KOV Partisi
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
news menu left
news menu right

NATO Anketi

Türkiye NATO'dan çıkmalı mı?
 

Özelleştirmeler

Özelleştirmelere karşı mısınız?
 

Bağımsızlık ANKETİ

Türkiye'de yükselen politikleşmenin iktidarı da bir yana koyan bir tür yeniden bağımsızlık ve kurtuluş hareketi olduğunu söyleyebilir miyiz?
 

Gizli Plan Anketi

Ak Parti'nin gizli ajandası/planı olduğunu ve bunu adım adım uyguladığını düşünüyor musunuz?
 

TSK ve Güven

TSK karargahı üst yönetim kadrosu zihniyetine güveniyor musunuz?
 

Terör Anketi

Terörün iktidar partisi kaynaklı yanlışlardan arttığını düşünüyor musunuz?
 

Tehlike Anketi

İktidar kaynaklı politikaların ülkemizi iyilesme yerine daha bir sıkıntılı yapıya dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
 

Askerlik Anketi?

Askerlik nasıl veya kaç ay olmalı?
 

OrtadoÄŸu Anketi

Türkiye'nin İsrail'i de karşısına aldığı bir ORTADOĞU liderliğini gerekli buluyor musunuz?
 
Açılım Dosyası : Terör Konusunda Tarihi Fırsat Yok Aksine Tarihi Hata Yapılıyor - 2
Doğru Muhalefet - Açılım ve Kürt Dosyası
Salı, 02 Haziran 2009 08:21

 Son dönemlerde özelliklede hükümetin terör konusunda ve terörü ortadan kaldırma konusunda, açılım yapma ihtiyacı hissetmesi ki; bu daha önce "Türkiyeli’lik" ve "kimlik tanımları" ile başladı TRT Şeş’ le devam etti ve maalesef bu süreçte düzgün bir gidişat için bir yol haritası olmadığı için, herşey iç siyaset malzemesine dönüştü ve bu konuda yapılan kritik hatalar yüzünden iyice içinden çıkılmaz bir hale dönüştü durum. Şuan ise sanki olumlu şeyler oluyormuş havası var etrafta. O kadar kısır bir süreç yaşandı ki bu ortamda terörle silahlı mücadele kısmında yer alan TSK nın da bir kaç yıl sonra konuya mecbur kalarak katılarak "Türkiye’lilik" "Türk" tanımı yapma hatasıda düşmesi herşeyin çok garip ve aleyhimize gittiğinin bir göstergesi aynı zamanda. Bu her ne kadar iyi niyetle yapılmış birşey olsada karşı tarafın dtpnin herhangi bir özeleştirisi ve terörü reddetme durumu olmadığı için bu açılımlar aslında bir tür devlet acziyeti ve zaafı olarak yansıyor gözlere. Hele terörist hain eylemlerin tırmandığı şu zamanlarda bunların olması çok tuhaf.

 

  İşler daha çıkmaz bir hale gelmiş durumda çünkü; mantıken çok büyük saçmalıklar ve hatalar manzumesi var  söylemlerde ve polikakalarda ki; buna en kötü örnek alelacele bir hareketle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ünde bu sürece dahil olup, daha "Kürt Sorunu" diye söylenen konunun akli,  mantıki ve toplumsal altyapısını tüm halka izah edemeden belli gerçekler oturmadan; " Tarihi fırsat var, kaçıyor" gibi kendisini sanki  uzaydan gelip mesaj verip geri gidiyormuş gibi gösteren bir hale muhalefet tarafında "Ne fırsatı kaçıyor ? Söylesinde bilelim" gibi alaylara konu olacak şekilde bir hava yaratmasıdır. Hele terörizmi reddetmeyen ve sözde Kürt etnik kökenli Türk vatandaşlarımızı  temsil etme hevesinde olan DTP gibi bir partinin adeta tehditkar sözlere giriştiği ve "arkamızda pkk var ona göre"  demeye çalıştığı ve bu havayla gittikçe yüzlerindeki ifadenin bir terörist ifadesinden farksız olduğu gördüğümüz,  hergün bunca şehit verildiği bir dönemde gerçekten devletin zirvesinin bu hallere düşmesi çok ürkütücü.

