 Hepimizin aralıklarla beraber ama yandaşların sürekli ulusalcıların uyarıcı savunmalarına karşı "paranoya" dedikleri her şey yavaş yavaş gerçekleşiyor. Artan terör ile sanki bir stratejik plan içinde BDP özerlik ilan etti ve Hilary Clinton' da nedense seçimden önce değil, seçimden sonra ve hiç fazla zaman kaybetmedenbekleyemeden hemen Türkiye'ye geliverdi.. Bu yüzden söz konusu dış ilişkiler ve özellikle ABD ise öyle kimseyi paranoyak ilan etmektense çok seçenekli ve komplocu düşünmekte hatta paranoyak olmakta çok fayda var aslında Özellikle bundan sorası için... Malum Hilary Clinton ülkemizi ziyaret etti ve Devlet Bahçeli reddetmesi dışında lider düzeyinde meclisten herkesle görüştü... Hatta küçük bir not olarak hurriyet.com.tr de yazdığı gibi : "Bu görüşme üzerine diplomatik ve siyasi çevrelerde şu soru yoğunluk kazandı: "Demirtaş, şu anda Meclis’te yemin etmediği için milletvekili sayılmıyor. Bir siyasi partinin genel başkanı konumunda değil. Bu durumda Clinton Demirtaş’la görüşerek acaba Türkiye’ye nasıl bir mesaj vermek istedi?" şeklinde belirtildiği gibi bir durumda söz konusu.
Clinton'u az dinledim ve kızdım kapattım çünkü hep aynı tezgah bir yanda amerikancı üniversite öğrencileriyle dieğr yanda amerikancı CNNTURK'le yaptığı oturum seramonisi ile bir sürü methiye dizdi bize ve dünyada ki en heyecan verici ülke olarak bizi gösterdi tuhaf en azından Brezilya'dan sonra bizi diyebilirdi. Tabi olaya daha yandaş ve magazinsel de bakanlar oldu. Özellikle Clinton'un turkuaz kıyafeti üzerinden siyasi magazinsel analiz yaptılar. Turkuaz diploması vesaire gibi şeylerle beyin yıkadı bazı yandaşlar. Ama olay bu kadar basit mi? Koskoca süper gücün bakanı turkuaz giyerek ne mesaj vermiş olabilir bize? Neden böyle bir yalakalığa pardon jeste ihtiyaç duymuş?
Olaya geniş bakarsak, Clinton'un turkuaz mavisinin manası aslında çok ürpertici de olabilir. Bir yanda tırmanan teröri bdp'nin özerklik ilanı diğer yanda ABD'ye askeri tatbikatlarla kafa tutan İran bir yadan füze kalkanı vs. Medya Clinton'un Turkuaz elbiseyle ne mesaj verdiğini de soruyor ya? Ben diyeyim; bundan sonraki ABD ortadoğu savaşları "Türkiyeli" savaşlar olacak veya ABD kendi askeriyle değil Türk ordusu informası ile savaşmak isteyecek artık ortadoğuda. Zaten bu aralar malum ABD yeniden osmanlı gazını da fazlasıyla veriyor bize ve Türkiye'nin bölgede askeri olarak aktif olması ile İran gibi bir tehdidi yok etmek istiyor muhtemelen çünkü Irak konusunda ağzı çok yandı istediğini alsa da. Yani ABD Türkiye'yi ortadoğu da ki çıkarları için dolaylı üslerle, sadece füze kalkanı ile vesaire değil artık direkt askeri maşa yapmayı planlıyor. Umarız ortadoğu isyanlarını tahmin edemeyip milyar dolarları ortadoğu'ya gömdüren süper arabulucu dış işleri bakanımız Davutoğlu olayın sadece diplomatik bir jest olmadığının farkındadır. Ak Parti'lilere de boşuna "AMERİKANCI" denmiyor, bakın çekildikleri fotolara hepsi Clinton'la nasıl mutlular...
Sonuç olarak, ABD'nin BOP son büyük adımı büyük planı Türkiye üzerinden işliyor gibi ve yakında ABD desteğiyle Türkiye kuzey ırak'a girebilir ve ardınan ABD İran'ı bombalayabilir... "Neden ABD Türkiye'yi K.Irak'la savaştırsın?"a gelince amaç burda Türkiye'yi k.ırak'la savaştırıp güneydoğu ile kuzey ırak'ı aynı safha çekmek ve büyük kürdistan'ı kurdurtmak olabilir.
|