KOV Partisi
news menu leftnews menu right

Kısaca

Türkiye'nin 2. Cumhuriyet'e değil, 2. Kurtuluş savaşına ihtiyacı var son 50 yıldır.
Kov Partisi Kurucusu - 2010

NATO Anketi

Türkiye NATO'dan çıkmalı mı?
 

Özelleştirmeler

Özelleştirmelere karşı mısınız?
 

Bağımsızlık ANKETİ

Türkiye'de yükselen politikleşmenin iktidarı da bir yana koyan bir tür yeniden bağımsızlık ve kurtuluş hareketi olduğunu söyleyebilir miyiz?
 

Gizli Plan Anketi

Ak Parti'nin gizli ajandası/planı olduğunu ve bunu adım adım uyguladığını düşünüyor musunuz?
 

TSK ve Güven

TSK karargahı üst yönetim kadrosu zihniyetine güveniyor musunuz?
 

Terör Anketi

Terörün iktidar partisi kaynaklı yanlışlardan arttığını düşünüyor musunuz?
 

Tehlike Anketi

İktidar kaynaklı politikaların ülkemizi iyilesme yerine daha bir sıkıntılı yapıya dönüştürdüğünü düşünüyor musunuz?
 

Askerlik Anketi?

Askerlik nasıl veya kaç ay olmalı?
 

Ortadoğu Anketi

Türkiye'nin İsrail'i de karşısına aldığı bir ORTADOĞU liderliğini gerekli buluyor musunuz?
 
  • Image 1 Caption

Dersim Tarihçilerin mi Siyasilerin mi Tartışma Alanına Girer
Doğru Muhalefet - İşin Doğrusu Köşesi
Çarşamba, 30 Kasım 2011 09:51

Dersim olayı muhataplarının yaşamamasından dolayı siyasetin değil, tarihin ve tarihçilerin konusudur; tıpkı sözde Ermeni soykırımı gibi.... Bu sebeple siyasetin konusu hele güncel siyasetin asla konusu olamaz. Ak Parti'nin bu konudaki niyeti tamamen rövanişzm amaçlıdır. Örneğin, Erdoğan neden Baykal zamanında neden açmıyordu o belgeleri ve bu konuyu bu denli çünkü; Baykal Dersim'li değildi ve siyasi rantı o zaman çok düşüktü ve alevi ve "Dersim"li Kılıçdaroğlu ile yeri gelmişken CHP'yi toplum nezdinde tamamen itibarsızlaştırarak buradan vurup yıkmak istiyor.

 

Ama Tayyip ERDOĞAN'ın unuttuğu bir şey var, kendisi ve tarftarları CHP bu konularda mantıksızca eleştirildikçe CHP daha da büyür ve onu eleştiren bütün "ABD" vesayetlilerde zamanla yok olurlar(bknz DP, AP, ANAP, DYP) Çünkü, bugünden bakınca büyük hataları bile olsa(ki bu anakronizmdir bu günün koşulları ile yargılamaz CHP) CHP kadrosu bu ülkeyi yıkılmaktan kurtarıp bağımsızlık gayesiyle yeniden kurmuştur ve CHP yi konuşruke tek partili dönem CHP ile çok partili dönem CHP'sini ayırmak gerekir.

 

Kaldı ki, o dönem tek parti dönemi olduğu için bu politika CHP nin değil tüm ülkenin sorumluluğu alanına girer ve bir parti konusu yapılamaz ve sorumlu tutulamaz. Ayrıca bu konuda asıl mesele şu ki, bizler silahlanarak devlete karşı toplumu terörize eden yani "hain" olduğu bariz olan Şeyh Seyit Rıza dan ve onun militanlarından neden özür diliyoruz? En fazla o dönem öldürülen masum insanların ailelerinden özür dileyebiliriz.

