Tayyip Erdoğan iki seçimde ortalama %40 oyun karşılığında yaptıklarını bir lütufmuş gibi anlatıyor adeta. İstese yapmazmış ama iyilik yapmak istemiş millete düşünere yapmış. Tam bir komedi aslında yaptıklarının yetersilziğini düşününce. Görende %20 oy ile kalan %80 ide ihya etmiş sanır fazladan yaptıklarıyla. Oysa Tayyip Erdoğan iki dönemde aldığı nerdeyse %50 ye yakın oyla aslında kendisi lütüf görmüştür ve fırsat verilmiştir kendisine haketmedği halde. Bu oyunda hakkını bile veremiştir ki şimdiye dek yaptığıda lütuf olsun ve onuda anlatadursun. Çünkü bakın 8 yıl sonunda bizler Ak Parti iktidara gelirken alım gücümüze ve kişi başına gelire göre dünyanın en fahiş elektiriğini normal seviyelere çekecek, kayıp-kaçağı bitirecek sandık ki daha yeni santralleri özelleştiriliyorlar.  Bu kadar elektirik santrali özelleştirildi. Peki dünyanın en pahalı elektiriğini mi kullanacağız gene? Ne diye özelleştirildi bu kurumlar ve hangi faydayı getirecek? Peki geçen 8 yılda ne yapıldı bu ülkede enerji adına halka ucuz enerji vermek adına? Hiçbirşey yapılmadı sadece "bakın ne kadar iyiyiz zam yapmıyoruz" denerek insanlar sömürüldü kayıp kaçağın bedeli asgari ücretliye ödetildi.
Bu bir yana utanmadanda sanki bu ülke diğer ülkelerle eşit kişi başına milli gelir alıyormuş gibi kıyaslar yapıyor iktidar partisi bakanları ev belediye başkanları. Yok doğlagaz, elektirik, su, internet, benzin AB ye göre ucuzmuş, yok burda yok havayolu ile uçan yolcu sayısı artmışta yoy yok yok.... Bunlar tam cahiller AB'nin en fakir ülkesinin kişi başına geliri bile bu Türkiye'ninkine göre kat kat fazla. Nasıl oluyorda bu orana rağmen bire bir kıyas yapabiliyorsunuz diye soran da kimse yok bu halkı kafalama uzmanlarına?
Tam 8 yıl dile kolay değil. Hep söylüyorum gene söylüyeyim Ak Parti 8 yılda asgari ücreti açlık sınırına çekmemiş bir iktidardır. Buna rağmen bu iktidardan memnun olan epey bir saftır. Yani bir baba 4  kişilik ailesine açlık sınırında bakmak için aylık 900 TL(açlık sınırı) alması gerekiyor ama iktidarın layık gördüğü 600 TL alıyor ve sonuçta sefillik sınırında yaşıyor şuan. Demek ki baba dışında annenin de çalışması gerekiyor ancak açlık sınırına geçebilmeleri için. Peki bir soru size 4 kişilik bir aileye sadece babayı çalıştırtarak yoksulluk bir yana açlık sınırında baktıramıyorsanız, 8 yıllık iktidar olarak nasıl oluyor bu aileden en az 3 çocuk yapmalarını talep ediyorsunuz? Kaldı ki daha yoksulluk sınırından bile bahsetmiyorum ki yoksulluk sınırı tam 2800 TL 4 kişilik aile için ve bunu anne, baba ve iki çocuk hepsi birlikte çalışsa kazanamıyor asgari ücretle. Kira, elektirik, su, doğlagaz, internet, telefon, gıda, sağlık, giysi derken herşey tavana vuruyor. 8 yılda, daha bir vatandaşına bir Bulgar veya Azeri kadar et yediremediğin halde, nasıl oluyorda yaptığın; aldığına oyun karşılığında yapmak mecburuyetinde olduğun iki şeyi lütuf sayıp başa kakıyorsun ve kendini geçmiş koaisyonlarla? Muhalefete değil sana %40 o verdi bu halk ve bunları talep ediyoruz senden.
