KOV Partisi
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
news menu left
news menu right

NATO Anketi

Türkiye NATO'dan çıkmalı mı?
 

Özelleştirmeler

Özelleştirmelere karşı mısınız?
 

Bağımsızlık ANKETİ

Türkiye'de yükselen politikleşmenin iktidarı da bir yana koyan bir tür yeniden bağımsızlık ve kurtuluş hareketi olduğunu söyleyebilir miyiz?
 

Gizli Plan Anketi

Ak Parti'nin gizli ajandası/planı olduğunu ve bunu adım adım uyguladığını düşünüyor musunuz?
 

TSK ve Güven

TSK karargahı üst yönetim kadrosu zihniyetine güveniyor musunuz?
 

Terör Anketi

Terörün iktidar partisi kaynaklı yanlışlardan arttığını düşünüyor musunuz?
 

Tehlike Anketi

İktidar kaynaklı politikaların ülkemizi iyilesme yerine daha bir sıkıntılı yapıya dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
 

Askerlik Anketi?

Askerlik nasıl veya kaç ay olmalı?
 

OrtadoÄŸu Anketi

Türkiye'nin İsrail'i de karşısına aldığı bir ORTADOĞU liderliğini gerekli buluyor musunuz?
 
Provokasyon Siyaseti Gerçeği ve Provokatör Siyasetçiler, Gazeticiler ve Diğerleri
Doğru Muhalefet - Siyasette Üslup
Cuma, 09 Ekim 2009 09:00

  Şöyle bir mevcut siyasi aktörlerin söylemlerine ve üsluplarına tekrar tekrar bakıp düşününce aslında görüyoruz ki; Türkiye'de ve özellikle ortadoğuda siyaset, doğruyu söyleme ve ideal olanı yapmaya yaptırmaya çalışma siyasetinden ziyade, bir tür halkı galeyana getirerek ve kışkırtarak karşıtlar arasında yükselip iktidar olma  üstte olma veya  devlete veya bir kuruma karşı (TSK ya mesela) "Provokasyon(Kışkırtma) Siyaseti" ile götürülmeye çalışılıyor işler... Kötü propaganda ve karalama siyasetin bir üst seviyesi bu.

 

  Bu tür anlayışa kısaca "Provokatör Siyasetçi" diyebiliriz. Karalama siyaseti de gibi gelebilir insana ama bunun ondan farkı, insanları harekete geçirip o siyasi görüş için amansız çalışan bir militan haline getirmesi ve amacı gütmesidir.  Bu tür siyasette genel tespit olarak toplum cahil olduğu ve kışkırtlması gerçeği üzerien kuruludur. Cahil toplumu tarafınıza alıp ve harekete geçirmeniz için ve siyasi güç olmak için " haklı, doğru ve ideal bilgi ve söylem"  yeterli değildir ve toplumun  provoke edilmesi yani kışkırtılması ve karşı taraf veya düzen tarafından kontrol edilemeyen aktif güçler haline getirilmesi gerekir. Provokasyon en basit anlamda siyasette kışkırtmacılıktır diyebiliriz ve bunun içinde üslup ve eylem sertliğide vardır ve şiddete kadar uzar gider, çeşitli yöntemler bulunurak olumsuz ve kötü uygulanarak.


  Günümzüde bu siyasete örnek olarak, şiddetsiz olana özellikle kökten bu yönde yetiştirilme manasında Milli Görüşü ve onun devamı partileri, şiddet kullananlara ise dtp zihniyetini gösterebiliriz. İşte bu yüzden her ne kadar Ak Parti ve dtp iyi işler yapıyor gibi gözükselerde aslıda provokasyon siyasetinde geldikleri için bu kadar eleştiri alıyorlar ve eleştiriye tahammül edemiyolar asla ve bu yüzden yararlı olamazlar ülkeye. Askine zarar verirler yararlarından çok görüldüğü üzere.

 

 İktidar partisi Ak Parti’nin de bu toplumu kışkırtarak eyleme geçirme siyasetine başvurduğunu görüyoruz. Özellikle bu aralar kendini haklı muhalefeti haksız çıkarmaya çalışırken ki; aslında yukarda dediğimzi gibi onların temelleri Milli Görüş'ten dini ve rejimsel konularda halkı provoke etme esasına dayandığı için hala uslanmış ve bunu üzerlerinden atmış değiller. Muhalalef partilerinden ise MHP nin de bazı tespitlere vurgu yapayım derken provakasyon siyaseti yaptığını görüyoruz ve bu tür siyasetten çok beslenmeketdirler. CHP ise statükoyu korumak üstüne siyaset kurduğu için devleti korumaya çalışan sözler ederek başka bir tür provakasyon veya  uyarı siyaseti yapıyor diyebiliriz; "Şeriat geliyor laiklik elden gidiyor" manasındaki söylemleri ile halkı prokovake etmesi buna örnektir.

