KOV Partisi
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
news menu left
news menu right

NATO Anketi

Türkiye NATO'dan çıkmalı mı?
 

Özelleştirmeler

Özelleştirmelere karşı mısınız?
 

Bağımsızlık ANKETİ

Türkiye'de yükselen politikleşmenin iktidarı da bir yana koyan bir tür yeniden bağımsızlık ve kurtuluş hareketi olduğunu söyleyebilir miyiz?
 

Gizli Plan Anketi

Ak Parti'nin gizli ajandası/planı olduğunu ve bunu adım adım uyguladığını düşünüyor musunuz?
 

TSK ve Güven

TSK karargahı üst yönetim kadrosu zihniyetine güveniyor musunuz?
 

Terör Anketi

Terörün iktidar partisi kaynaklı yanlışlardan arttığını düşünüyor musunuz?
 

Tehlike Anketi

İktidar kaynaklı politikaların ülkemizi iyilesme yerine daha bir sıkıntılı yapıya dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
 

Askerlik Anketi?

Askerlik nasıl veya kaç ay olmalı?
 

OrtadoÄŸu Anketi

Türkiye'nin İsrail'i de karşısına aldığı bir ORTADOĞU liderliğini gerekli buluyor musunuz?
 
Açılım Dosyası : "Türkiye'lilik" "Türk Kimliği" "Alt Kimlikler" ve Türkiye'yi Bekleyen Büyük Tehlike -1
Doğru Muhalefet - Açılım ve Kürt Dosyası
PerÅŸembe, 23 Nisan 2009 13:48

 "Türkiye'lilik" "Türk Kimliği" "Alt Kimlikler" ve Türkiye'yi Bekleyen Büyük Tehlike

  Son yıllarda özellikle bölücü terörsit örgütün yaptıklarıyla alevlenen "etnik kimlik" "kürt kimliği" "Türk Kimliği" "üst/alt kimlik" gibi konuların ve ardından AB kriterleri ile devam eden demokratikleşme ve biresyel hak ve özgürlüklerin çağdaş bir standarda kavuşturulması konusuyla paralel gitmesi ve Ak Parti'nin de bu konularda 2005 te bazı söylem ve politikalar geliştirmesi ve bunların birbirine karışması sonucunda geldiğimiz bir nokta var ki;  eğer bu noktayada dikkat edilemezse, konu gelişmişlik stadandartların sağlanmasından ziyade bölücülerin ve terörsitlerin istediği tezgaha dönüşecektir ki; Org. Başbuğ'un bile kalkıp adı , bayrağı, kimliği belli olan bir ülkede kimlik tanımı yapmaya çalışması durumun nereye gittiğinin vehametini anlatıyor aslında gören gözlere.

 

  Bunu anlamak için sürece ve fotoğrafın tamamına dışardan akıl ve mantıkla şöyle bir bakmak yeterlidir aslında. Bir yanda terörist bölücü bir hareket ve onu reddemeyen kınamayan siyasi partisi, bir yanda ABD nin ortadoğu projesi  ve bir yanda AB süreçli demoratik kriterler bir yanda AKP hükümetinin iç siyaset emelleri ve maalesef bir yanda da konuya siyaseten de dahil olan TSK.

 

   "Nedir o gelinen nokta diye sorarsanız?" hepiniz de biliyorsunuz ki; bu ülkenin net bir adı, net bir kimliği ve bayrağı ve ortak bir geçmişi ve çöken imparatorluktan savaşla kurulmuşluğu olmasına rağmen, bahsettiğim bu terör ve bölücük konusu ile çağdaş insani gelişmişlik standartların yüksetilmesi konusun birbirine karıştırılması ve parelerinde bazı temel şeyleri iç siyasetin yersiz ve yöntemsiz mantık ve akıl zaafiyetiyle yeniden tanımlamamızdır. Bu da Türkiye'nin tamamına hizmet etmekten ziyade teröristin ve dtp'nin oyununa hizmet ediyor gibi ve gelinen noktadan budur kasettiğimiz.

 

   "Nasıl oluyor bu?" diyerek şöyle bir bakalım.  Çok geçmişe gitmeye gerek yok malum bir terörist bölücü hareket var ve buna sebep olan bir çok etkenle gelinen son noktada Başbakan Tayyip Erdoğan 'ın AB kriterlerinin yerine getirilmesini de referans alarak belkide "Kürt Sorunu" denen bir konuyu kabul etmesi ile başlattığı ve "Entik Kimlik","Türkiyelilik" tanımı ile ortaya atıp devam ettirdiği süreç, çok gariptir sivil siyaset alanında bir sonuca ulaşması gerekirken sene 2009 da, siyaset yapmasın denilen asker kalkıp son noktayı koyacak duruma geldi.

 

Olumlu iyi sözler söylese de TSK yönetimi tuzağa fena düştü/düştük. Çünkü baştan sona iç siyaset tartışmasıyla arap saçına dönen bu konunun, iç siyaset tarafında tekrar ortak akılla çözülmesi gerekirken en son konuşacak kurum asker devreye girdi ve konuşmaya mecbur kalmış bir üslupla çok önemli konuların altını çizdi ve bu mevcut durum konuyu tabiki terörist bölücülerin istediği düzleme çekmiş oldu farkında olmadan.

