5 yıl daha beklemeden onca insan ölümüne izin verecek şekilde zıplıyorlar Libya ve Irak'ta işgal veya Batı kurtarması sonrasında yaşananlara rağmen neden bu kadar büyük bir akılsızlık peşindeler.
Ortadoğu'da ki olaylara "Batı" hümanistliğiyle bakan dindarlarımızın kaçırdıkları iki İslam'i ilke:bozgunculuk yapmama ve yöneticilere itaat. İslamiyet'te toplum düzenini kaos oluşturacak şekilde bozmamak ve bu amaçla da bunu sağlayan diğer ilke olarak yöneticilere itaat esastır. Bu anlamda bozgunculuk amacı ne kadar ulvi olursa olsun en büyük suçlardan biridir İslamiyet'te. "ARAP BAHARI" denen olaylarda bu iki ilkeye ihanet ediliyor hatta daha ileri götürülüyor ve düşmanla işbirliği ve düşmana yataklık yapılıyor. Bunları bilmeden bozguncu ve işbirlikçi muhaliflere hiç laf etmeden sadece diktatörlere lanet okuyanlar müslüman olmuyorlar; ahmak oluyor! Bizim "hümanist" müslümanların anlamadığı şey şu İslamiyet'te toplumun mevcut (görece)huzuru ve düşmanla işbirliği yapmamak masum çocukların ve kadınların ölmesinden daha esastır
İşte burda bazı gerçekler çıkıyor muhaliflerin masum olmadığına dair. İslam'da zalimlere itaat etmeme ilkesi var evet, doğru ama İslam'da yöneticilerinize itaat edin ilkesi de var düşmanla işbirliği/ihanet ise yok ama Irak'lı Tunuslu Mısırlı muhalifler bunu yaptılar ve düşmanla işbirliği yaparak diktatör yöneticilerini tasfiye etmeye çalıştılar bu yüzden yöneticilerini devirseler dahi ülkeleri iç karışıklıklardan ve başları beladan kurtulmayacak çünkü bu bir normalleşme değildir anormal bir nomralleşme çabasıdır.
Bizde ise bunları düşünemeyecek kadar özellikle iktidar ve medyadaki Esad ve Kaddafi karşıtları sayesinde muhalifleri sütten çıkmış ak kaşık ve katıksız vatansever sanmak gibi ahmak bir algımız var.
Bizdeki ESAD karşıtlarını ise hiç anlamıyorum, ne zannediyorsunuz yani düşman destekli muhalifler ülkelerine ihanet ederek başlattıkları bu isyanda hiç ölmeden devrim mi olacak Suriye'de? Burdan şunuda nalıyoruzki Ortadoğu'daki işbirlikçi yapay devrimlere bakınca ATATÜRK devrimciliği akla geliyor; Ortadoğu'da da devrim ancak düşmanla savaşarak olabilir ama bunu yapacak irade ve cesaretleri olmadığı için batı'ya yani düşmana sarılıyorlar içerdeki diktatörlere karşı ve hem dinlerine hemde ülkelerine ihanet ediyorlar muhalifler.
Bu sebeplerle belkide asıl insani olan; Esad'a "KATLİAMI DURDUR" kadar "işbirlikçi" eli silahlı muhaliflere de "Durun sakin olun bari bu sefer bu hatayı siz yapmayın" diyebilmektir. Çok insani ve dini bakanlar ise bir arkadaşın yaptığı gibi "Rabbim ! Şu an Suriye'de zulum altinda bulunan tum musluman kardeslerimizin yar ve yardimcisi ol..." diyebilir yani Esad'a kin kusmak doğru bir davranış değildir.
Maalesef Türkiye'de "Alevi" ESAD'ın düşmesini isteyen ama Suriye düştüğünde sıranın Türkiye'ye geleceğini anlayamayan aptal sunni faşizmi var bu anlamda... Ben tahmin ve merak ediyorum bu hümanist ve mümin arkadaşlardan komşusu karısı veya çocuğunu ölesiye darp etse 'aman bize ne aile içi şeyler' diyecekler daha çoktur ama söz konusu komşu ülke olunca "insan" diye diye nedense bozgunculuk yapan muhaliflerle ESAD'ı asıp kesiyorsa bu büyük bir hatadır ve sıra bize de gelecek demektir
Özetle, hem Suriye'de hemde Türkiye'de Alevi ESAD gitsin de yerine Hristiyan maşası bir Sunni gelsin isteyen dindar müslümanların varlığı ne büyük utançtır aslında dünyadaki İslam alemi için. Bu arada Erdoğan'ın ESAD'a öldürme lisansı verdiğini savunduğu Rusya ve Çin de olmasa dünya ABD ve NATO nun tam çiftliği olacak... Akıllı olmak lazım Suriye düşerse sıra Türkiye'ye gelecek çünkü; sıranın Türkiye'ye gelmesini isteyen BDP gibi bir parti ve kitle var bu ülkede... |
İlgili Diğer Yazılar
Editörden
|
Ak Parti ile SURİYE'ye Sünni Bilinçaltı İle Bakma Hatamız |
| Editör | |
Politika Mektebi
|
28 Şubat Darbesine Farklı Bakış : Türkiye'de Darbelerle İlgili Bilinen Yanlışlar ve Bilinmesi Gereken Esas Gerçekler - 2 |
| Editör | |
Bildirilerimiz
|
BİLDİRİ : Uzun, Kesintisiz, Zorunlu İlkokulun İyi Olduğunu Kim Söyledi; İyi Olsaydı Avrupa Birliği Bu Halde Olur muydu? |
| Editör | |