 

Editörden,

 
Kadına Yönelik Artan Suçların 3 Ana Sebebi
KOV PARTİSİ EVLİLİK VE CİNSELLİK AÇILIMI - Evlilik ve Cinsellik Açılımı
Perşembe, 01 Eylül 2011 18:07

Kadına Artan Şiddetin ve Cinsel Suçların Temel Sebepleri

Bundan 1 yıl önce cinsel suçların ve kadına yönelik artan şiddetin giderek artamasından dolayı 3 Ağustos'ta ilk olarak "Türkiye'nin Evlilik ve Cinsellik Açılımına Daha Çok İhtiyacı Var" adında bir bildiri yayınlamış ve ardından 1 ay sonrada Evlilik ve Cinsellik Açılımı konulu yazıları kendim yazmaya başlamıştım. Aradan 1 yıl geçti kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlar istikrarlı seyretme ve artış olarak terör, kürt sorunu, asker-sivil siyasi, alevi sorunu ve hatta işsizlik sorununu bile aştığı ortaya çıktığı görüldü toplumda.

 

Ve şimdi 9 yıl tecrübeli hükumet dahil sivil örgütlerde pek bir şey yapmadan yaşanan acı olayları adeta haberlerden seyrediyoruz ve dahası henüz kadına artan şiddet olaylarının analizi bile hala yapılmış değil. Ve mevcut olaylara hala "olmasın/olmamalı" " bu çağda 2011 yılında hala neden oluyor?" diye bakılıyor ki bu çok yanlış bir bakış.

 

 
BİLDİRİ : Şehirçi Toplu Ulaşım Belediye Otobüs ve Minübüs Esnafçılığı Tekellerine Bırakılamaz; Şerbestleştirilmeli
Doğru Muhalefet - Bildiriler
Salı, 23 Ağustos 2011 13:27


Özellikle son 5 yıldır Ak Parti iktidarında bir yandan verip diğer yadan fazlasıyla alma veya "halkın refahını yaşamını gelişitiriyoruz" derken aksine mahvetme siyasetinin en önemli ayağı sanırız şehir içi toplu ulaşım oldu. Artık kimse evinden çıkıp iş armaya, eş dost ziyareti yapmaya veya ailesini alıp bir yere gezmeye gitmeye cesaret edemez oldu. Şehiriçi toplu ulaşım fiyatları son 5 yılda artık orta gelirli birinin bile karşılayamacağı bir lüks tüketim haline geldi. Samsun, Edirne ve bir çok şehirde protestolr düenlendi öğrenciler tarafından.  İzmir ve Ankara başta olmak üzre türm Türkiye'de çok ciddi bir ulaşım fahişliği söz konusu son 9 yılda.

 

Ak Parti hükumeti her ne kadar vatandaşı havada uçakla uçurduğunu iddia etse de, karada süründürmek için elinden geleni ardına koymadı ki; o uçakla ulaşımı da Ak Parti devletle değil özel sektör yaptı. Sadece THY tekeli kaldırıldı ve havayolu ulaşımı serbestleştirildi ve uçak biletleri 1 TL ye kadar düştü kampanyalarla.

 

İstanbul'un gözü ise Kadir TOPBAŞ tarafından Metrobüs'le boyanmaya ve bir yandan da cebi soyulmaya devam ediyor.  Yapılan bu iyilik çok kısa sürede maddi eziyete dönüştü ve Ali Müfit Gürtüna döneminde aynı metrobüs hattı üzerinde 1.1 TL ye bir tam bilet ve ücretsiz aktarma ile gidilirken bugün 3.75 TL ye gidilebiliniyor yapılan zam ve mevcut düzen değiştirilerek. Arada %300 gibi bir zam var farkı var nerdeyse. Asgari ücrete 9 yılda yapılan zammın üzerinde bu... Yani demek oluyor ki, 9 yılda İstanbul'lu bu iktidarın belediye ve hükümet yönetiminde ekonomik olarak ilerlemedi geriledi. 

 

Kadir Topbaş saçma çözümler peşinde koşmaya devam ediyor İGDAŞ ve İDO yu satarak toplu ulaşımı çözeceğini sanıyor gelen parayla. Oysa İstanbul'da artık toplu ulaşım sorunundan çok toplu ulaşım fahişliği sorunu var ama bunu bilmek istemiyor ve bütün derdi bilmem kaç tunel kaç km raylı ulaşım yapmakta. Halk ise asgari ücret maaşını kabil kuyruğunda çocuğuna verdiği yol parası için harcıyor ancak...

