Geçen sene ki, İstanbul'da ki toplu ulaşım zamlarına gösterilen büyük tepkiden sonra bu seferde Ankara'lılar yeni toplu ulaşım zammına karşı durdular. Bundan en az 10 yıl önce olması gereken tepkinin gecikmiş bir protestosunu yaşıyoruz toplu ulaşımda çünkü; Türkiye'de son yıllarda özellikle şehiriçi ulaşımda yapılan iş toplu ulaşım değil, adeta "toplu soygun" a dönüşmüş durumda.
Ülkemizde şehiriçi ulaşımda toplu ulaşımın fahişliği gerçeği çok ciddi bir hal aldı Ak Parti döneminde çünkü; 8 yıldır ısrarla "toplu ulaşım" "hizmet" diyerek Ak Parti belediyeleri vatandaşın asgari ücret maaşına bile el koymuş durumda.
Türkiye'de toplu ulaşım, "toplu soyguna" Milli Görüş ve Ak Parti belediyelerince dönüştürüldü ve hala kendileri de onları bu yönüyle eleştirmeyen vatandaş da akıllanamamış gözüküyor.
Milli Görüş belediyeciliğinden önceki, bundan 10-20 yıl önce, aylık toplu ulaşım giderimiz muhtemelen asgari ücretin 10 da 20 de biri iken bugün Türkiye'de "vatandaşımız kat be kat zenginleşiyor" diyen bir hükümet döneminde bu oran asgari ücretin 5 te birine kadarına çıktı ve bu inanılmaz sömürünün çoğu kişi farkında değil.
Örneğin İstanbul'da 6 yıl öncesine oranla dolaylı zamlarla beraber toplu ulaşıma %200 zam geldi. 6 yıl önce 1.1 TL ye ücretsiz aktarma ile gidilen yere şuan bir istanbul'lu Metrobüs mecbriyetiyle ve 2.5 TL + 1.65 TL yani 4.15 TL ye gidebiliyor.
Bunu da "hizmet" kılıfıyla çok güzel görünmez hale getirdi Kadir Topbaş yönetimindeki AK Parti belediyeciliği. Metrobüs gibi eski bir teknoloji ile soygun giderek büyümüş durumda. Ve bizler bu fahiş toplu ulaşımı eleştirince de "İETT zarar ediyor; zam yapmak zorundayız" diyorlar ve birileri de çıkıp "madem belediyeleriniz toplu ulaşımdan zarar ediyor ve sizin hükümet özelleştirme ve halka ucuz hizmet taraftarı neden bir karınız olmayan şehirçi toplu ulaşımı tıpkı şehirler arası toplu ulaşım gibi serbetsleştirip özel sektöre devretmiyorsunuz?" demiyor.
İşte böyle saçma bir düzenin savuncusu akılsızların ve uyanıkların yönettiği bir ülkedeyiz ve "burası Türkiye" diyoruz işte maalesef. Dünyada toplu ulaşım cüzi fiyatlarla çevre koruma amacıyla da kullanılırken, Türkiye'de sosyal devlet ilkesine rağmen başta Milli Görüş ve Ak Parti döneminde son 15 yıldır büyük bir toplu ulaşım soygunu yapılıyor ve vatandaşın asgari ücret maaşına giderek toplu ulaşımla el konuluyor.
Mesela İstanbul'da bugün 40 kuruşa belediye halk ekmek satarak fakir halka hizmet ettiğini söylerken, bir yandan da yine mecburen toplu ulaşımı kullanan bu fakir halktan beleidey tekelindeki toplu ulaşım araçları ile tamı tamına bir ekmeğin 4 katını(1.65 TL yi) sadece bir semtten bir semte giderken vatandaştan fazlasıyla alıyor. Kısacası, Ak Parti belediyeciliği yaptığını fazlasıyla vatandaş ödet belediyeceliğidir.
Ak Parti belediyecelikte çok başarılı evet ama, yaptığını vatandaşa fazlasıyla ödetme de başarılılar çünkü; karşılığını fazlasıyla vatandaşa ödetmedikleri bir şey yapmıyorlar kolay kolay.