 

  Öyleki ikinci kez büyük çoğunlukla hükümet olan bir partinin iç siyaseti bu denli yönetme aczi ve konuları bu kadar izah ve ifade özürlülüğü ve güdüklüğü içinde yaşaması ve tüm Türkiye’ye yaşatması çok karışık ve olmaması gerken bir durum. Zaten AKP yerel seçimlerde en büyük hatayı "hizmet" kozunu kullanarak, belediyelerin yönetimini DTP nin elinden alacağını sanarak yaptı. Şimdi ise elinde birşey kalmadı yerel seçimleride kaybedince. Demek ki neymiş; tüm ülkeyi ilgilendiren bir konuyu kendi partinizin gücünü arttırmak için kullanırsanız kaybedersiniz ve herkesin başına dert açarsınız.


  Bazılarına göre eskiye göre olumlu gibi gözüken ama hiç ideal olmayan ve son derece sağlıksız ve hatalarla dolu bir süreç yaşanıyor. Adeta terörün siyasi kanadı olan ve tüm uyarılara rağmen teröristleri açık açık kınayamayan DTP adlı parti, tüm Kürt etnik kökenli insanlarımızı temsil ettiğini sanıp, bu süreçte teröristleri koz olarak kullanarak,  devletle müzakere ediyor hallerine girebiliyor şu günlerde. Gerek hükümetin gerek gerekse sivil toplumun gerekse TSK nın yaptığı hatalardan dolayı bunlar oluyor. Buda yıllardır aslında hiç istenmeyen şeyin olmasına, yani devletin terör karşında aciz düşmesi gibi bir sonucu ortaya çıkarıyor görünüşte ve gerçekte. Oysa daha geçen yıla kadar bunun mücadelesi verildi hep. Asla teröristlerle müzakere edilemez politikası vardı ki hala da durum öyle ama içine düşülen durum öyle değil maalesef. Siz bişeyin olmaması için uğraşır durursunuz ama öyle hatalar yaparsınız ki bir bakarsınız o istemediğiniz durumun içine düşmüşsünüz  İşte bugün yaşananda tıpkı bunun gibidir.

 


  Bir tarafta süren terör, bir tarafta bu körükleyen ve gerçekte demokrasi istediğini söyeleyen ama duruşu hiç öyle olmayan siyasi bir parti ve bir taraftada devlet düzeyinde en tepede hata yapan bir iktidar, hata yapan bir silahlı kuvvetler ve hata yapan bir Cumhurbaşkanı. Muhalefeti hiç söyelemeye bile gerek yok çünkü sözleride kayıp kendileri de. Oysa normalde 3 kişi aynı hatayı yaparsa 4. 5. bu hataların en başta hatalarını söyler ve bunun mantıki izahını yapar ve zemini orya çeker. Ama maalesef ne CHP ne MHP ne de meclis dışındaki partiler bu konuda bişey yapabiliyor sadece karalama siyaseti yapıyorlar gibi



"Nerde hata yapılıyor da böyle oluyor?" sorusuna gelince en büyük hata bence sürecin başka şeylerle karıştırılması, yani ABD nin AB nin sürecin dışında tutulmamasıyla adete bunlardan yardım dilenilmesiyle yapılıyor.  Ermeni Sorunu’nuyla uğraşırken bile arada üst üste "Kürt Sorunu" diye dillendirip kendi ayağımıza sıkıyor oluşumuzdur mesele. Hiç gerek yok bunlara oysa, sırası var herşeyin ve zamanının. Bunun dışında en büyük hata ise konuyu anlatma, tanımlama ve ifade biçimimizden kaynaklanıyor. Maalesef herşeyde olduğu gibi gene akıl ve mantık ibarreleri yok konuya bakışımızda. Oysa dünyada hiç bir sorun yoktur ki mantiki ve akli çözümü veya ifade biçimi olmasın ve bu ifadeler vicdanlarda anlam bulmayıp konuyu sürdürsün uzun uzadıya.