 

Yapılan son zamlarla iki ilçe arasında gidip gelmek 2 TLX2=4 TL oldu yani 10 tane ekmek parasına ancak bir yerden bir yere gidebiliyorsunuz istanbul'da. Sadece İstanbul dedil tüm Türkiye toplu ulaşımdaki fahişlik altında soyuluyor perişan ediliyor her gün Toplu ulaşıma para yetiştirmek artık zengin işi ki onlarda genelde özel araç kullanıyorlar... Yani toplu ulaşımı kullanan halk zengin gibi para harcıyor kazandığını yemeğe içmeye kıyafete vermek yerine bir yerden bir yere gitmeye ulaşıma veriyor. 


Yapılan zamlara ise genelde personel giderleri ve benzin zamları bahane ediliyor ve yapılmazsa zarar edileceği ve hizmet verilemeyeceği tezi savunuluyor belediyelerin. Madem öyle bizde diyoruz ki, neden rezil ediyorsunuz kendinizi böyle halkı soyarak; özelleştirin veya serbestleştirin tıpkı devlet nasıl şehirler arası ulaşımda tekel değilse şehiriçi ulaşımda da olmasın ve şehirlerarası otobsü firmaları şehirçi ulaşımda yapsın. Belediye sadece raylı ulaşım yapsın ve tekerlekli ulaşımda ağırlık özel sektör firmalarında olsun ve onların rekabeti ortamında güzel ve ucuz hizmet verilsin halka cebi soyulmadan

 

Hele minübüs esnafçılığı tekeli tam bir rezalet düşün ki, bir şehrin et ihtiyacı tamamen kasaplara bırakılıyor ve marketler et satamıyor. Bu durumda ne olurdu; kasaplar odası karar alır en kalitesiz eti 50 TL ye sattırırdı. Şuan şehirlerdeki minübüs esnafçılığı da aynı tekel anlayışla ülkemizdeki minübüsle toplu ulaşımda halkı resmen soyuyor ve iki adım yola 1-1.5 TL alıyorlar..

 
Hilary Clinton'ın Turkuaz Kıyafetinin Manası
Doğru Muhalefet - Gündeme Bakış
Pazar, 17 Temmuz 2011 17:38

Hepimizin aralıklarla beraber ama yandaşların sürekli ulusalcıların uyarıcı savunmalarına karşı "paranoya" dedikleri her şey yavaş yavaş gerçekleşiyor. Artan terör ile sanki bir stratejik plan içinde BDP özerlik ilan etti ve Hilary Clinton' da nedense seçimden önce değil, seçimden sonra ve hiç fazla  zaman kaybetmedenbekleyemeden hemen Türkiye'ye geliverdi..

 

Bu yüzden söz konusu dış ilişkiler ve özellikle ABD ise öyle kimseyi paranoyak ilan etmektense çok seçenekli ve komplocu düşünmekte hatta paranoyak olmakta çok fayda var aslında  Özellikle bundan sorası için... Malum Hilary Clinton ülkemizi ziyaret etti ve Devlet Bahçeli reddetmesi dışında lider düzeyinde meclisten herkesle görüştü...

 

Hatta küçük bir not olarak hurriyet.com.tr de yazdığı gibi : "Bu görüşme üzerine diplomatik ve siyasi çevrelerde şu soru yoğunluk kazandı: "Demirtaş, şu anda Meclis’te yemin etmediği için milletvekili sayılmıyor. Bir siyasi partinin genel başkanı konumunda değil. Bu durumda Clinton Demirtaş’la görüşerek acaba Türkiye’ye nasıl bir mesaj vermek istedi?" şeklinde belirtildiği gibi bir durumda söz konusu.


Clinton'u az dinledim ve kızdım kapattım çünkü hep aynı tezgah bir yanda amerikancı üniversite öğrencileriyle dieğr yanda amerikancı CNNTURK'le yaptığı oturum seramonisi ile bir sürü methiye dizdi bize ve dünyada ki en heyecan verici ülke olarak bizi gösterdi tuhaf en azından Brezilya'dan sonra bizi diyebilirdi.

