|
Gündem Analizi : Ak Parti dindarları devlete entegre etmeye çalışmalıydı devlete hükmettirmeye değil |
|
DoÄŸru Muhalefet -
Gündeme Bakış
|
|
Pazar, 03 Ocak 2010 08:05 |
Son 2 yıldır toplumda bu da nerden çıktı türünden olaylar yaşanıyor hep. İnsanların kpısında kırılmaya çalışılan kapılar ve ele geçirilmeye çalışılan kurumlar izlenimi yaratan asker sivil ilişkileri sorunları göze çarpıyor. Ak Parti'nin baş aktör olduğu bu sürecin nereye nasıl varacağını kimse kestiremiyor çünkü biri bitip diğer başlıyor. Yaşanan olayların iktidar tarafından algınışıyla muhalefet tarafından algılanışıda çok farklı olduğu için uzlaşmaz bir siyaset dönüp duruyor heryerde. Olayların iktidar lehine olan yanı ise tüm yaşananlarda Ak Parti iktidarının devrilmeye ve sabote edilmeye çalışıldığının işleniyor olması ve olayların içerğininin ve muhataplarınında şimdiye kadar üstüne konuşulamayan tabular olması ve bu tabuların halkın gözünün önüne serilmesiylşe ilgili. Bunu iktidar çok iyi kullanıyor tüm yanlışlarına rağmen hükümet bunu gerçekten çok iyi kullanıyor ama yine çok şeydede yanlış yapıyor ve kendini temzie çıkaramıyor. Muhalefetin hataları bir yana 2. kez tek başına nerdeyse %50 oyla iktidar olan bir hükümetin her ne kadar kendine derin devlet düzeyinde komplolar yapılmaya çalışılsada bu kadar diktacı, agresif, hukuksuz ve tutarsız olmaya hakkı yoktur. Sorunda burd abaşlıyor. Yani en nihayetinden en fazla Ak Parti'nin görevi elitist asker ve atatürkçü zihniyetin dışladığı dindarları devlet düzenine entegre etmek olmalıydı asla dindarları diktayla devlete hükmettirmeye çalışmak olmamalıydı. Ama şuan yapılan bu. Yandaş medyanın ve F.G cemaatinde burdan bir hesaplaşma niyetini çok açık net görüyoruz.
Şu anki gelinen noktada olayları sıradan vatandaş anlayamıyor ve süreç öyle garip bir hal aldı ki biri bitiriliyor diğeri başlıyor acaba bu ikili veya çoklu çatışmanın ürünümü yoksa seneryo olarka mı üretiliyor. Arınç'a süikat olayı çok tuhaf çünkü siyaseten hiçbir fonksiyonu olmayan en fazla ağlayan bir kişiyi gibi öldürmek isterki. Bunlar bir yana olan şudur yaptıkları hatalarla çoktan erken seçime gitmiş olması gereken Ak Parti hükümeti seçimden yine tek başına iktidar çıkma ihtimali olmadığını bildiği için seçim istemiyor ve en azından giderayak ilerde kendine komplo yapacak ve şimdiye kadar tabu olan tüm kurumları Özel Harp Dairesi gibi kurumları deşifre edip kendisine karşı ilerde etkisiz hale getirmeye çalışıyor kamoyu nezdinde. Basitçe olan budur.
Hal böyle olunca seçime kadar son bulmayan ve toplumu şoke eden gelişmeler çıkmaya devam ediyor üst üste. Tuhaf olanda 2. kez %50 ye yakın oylarla iktidar olan bir hükümetin bu ülkemizi demokratileşme, sivilleşme ve hukuksallaştırma sürecini normal yollarla yapamıyor oluşudur.
2009 yılında medyanın ve iletiÅŸimin bu kadar kamuoyuna ve iÅŸini doÄŸru yapan siyasetçilere hizmet ettiÄŸi bir dönemde kendisine karşı ne kadar komplo ve sabote siyaseti olsada bir hükümetin böyle bir siyasi acziyeti topluma göstermesi kabul edilir deÄŸildir. O zaman burdan bir sonuç daha çıkıyor demek ki Ak Parti'nin asıl niyeti demokratikleÅŸme,sivilleÅŸme ve hukuk/adelet deÄŸilde gerçekten aynı zamanda bir karşı devrim ve rövanÅŸ siyastiyle hareket ediyor ve bunu yaparken toplumun tamamına karşı bir sorumluluk duygusu gütmediÄŸi içinde baÅŸta TSK, yargı ve diÄŸer kurumlara bu kadar kolay yıpratıcı ÅŸekilde yüklenebiliyor. İşte tehlikeli olanda bu yani aldığı oyu normal yollarla siyasi iradeye ve demokratilÅŸeme, sivilleÅŸme ve hukuk/adalet e dönüştüremeyen bir hükümetin siyaseten bu kadar sorumsuz ve tutarsız hareket etmesi toplumu bölüyor. Bu yüzden Ak Parti en kısa zamanda seçime gitmelidir çünkü hem kendisi hemde ülke kaybediyor.  Â
|