 Mesela  terör sorunu ile başlayan ve hiç istenmesede sonra adı "Kürt Sorunu" diye konan ki; mantıken "Kürt Sorunu" diye de bişey yoktur bu ülkede. Varsa sorun herkesin sorunudur ve bu sorunlar;  özgürlük, demokrasi ve insan hakları, hukuk sorunu vardır ve insanların biri diğerine göre siyasi, coğrafi ve o zamanın şartlarına göre bunu daha ağır çok daha fazlada yaşamış olsada bu sorunları bu onu ayrı ayırıp ayrıca sorun yapmaz ve adınıda "Kürt Sorunu" koydurmaz. Çünkü hepsinin kökeninde devleti yönetenlrin geçmişte yaptığı hatalar yatar ve onları bulup yargılamak siyasetin işi değildir. Devlette bir şahıs olmadığına göre hesap sorulması gereken ozaman kime kızıyoruz? Kızmek yerine değiştirmek gerek sıkıntıl görülen şeyleri.

 

  Yanlış olan şu ki; Kürt etnik kökenli vatandaşlarımızı değerlendirme ele alış biçimizde hemen bir tanımla ile ifade yoluna gittik Başbakan Tayyip Erdoğan’la başlayan "Türkiye’lilik"  "Etnik Kimlik" "Alt Kimlik" tanımı yapma konuları son derece akıl ve mantıktan uzak bir halde yapıldı ve tartışıldı. Öyle bir karmaşaya dönüştüki konu asker bile kalkıp bu tanımı  doğrulamaya yapmaya yeltendi ve maalesef konu sivil alanda bir anlam bulması gerekirken, işin ucu gitti  en son ulaşması gereken yere askerin ağzına/silahına dayandı. Dağda hainlere karşı savaşan askerin namlusunu olmadık yerlere çevirirseniz, hainlerin planlarının işlemesine yardım etmiş olursunuz istemesenizde ve şuan tekeri patlak kamyon gibi istenmeyen sonuçlara gidiyoruz her zaman ki gibi iş akıl mantık çerçevesinden çıkmış durumda.



  Oysa konuya akıl ve mantık, çok zornalıyorsak çözmeye birazda dışardan örneklerle bakarsak herşey çok basit aslında. Şöyle ki; bir ülkede yaşayan, geçmişi ortak olan veya olamayıp o ülkenin vatandaşlığını yani dolayısıyla milleti(kimliği) olmayı seçen herkes, o ülkenin isminin köküyle o ülkenin milleti olarak tarif edilir. Nasıl Rusya’lı Russa , İtalya’lı İtalyan, Fransa’lı  Fransızsa, Türkiye’li de Türktür etnik kökeni ne olursa. Etnik kökeni, dili, dini, ırkı ne olursa olsun o insan o ülkenin vatandaşı olunca o millettendir. İki tane büyük değer; akıl ve mantık açısından bakarsanız bu kadar basit bir konu olan şey, çözülmesi zor matematik problemi gibi anlatılıyorlar ve maalesef işi bu olmayan asker bu konuda kalkıp nokta koymak gereği duyuyor. Onca sivil aydın, siyasetçi dururken "asker ne dedi" diye medet umuluyor... Gerçekten Türk medyasıda; siyasetide acınacak bir halde. Bir diğer hatada şu ki; "Etnik kimlik" "Alt Kimlik" diye birşey  yoktur. Etniğin kimliği olması için devletinin olması ve ona kimlik vermesi gerekir bu yüzden olsa olsa doğru kavram Etnik Köken olur. Böyle olunca "Üst Kimlik"  ve "Alt Kimlik" diye de bişey yoktur Başbakanın dediğinin aksine tek kimlik vardır bir ülkede o da Türk kimliğidir; Türkiye isminden ve geçmişinden gelen ve kimlikte milliyeti ifade eder yani Türk kimliği olan her etnik Türktür ve Türk Milletidir..



  Her nasıl bu saçma gidişatla buralara kadar gelsekte yapılacak şeyler basittir aslında.  Önce ortamı sakinleştirmek ve probleme dönüşen düşüne konuyu çözmek için alt zemini oluşturmak gerek çünkü; işin arka planı derindir ama basittir mevzunun görünür kısmını orası oluşturur ve yüzeye sorun denen şeyleri onlar çıkarır. Yani dağa çıkan terörist alttan üste doğru cerayan eder ve kimse tam olarak engel olamaz ona çünkü kaynağı onu habire üretir. Bu yüzden yerde ve altında dolaşmak lazım görünür şeyleri oluşturan şeyler zaten oradadır. DTP yüzeyde görünür ve yanlış bir zihniyettir onu muhatap alırsanız bundan 15 yıl sonra DTP ile bölünmeyi müzakere edersiniz. Dtp veya pkk gibi taraflar yoktur bu konuda Türkiye vardır. Eğer taraflar durumuna düşmeye devam ederseniz teröristle müzakere ediyor haline düşersiniz hiç istemsenizde.