 

Türkiye’de siyasette provokasyonla büyüyenler, genelde toplumun kodları ile oynayan; toplumu doğru bilgi ve söylemle eğitip bilinçli ve düzenli hale getirmek ve burdan siyasi güç haline gelmek yerine, onların dinini, tarihini  veya etniği istismar edip, düzenle reijimle kavga ettirip kısaca  toplumun altına dinamit koyup patlatan ve saçılanları oy olarak toplayan bir zihniyetlerdir kısaca. Buna en iyi örneklerini şuan dini ve etnik istismar örnekleriyle bizzat yaşıyoruz. Bu dinamitleride ta 20-30 yıl önceden bir kaç provokatör kendine kutsal amaçlar  ve misyonlar ithaf eden hadsizler koydu ve aslında bunalr bozguncu olan insanlardır.  Zaten aklı başında insanların bunlara inanmamalarıda onların bu yönlerini bilmelerindendir.

 

  Bu tür siyasetin bizim gibi ülkeler için çok tehlikeli olduğu büyük bir gerçek olduğu halde, kendini siyasetçi önder zanneden bu tür provokatör insanların aslında, topluma bir şeyler vereyim derken onları birbilerine karşı kışkırtarak ve düşmamn ederek toplumun huzurunu bozup karşıt insan grupları haline getirmeye çalışması çok acı sonuçlara gebe bırakıyor toplumu her seferinde ve yaşadığımızda budur her seferinde.  Türkiye’ ye şu günlerde baktığınız zaman bu siyaset anlayışını en çok sergileyen; bir etniğin sözcüsü olduğunu iddia eden DTP dir. Zaten terörist bir hareketten beslendiği için ve ona karşı duramadığı için bu "provokasyon siyaseti" ni amaçları için çok iyi bilip uygulamaktadırlar. Her ne kadar demokrasi, barış ve huzur deselerde aslında bozgunculuk yapmaktadırlar bu kışkırtmacı prorvokatif siyaset anlayışlarıyla.

 

   Bu ülkede cahil toplumdan normal bir söylemle oy toplamanın çok zor olduğunu bilen bu uyanık siyasetçiler ve siyaseti seven herkesin bu aralar çok sık yaptığı bir siyaset türü "provokasyon siyaseti" asıl bu kargaşayı yaratan. Dikkat ederseniz çoğunluk siyasetçiler doğruyu söyleyip, öneri sunup onu yönetime uygulatmak yerine insanları yanlarına almalarına yarayan provakasyon siyasetini sürdürmeyi her koşulda daha çok tercih ediyorlar istedikleri olsa bile çünkü ; söyledikleri doğru uygulanıpta kendileri bir yere gelemezlerse o zaman silinip gideceklerinden ve değerszileşeceklerinden, haklarının yeneceklerinden korkuyorlar. Çünkü ben yaptım demek iyi yönde değişimden bile önemli onlar için. O zaman ne yapmak gerekir; toplumu haklı görülen konularda provake edip karşıt görüşteki siyasetçiye her koşulda karşı gelen insanlar haline getirmek gerekir; ki Türkiye’nin yerinde saymasının asıl sebebi budur ; provakatör siyasetçilerve partiler

 

   Provokasyon siyasetinin en kötü ve kabul edilemez  yanı hataya hatayla karşılık verme çabası ve  hatalı süreci haksız ve kötü yöntemlerle kendi lehine çevirmeye çalışmasıdır.  Oysa biraz sabredilseve doğru ve sakin söylem ve bilgilerle o provokasyondan kayanklı siyasi güç bu gücünü kaybedecektir. Maalesef bunu Türkiye de kimse yapmak istemiyor istemedği için darbelerde son bulmuyor ve yasaklanan muhazakar partiler dahada büyüyerek iktidar oluyorlar yeterince çalışmadıkları için provokasyonla yetişmiş militan siyasetçilere karşı.