Â
Şimdi bu hali iyi saymak ve böyle herşey yapılmış ve tamammış gibi  davranmak için için başka bir amacı veya hastalığı olması gerekir bir siyasetçinin. Tayyip Erdoğan'ında bir amacı var biliyoruz zaten geçmişten gömlek değiştirmediği zamanlarda ama o bir yanada birde artık şahsi siyasi ihtirasları yani hastalığıda var. Gerçi her iki halide hastalıklı ama bu iktidarda hep ben olayım ihtrası ile ülkemize çok bedel ödettiriyor
Bakıyorsunuz Tayyip Erdoğan kendini ısrala bir tutmaya çalıştığı ve son 3-4 yıldır katiyen bir Menderes veya Özal olmak istemedeğini gösterdiği bir şahsi siyasi ihtirasının esiri olmuş durumda. Bu ihtras yüzünden 8 yılın son 4-5 yılı kayıp adeta. Tayyip Erdoğan'ın derdi demokrasi, sivillik, halka hizmet ve dindarın hakkını korumak vesaria değildir, kendi kişisel ihtirasları ve intikam amacı için savaşıyor; ülkenin %70 ini yok sayıp. Onun derdi önde ve zirvede olmak statükocu askerci zihniyete göre. Ben anlamıyorum ayrıca AK Parti'nin 8 yılda yaptığı iyi şeyler onların hukuksuzluklarını görmemimizi mi gerektiriyor? Yasakçı/Devletçi ve halka zülmeden statükoya kızgınlığın bedeli, bu denli Ak Parti'ye koşulsuz bağılılık gibi bir saflığa dönüşüyorsa; bu millet epey tuhaf ve akılsızdır kendi çıkarını düşünme adına o zaman .
İktidar kaynaklı ekonomik sıkıntıların ve siyasi gerginliğin sonucunda sonuç ortada; Tayyip Erdoğan siyasi ihtiras ve intikam peşinde, toplum ise adeta cinnet geçirmekte. 3. sayfa haberlerine içinde mutlaka ekonomik ve siyasi bilincin olduğu olaylar var. Aileler birbiriyle çatışıyor ölüyor öldürüyor, işsizlik yüzünden insanlar ailesini katlediyor veya intihar ediyor. Herkesin öfkesi burnunda, küçük şeylere tartışanlar bile hemen silaha sarılıyor birbirini öldürüyor veya linç etmeye çalışıyorlar... İnsalar hayatından vazgemiş; ne bir ilke ne bir insaniyet ve fedakarlık örneği kaldı dışarda. Sadece para kazanma derdinler çünkü; asgari şartlarda bile yaşayamıyorlar. Asgari ücret açlık sınırınında altında insanlar sefillik sınırında yaşıyor 8 yıllık tek başına iktidara rağmen.
Bu 3 sayfa olaylarının 8 yıllık iktidarın icraatları ile ne alakası var da demeyin çünkü; bu olaylar münferit diye geçilecek şeyler değil, alt süreçlerinde ve bilincinde 8 yıllık ktidar tarafından yapılan yanlışlar ve normal sayılan kronikleştirilen ve adeta "bunla idare edin daha ne istiyorsunuz nankörler" denilmeye çalışılan ekonomik ve siyasi durumun insanlarda yolaçtığı buhranlar yatıyor.  Tayip Erdoğan'ın tv'de o gergin ve ihtiraslı yüzünün sesinin halini ve sorumsuzluğunu, pişkinliğini ve çok şey yapmış edasını gören hain terörsitte, normal vatandaşta zivanadan çıkıyor. Bu nasıl bir kişisel siyasi hınç beslemeki 8 yılda bir türlü halkında önüne geçeçek şekilde sürdürülüyor?
Yasakçı/devletçi ve halkına zülmeden askerci statükoyu yok etmeye çalıştığı söyleyen, ki buna kimsenin itirazı yok marjinaller dışında ve iki dönem ortalama %40 oy almış bir parti bu kadar şirazaden çıkma ve keyfine göre davranma hakkını nasıl kendisinde görüyor veya nasıl bu kadar sorumsuz şekilde devleti hukuk ve demokrasi tanımadan kalbura çeviriyor anlamış değilim? Halk çoğunluğu sefillik sınırında yaşıyorken ve 8 yıllık iktidarları döneminde birilerininde birden aşırı şekilde adeteletsizce zengineşenleri görüyorken bizler Tayyip Erdoğan'ın tuzu neden bu kadar kuru? Neden sadece yapmaktan bahsediyorda asgari ücretliyi 8 yılda hala insani bir yaşam standardına, yoksulluk sınır bir yana açlık sınırına bile getirmeyi düşünmüyorda, onun yerine siyasi İslami ihtirasları peşinden koşuyor? Bumudur Tayyip Erdoğan'ın kendi önceliği, peki ya halkın önceliği? Editör,
|