 

  Çünkü daha terörist hareketin siyasi kanadı bile terörist bu harekete karşı olduğunu söylemeyiyor her fırsatta teröristleri koz olarak kullanıyor. Sonuç olarak süreç TSK açıklaması ile net görüldiki süreç bölücülerin ve teröristlerin lehine işliyor halde gidiyor. Konu maalesef bazı şeyleri netleştirmekten ziyade sadece Kürt etniğini muahatap alan ve Türk- Kürt ayrışmasına dönüşen bir zemine kaydı başta saydığım AB, ABD, demokrarikleşme, AKP nin ve muhalefetin siyaset hesaplarının etkileri ile. Bunu biraz daha anlamak için bazı şeyleri iyice belleyelim kafamızda.

 

  Aslında iç siyasetin aktörlerinin son yıllarda demokrasinin gelişerek ülke yararına çok ideal şeyler doğru şeyler yapabileceğini düşüsek de, TSK'nın bu açıklaması ile bazı temel sorunlırımızı da gün ışığına çıkardı. Bir problem var bizim siyaset algımızla ilgili ki o da şu dur; biz maalesef Türkiye olarak öngürlebilir siyaset yapamıyoruz hep bizden ve dışardan kaynaklı bir kafa karışıklığı içinde yaşanan, sürecin ne olduğundan ziyade o an olanı görmeye ve anlamaya odaklanmış ve iç siaysette birbirimzie vurmaya çalışır durumdayız ki; bunun bir çok sebebi olsa da bundan artık vazgeçip öngörü siyaseti yapmalıyız ki nereye gittiğimizi bilelim.

 

 Sanırım burda ki garipliği sizde farkettiniz bir; yanda insani gelişmişlik standartlarının yakalama ve üstüne çıkma çabası için yapılan şeyler, bir yandanda konuların birbirine ilişkili yanlarının bulunması yüzünden terör ve bölücük konularını çözeyim derken bazı temel şeyleri sanki dünyada sadece biz yaşıyormuşuz gibi yeniden tanımlama ve anlama çabası içindeyiz. Herşey bir çorbaya dönmüş durumda ve bunun izahını yapmaktan ziyade iç siyasette yani parti düzeyinde birbirine vurmaya devam ediyor partilermiz.

 

 Ve işin en vahim tarafı öyle askeri icazettten, militarist bir anlayıştan besleniyoruz ki herkes Org. Başbuğ'un ne demek istediğine odaklanmış durumda herkes. "Acaba ne demek istedi?". Bu çok zayıf bir duruş bu şekilde bakan herkes için. Oysa yapılması gereken asıl şey sürecin TSK nın açıklaması ile nereye gittiğine bakmak ve öngörülerde bulunmak ve TSK nın konuya askeri önlemler dışında dahil olmasının ne kadar saçma ve görevdışı olduğunu anlamak.

 

 Sonuç olarak bu kimlik tanımlama ve ayrımı yapma konusu Org. Başbuğ`la çözüldü gibi gözüksede tam zivanadan çıktı aslında. Öyle alengirli tanımlamalara sayfalarca metne de gerek yok aslında veya Atatürk'ün söyledikleri doğru olmakla beraber referans göstermeye de gerek yoktur bunu eğer  biraz akıl ve mantık açısından bakarsak. Basit mantık şudur;  bir ülkeyi kuran orda yaşayan, kimliğini alan tüm etnik unsurlarI ülkenin isminin kısatlmasıyla tarif edilir ve o ülkenin vatandaşın millet adı olarak da adı; o ülkenin isminin kökü kullanılır. Amerikalı Amerikan, Almanyalı Alman, Türkiye`li de Türk tür alt veya dışardan gelmiş etniği ne olursa olsun.

Bir ülkenin ortakça kurulmuş adını kimliğini, bir terörist hareketi hem askeri hem siyasi önlemlerle çözmeye çalışma sırasında yeniden tanımlamaya kalkmak bence teröriste ve terörizmi bile reddemeyen siyasi kanadıyla pazarlık etmekle eş değer görebilirsiniz.

 

  Önemli olan ayrıntı budur; "Türkiye Halkı" "Türk Halkı" ayrımından ziyade. Türk kimliği ana kimliğidir bu ülkenin adından ve bayrağından dolayı. Ama asıl konu ülke ve devlet olma üzerindeki kimlik ile geçmişinden gelen kimliktir. Yani bir gün Çerkezistan olsaydı onun içinde yaşayan Ermeni kalkıp herkesin problemi olam demokrası veya özgürlükler sorunu "Ermeni sorunu" var diye sunsaydı ne kadar yersiz ve mantıksızsa bugün yaşananlarda odur.

 

  Bu yüzden sapla samanı karıştırmak ve oyuna gelmemek gerek.  Ne garip değil mi? Hepimiz farkına varmalıyız ki; bu kimlik tanımlamaları bazı şeyleri ortaya net koymaktan ziyade aslında "Kürt sorunu" denen sözde soruna atıfta bulunularak yapılıyor ki bu da tam anlamıyla bölücü ve teröristlerin istediği bir şey.