   Kışkırma siyasetini sadece siyasi partilerde yapmıyor günümüzde üniveriste rektöründen tutun bir gazete yazarı dahil, topluma yöntemi ne olursa olsun siyasi anlamda yön verme eğiliminde olan her kesimden insanlar yapıyor. Buna en iyi örneği Ahmet Altan’ın son zamanlarda TSK’yakarşı yaptığı provokatör gazeteceliği sayabiliriz. Yaşar Büyükanıt’ ta bu anlamda tam tersi işler yapmıştır siyasi alana. Bir çok örnek var aslında her ne kadar kendince haklı ve topluma faydalı işler yatıklarını düşünerek toplum için çalışıp aynı zaman halkı kışkırtıp ön yargılı ve saldırgan hale getiren. Tuncay Özkan, Türkan Saylan şimdilik aklıma gelenler. Ahmet Kaya’yı da Türkiye’den uzaklaştıran yanı da buydu aslında zor zamanlarda üslubunun provokatif olmasıydı. Belkide en çarpıcı ve somut örnek Orhan Pamuk tur provatörlük konusunda yok "1000.000  Ermeniyi,  şu kadar Kürdü öldürdük" gibi bir kışkırtmacı siyasi üslubu yüzünden  onun Nobel Ödülünü kazanmasına sevinmeyenlerin sevinenlerden sayısı daha fazladır A&G araştırm şirketinin ayptığı araştırmaya göre. İşin kötü yanıda sırrı da burda, ne kadar iyi işlerde yapnsan halk seni o sergilediğin provokatif yanınla hatırlar.


 Marifette bu ya işte 21. yüzyılda sivil toplum örtügütüde olsan, sanatçıda başta hitap ettiğin toplum cahil insanlar olduğu ve senin senin ağzına baktığı için ne kadar haklı da olsan provakatif  olabilecek siyasi hırslarını ve üslubunu saklamak ve bunu topluma yansıtmamak gerekir, çok haksızlığa maruz kalsan da. Zaten Türkiye hep bundan kaybetmiştir çünkü eğitim ortalaması "ilkokul 4 terk" bir toplum. En küçük sert üsluptan büyük ön yargılar çıkaracak bir toplum ve coğrafya(ortadoğu) sözkonusu. 

 

  Bu anlamda  "kışkırtma siyaseti" yerine siyasetin doğruyu söyleme biçimi olan "öneri sunma", "uyarıcı siyaset"  ve "çözüm ve uzlaşma siyaseti"   yapmamız gerekiyor artık  ve provakatör siyasetçilerin kışkırtmalarınada gelmeden;  kendimizi illa taraf olmalıyım bilincinden kurtarak,  herkese hak ettiği kadar değer verip  bu kritik dönemi sağduyuyla, ortak değerlerimizi(din, milliyet, devlet, ülke, bayrak, vatan, toprak) ve doğrularımızla hepimizin faydası için savunarak geçelim.

 

  Sadece iyi ve doğruyu savunalım, karşımızdakinide dinleyelim ön yargısız olarak. Asla sadece kendimize oy ve taraftar toplayacak şekilde değil; fayda ve çözüme yönelik işbirliği yapacak şekilde siyaset yapmayı ilke edinelim. Çünkü iktidar kimseye tapulu değil, bugün biri yarın başkası ....  Lütfen konu ne olursa olsun sakin olalım ve kendimzi kaybetmeyelim


 

Yorum ekle

Ak Parti

Ak Parti'ye hangi sebeplerle oy veriyorsunuz veya verildiğini düşünüyorsunuz?
 

Yaklaşım Anketi

Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?
 

Asgari Ücret

Asgari Ücret uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

Müdavim Ol



Terör Anketi

pkklıların ve dtpnin özeleştiri yapıp pişmanlıklarını ifade etmedikleri ve özür dilemedikleri bir çözümü kabul ediyor musunuz?
 

Gülen Cemaati

Gülen Cemaatine bakışınız nasıl?
 

Türban Sorunu

Türban sorununa hangi açıdan bakıyorsunuz
 

Siyasi Görüş Anketi

Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?
 

Baraj ANKETİ

Kılıçdaroğlu "baraj %1 bile olabilir" diyor Erdoğan ise terör konusunda "%1 lik partilere kadar görüşürüm" diyor. Sizce Seçim barajı % kaç veya nasıl olmalı?
 

Millyetçilik Nedir?

Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?
 

Ergenekon

Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen hareketin asıl amacına uygun olarak , adil şekilde yasalarda uygulanarak işletildiğini düşünüyor musunuz?
 

Partiye Üyelik

Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz
 



Destekleyen Joomla!.
Warning: call_user_func(tdo) [function.call-user-func]: First argument is expected to be a valid callback in /home/wwwkovp/public_html/templates/themza_j15_17/html/pagination.php on line 153
Valid XHTML and CSS.