 

  Yani DTP yi ve pkk yı veya ABD ve AB yi muhatap saymadan ele almak gerekir konuyu çünkü; bunları muhatap alırsanız her halükarda size karşı taraf olurlar ve 10 milyon Kürt etnik kökenli Türk vatandaşımızı bir kenara koyup,  teröristleri ve işbirliği yapanları muahatap almış olursunuz. Bu anlamda bence ABD ile "Kürt Sorunu" diye bir konuyu müzakare etmekle pkk ile müzakere etmek arasında hiçbir fark yoktur mantıken aynı şekilde AB ve DTP ilede. Akıllı olup oyuna gelmemek lazım çünkü görünür gerçekler bunu gerektiriyor. Bu yüzden ciddiye almadan özgürce konuşmalarına izin vermek Kürt kökenli Türklerin gözünde bu insanların boşa çıkmasını beklemek gerek ve gerekiryorsa yanlışlarını akli ve mantiki izahlarla gösterme gerek ki bunu sivil güç zaten yapar devletin taraf durumuna düşüp bunu yapması karşı tarafa yarar. Bu yüzden saf olmayalım bu konuda taraflar yok devlet ve Türkiye var.

 

  Herşeyde önce konuya böyle bakıp içerdeki havayı değiştirmek lazım. Zaten sınırda TSKelinden geleni yapıyor önemli olan içerdeki Kürt vatandaşalrımızı bu terörist zihniyetten uzakşatıracak ortamı havayı oluşturmak. Yapılacak şeyler var birincisi Güneydoğu için bir ekonomik ve polisiye güvenlik paketi açıklarsınız. İnsanların maddi mağdurlukalrını ve güven sorunlarını giderirsiniz. Ordaki polislerin hepsini özel bir eğitimden geçirir, doğru iletişim dersi verirsiniz. Medya ve sivil toplum düzeyinde orayı batıya yaklaştıracak kampanyalar yürütürsünüz. İşin diğer kısmı psikolojik ve akıl ve mantık bölümüdür ki burda gönderirsiniz günedoğuya 1000 tane psikolog veya TRT ve TRT Şeş te yaparsınız 10 tane program döndürür gerçekleri anlatırsınız ama "Bunlar bebek katili bunlara kanmayın" şeklinde değil de işin aklı ve mantki özünü ve içeriğini anlatarak geçmişten birlik ve beraberlik anıları sunarak.

 

   Yapılacak çok şey var aslında, öncelikle Kürt etnik kökenli insanlarımıza ve tüm Türkiye’ye hiç bir şeyi parti siyaseti malzemesi yapmadan  sadece akıl ve mantık ve değerler açısından açıklamak gerek. Bir Kürt’e onca darbeye ve özgürlük ve insan hakları problemine karşı  Çerkez’ in veya Laz’ ın etnik kökenin kıymetini ve vatanın iç huzurunu teröre kurban etmediğini ve kendisininde etmemesini gerektiğini göstermek lazım. Şunu demek istiyorum kısaca "Kürt Sorunu" diye söylenen ayrı bir sorun  yoktur bu ülkede. Bu ülkede tüm etnik unsurların hatta Türk Millet kimliğinin de sorunları aynıdır. Herkes için özgürlük, insan hakları,  demokrasi, hukuk sorunu vardır ve bunun standartlarını yükseltmenin sınırı yoktur ve standartlar bir etnik kökenin kültürüyle yaşaması için gayet yeterlidir devlet olması gerekmiyor.

 

  Bu bakışla bakarsanız Kürt etnik kökenini ayrı tutup "Kürt Sorunu" diye adanladırmak son derece mantıksızdır. Hala darbe anayasıyla yönetiliyoruz hepimiz ve hepimiz aynı gemideyiz ve aynı insan hakları ve özgürlük problemlerini yaşıyoruz ve bunun çözümü etnik unsurlara verilecek haklarla ilgili değildir herkesin haklarıyla ilgilidir.