 

  Bu ülkenin adı Türkiye kimliği Türk tür. Etnik köken her ne özel sorunu olursa olsun o ülkenin bir unsurudur ve kimliği o ülkenin adının kimliğidir. Burdaki diğer bir ayrım da kimlik ile köken ayrımıdır. Kimlik ülke vatadaş millet kimliğidir köken ise adından da alaşılcağı gibi bir insanın geçmişten bu yana dönüşen ırksal özelliklerini işaret eder geldiği yerin kaynağı manasında birazda. Önemli olan devletin hükümet ve ordu ve siyaset olarak bu bölücülerin ve teröristlerin ekmeklerine yağ sürmemeleri ve oyunna gelmemeliridir ve süreci doğru anlayıp kontorl etmeleridir.

 

  Bu gidiş maalesef çağdaş standart demokratik insani gelişmilikleri sağlamaktan ziyade sadece Kürt`leri muhatap alıp onlara demokratik bireysel özgürlük vermeyede dönüşmüyor ve onları tam istedikleri gibi giderek ayrıştıran bir şeye dönüşüyor ki bunun en büyük kanıtıdı da Başbuğ'un Türk tanımı yaparken aynı konu içinde özlelikle Kürt ve pkk konusunuda değerlendirmeye çalışmasıdır.

 

 Bence ki bu çok tehlikeli bir durum. Çünkü bu ülkenin tamamı ve hedefi gözden kaçıyor. Türkiye'nin muassır medeyetlerin üstüne çıkma çabası var. Etnik kimliklere tek tek muhatap olup onlara bişeyler vermek onları yeniden tanımlamak gibi bir lüxü yoktur ve bu saçmalıktır. Sorunlar varsa herkesin sorunu var bu ülkede ve demokratikleşme ve bireysel hak ve özgürlükler konusunda bu ülkenin kimliğini taşıyan herkesin ortak sorunları vardır.

 

  Bu tartışmanın temelindeki yanlışlar bölücülerin planlarına hizmeti ediyor ki buna ordununda katılması abesle iştigaldir ve biz siviller ve siyasetçiler içinde utanç vericidir ki; asker konuşmak zorunda hissetmiştir kendini.

 

 Kürt sorunu denen bir sorunda yoktur bence Kürt içinde Türk içinde özgürlükler sorunu vardır. Örnek Türkiye de Türk te özel üniveriste açamamıştır Kürt'te Çerkez'de çünkü Türkiye de özel üniveriste yasaktır; Vakıf üniversitesi vardır. Yasalarda "Kürt'ler hariç" diye bir kanunlar yoksa sorunda yoktur "Kürt Sorunu" da. Güneyde yaşayan bir etnik o bireysel haklar ve özgürlükler sorunu yaşarken Çerkez de Ermeni de Rum da yaşamıştır aynı sorunları farklı bölgelerde. Bu ülkede darbeyi herkes yaşamıştır bu ülkede herkes için "kitap okumak" bir korku haline gelmiş ve engellenmiştir. Lütfen artık sapla samanı karıştırmayalım akılı ve mantık çerçevesinden bakıp ve bölücülerin ve teröristlerin oyununa gelmeyelim.

 

Gündeme Göndermler/Dosya  :

Terör ve Kürt Konusu -1 ; "Türkiye'lilik" "Türk Kimliği" "Alt Kimlikler" ve Türkiye'yi Bekleyen Büyük Tehlike

 

Yazar : KOV PARTİSİ Kurucusu

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Yorum ekle

Ak Parti

Ak Parti'ye hangi sebeplerle oy veriyorsunuz veya verildiğini düşünüyorsunuz?
 

Yaklaşım Anketi

Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?
 

Asgari Ücret

Asgari Ücret uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

Müdavim Ol



Terör Anketi

pkklıların ve dtpnin özeleştiri yapıp pişmanlıklarını ifade etmedikleri ve özür dilemedikleri bir çözümü kabul ediyor musunuz?
 

Gülen Cemaati

Gülen Cemaatine bakışınız nasıl?
 

Türban Sorunu

Türban sorununa hangi açıdan bakıyorsunuz
 

Siyasi Görüş Anketi

Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?
 

Baraj ANKETİ

Kılıçdaroğlu "baraj %1 bile olabilir" diyor Erdoğan ise terör konusunda "%1 lik partilere kadar görüşürüm" diyor. Sizce Seçim barajı % kaç veya nasıl olmalı?
 

Millyetçilik Nedir?

Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?
 

Ergenekon

Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen hareketin asıl amacına uygun olarak , adil şekilde yasalarda uygulanarak işletildiğini düşünüyor musunuz?
 

Partiye Üyelik

Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz
 



Destekleyen Joomla!.
Warning: call_user_func(tdo) [function.call-user-func]: First argument is expected to be a valid callback in /home/wwwkovp/public_html/templates/themza_j15_17/html/pagination.php on line 153
Valid XHTML and CSS.