 

Tabi olaya daha yandaş ve magazinsel de bakanlar oldu. Özellikle Clinton'un turkuaz kıyafeti üzerinden siyasi magazinsel analiz yaptılar. Turkuaz diploması vesaire gibi şeylerle beyin yıkadı bazı yandaşlar.  Ama olay bu kadar basit mi? Koskoca süper gücün bakanı turkuaz giyerek  ne mesaj vermiş olabilir bize? Neden böyle bir yalakalığa pardon jeste ihtiyaç duymuş?


Olaya geniş bakarsak, Clinton'un turkuaz mavisinin manası aslında çok ürpertici de olabilir. Bir yanda tırmanan teröri bdp'nin özerklik ilanı diğer yanda ABD'ye askeri tatbikatlarla kafa tutan İran bir yadan füze kalkanı vs. Medya Clinton'un Turkuaz elbiseyle ne mesaj verdiğini de soruyor ya? Ben diyeyim; bundan sonraki ABD ortadoğu savaşları "Türkiyeli" savaşlar olacak veya ABD kendi askeriyle değil Türk ordusu informası ile savaşmak isteyecek artık ortadoğuda. Zaten bu aralar malum ABD yeniden osmanlı gazını da fazlasıyla veriyor bize ve Türkiye'nin bölgede askeri olarak aktif olması ile İran gibi bir tehdidi yok etmek istiyor muhtemelen çünkü Irak konusunda ağzı çok yandı istediğini alsa da.

 

Yani ABD Türkiye'yi ortadoğu da ki çıkarları için dolaylı üslerle, sadece füze kalkanı ile vesaire değil artık direkt askeri maşa yapmayı planlıyor. Umarız ortadoğu isyanlarını tahmin edemeyip milyar dolarları ortadoğu'ya gömdüren süper arabulucu dış işleri bakanımız Davutoğlu olayın sadece diplomatik bir jest olmadığının farkındadır. Ak Parti'lilere de boşuna "AMERİKANCI" denmiyor, bakın çekildikleri fotolara hepsi Clinton'la nasıl mutlular...


Sonuç olarak, ABD'nin BOP son büyük adımı büyük planı Türkiye üzerinden işliyor gibi ve yakında ABD desteğiyle Türkiye kuzey ırak'a girebilir ve ardınan ABD İran'ı bombalayabilir... "Neden ABD Türkiye'yi K.Irak'la savaştırsın?"a gelince amaç burda Türkiye'yi k.ırak'la savaştırıp güneydoğu ile kuzey ırak'ı aynı safha çekmek ve büyük kürdistan'ı kurdurtmak olabilir. 

 

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
Diğer Makaleler...
« BaşlatÖnceki12345678SonrakiSon »

Sayfa 1 > 8

Ak Parti

Ak Parti'ye hangi sebeplerle oy veriyorsunuz veya verildiğini düşünüyorsunuz?
 

Yaklaşım Anketi

Siyasetle ilgilenmeyi tehlikeli buluyor musunuz?
 

Asgari Ücret

Asgari Ücret uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

Müdavim Ol



Terör Anketi

pkklıların ve dtpnin özeleştiri yapıp pişmanlıklarını ifade etmedikleri ve özür dilemedikleri bir çözümü kabul ediyor musunuz?
 

Gülen Cemaati

Gülen Cemaatine bakışınız nasıl?
 

Türban Sorunu

Türban sorununa hangi açıdan bakıyorsunuz
 

Siyasi Görüş Anketi

Hangi siyasi görüşle kendinizi tanımlıyorsunuz?
 

Baraj ANKETİ

Kılıçdaroğlu "baraj %1 bile olabilir" diyor Erdoğan ise terör konusunda "%1 lik partilere kadar görüşürüm" diyor. Sizce Seçim barajı % kaç veya nasıl olmalı?
 

Millyetçilik Nedir?

Milliyetçiliği ne olarak algılıyorsunuz?
 

Ergenekon

Kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen hareketin asıl amacına uygun olarak , adil şekilde yasalarda uygulanarak işletildiğini düşünüyor musunuz?
 

Partiye Üyelik

Bir partiye üye olmanız gerektiğini düşünüyormusunuz
 



Destekleyen Joomla!.
Warning: call_user_func(tdo) [function.call-user-func]: First argument is expected to be a valid callback in /home/wwwkovp/public_html/templates/themza_j15_17/html/pagination.php on line 153
Valid XHTML and CSS.