 

  Sorun şu ki; Kürt etnik kökenli vatandaşlarımız bulundukları bölge itibariyle geçmişte ve hatta günümzüde, geri kafalı ve yasakçı devlet adamları tarafından zamanında çeşitli gerekçelerle Laz veya Bir Çerkez’e göre daha çok yasağa maruz bırakılmıştır ama bu ortak geçmişi  kurtuluş savaşına dayanan bir etnik kökenin bir ülkenin içinde özerk, fedaratif veya ayrı bir devlet kurma hakkını kimsye vermez. Bunu şu örneklede anlayabiliriz Kürt etnik kökenli vatandaşların yerinde başka bir etnik kökenli vatandaşlarımızın olduğunu düşünelim güneyde. Yani adına ortadoğu denen ve tüm sömürgeci güçlerin elde etmeye çalıştığı bir yerde böyle bir çoğrafyada yine bu tür bir bölücülük hareketi çıkacaktı dış kaynaklı çünkü; o çoğrafyanın siyasi havası bunlara çok meyilli bir havada cerayan ediyor.

 

 Konuya bu akli ve mantiki bakışla bakarsanız, aslında Kürt etnik kökenli Türklerin yaşadıkları coğrafyanın siyasi kaosu ve ekonomik sıkıntıları yüzünden, ABD ve AB gibi bize gerçekte düşman olan devletler veya birlikler tarafından kullanıldığını görebilirsiniz. Yoksa bir Kürt etnik kökenli bir vatandaşımızın güneyde kuruluşu bu ülkelerin işine yarayan paravan bir Kürdistan hayali yüzünden zengin, demokrarik, özgür hatta liberal insan hakları ile yönetilecek bir Türkiye’nin tamamının tüm nimetlerinden vazgeçebileceğini düşünebilir misiniz?Ben olsam düşünmezdim hem dilimide özgürce konuşacak kendi dilimde eğitimde alacak demokrasiyide oluşturmak için çabalar, bu coğrafyanın geçmiş tüm değerlerine tüm etnik kökenli şehitlerinede ortak bir şekilde can veren atalarımıda saygı duyarak ve onların mirasını koruyarak ve geliştirerek tüm nimetlerinden faydalanırdım. İşin özünü bu şekilde akılla ve insani değer ve erdemleriyle bile bunu algılayamıyorsak dünyanın göbeğinde 1000 lerce yıllık birikimle o zaman hep beraber burnumuz sürter daha çok bu da birilerinin çok hoşuna gider bizden bu ülkeden olmayan.

 

Gündeme Göndermler/Dosya  :

Terör ve Kürt Konusu - 2 ; Terör Konusunda Tarihi Fırsat Yok Aksine Tarihi Hata Yapılıyor -1

 

 

Yorum ekle

Ak Parti

Ak Parti'ye hangi sebeplerle oy veriyorsunuz veya verildiğini düşünüyorsunuz?
 

Yaklaşım Anketi

Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?
 

Asgari Ücret

Asgari Ücret uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

Müdavim Ol



Terör Anketi

pkklıların ve dtpnin özeleştiri yapıp pişmanlıklarını ifade etmedikleri ve özür dilemedikleri bir çözümü kabul ediyor musunuz?
 

Gülen Cemaati

Gülen Cemaatine bakışınız nasıl?
 

Türban Sorunu

Türban sorununa hangi açıdan bakıyorsunuz
 

Siyasi Görüş Anketi

Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?
 

Baraj ANKETİ

Kılıçdaroğlu "baraj %1 bile olabilir" diyor Erdoğan ise terör konusunda "%1 lik partilere kadar görüşürüm" diyor. Sizce Seçim barajı % kaç veya nasıl olmalı?
 

Millyetçilik Nedir?

Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?
 

Ergenekon

Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen hareketin asıl amacına uygun olarak , adil şekilde yasalarda uygulanarak işletildiğini düşünüyor musunuz?
 

Partiye Üyelik

Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz
 



Destekleyen Joomla!.
Warning: call_user_func(tdo) [function.call-user-func]: First argument is expected to be a valid callback in /home/wwwkovp/public_html/templates/themza_j15_17/html/pagination.php on line 153
Valid XHTML and CSS.