Gündeme ve tartışmalara bakınca terör ve Kürt meselesinin çözümünü anlamak çok zor. Her kafadan bir ses çıkıyor doğal olarak oysa çok basit herşey. Sadece ne kadar net ve radikal politikalar üretme cesaretinizle ilgili bir çekimserliğmiz ve kafa karışıklığımız var. Şimdiye kadar bir şekilde bu bölücü terörizm yanlılarının ülke gerçeklerine uygun davrnamayı kabul edeceğini sandık. Ama artık gelinen bu son noktadan sonra pek zamanımız kalmadı ortalama söylem ve  polikalara. Evet, radikal ve net önlemleri içeren özgürlükçü politikalarla bu sorunları kısa vadede çözmek mümkün. Yeterki bu cesaret gösterilsin ve artık bu iş sündürülmesin ve sürüncemeyle ötelenmesin. Bir önce ki yazımda bu minvalde yapılması elzem olan 3 tane radikal çözüm önerisi sunmuştum.
1.Kuzey Irak'ın Kürdistan olarak tanınması ve dillendirilmesi 2.bdp'lilerin(kck'lıların) Kürdistan'a sürgüne gönderilmesi 3.Kürdistan'la ayrılıkçı Kürt vatandaÅŸları ile Türkmenleri içeren nüfus mübadelesi ÇIKAR YOL/ÇIKIÅž YOLU Kafa karışıklığımız çok olduÄŸu için bununlada yetinmeyip bu çözüm önerilerini daha da ilerletecek bir bakış açısı için bu yazıyı da yazma gereÄŸi duyuyorum. Malum çünkü gelinen noktada hepimiz bir kelimenin tam anlamıyla "çıkar yol" "çıkış yolu" arıyoruz yurttÅŸa olarak ve sündürülecek hiç bir politika kalmadı hepsi denend bu açılımda fiyaskoylala sonuçlanarak. Â
Çünkü geçen süreçte özellikle dtp/btp nin meclise girmesi ile bu sözde Kürt yurttaşların sözcüleri bir süre sorunu ve talepleri anlama adına epey gündem oluşturdular. Kendilerini karşı tarafta gören bu insanlar ile bu süreçte gelinen noktada bu açılım krizi ile aslında amaçlarının "demokrasi" vs olmadığını ve terörizmi reddetmeyip aksine birde koz olarak kullanarak gösterdiler. Bu anlamda açılımın fiyasko olması iyi bir sonuçtur bu sözde bütünün temsilcilerin gerçek yüz politikaların anlaşılması anlamında. Özelliklede Kürt yurttaşlar adına. Ölen değerli şehitlerimiz maalesef bu süreçte canlarını feda ederek bize çok değerli bir çıkış yolu gösterdiler bize. Onları rahmet, minnet ve saygıyla hep anmalıyız. Burda herhangi bir partiyide suçlamayacağım çünkü; bu ülkede partiler gelir statükonun el verdiği sınırlarda iktidar ve muhalefet olarak hepbirlikte analdıkları kadar hatalar yapar ülkeye bedeller ödetirler. İktidar ve muhalefetlerimiz sorunlardan anladıkları kadar yaşarlar ve zaten tarih onların cezalarını da keser sonra yine siyasetten uzaklaştırarak( bknz. Anap, DYP, DSP, MHP vb)
Bu yüzden bir daha bu süreçleri yaşamamak için. Artık çok cesur, net ve radikal olmalıyız. Vatadaş olarak bizler en başta net ve radikal olmalıyız çünkü bizim algımız meclise yansıyor. Ancak bu şekilde doğru ve kestirme çıkış yolları bulabiliriz. Bundan soraki süreçte eğer bölünmek istemiyorsak veya uzun süre daha şehit vermek istemiyorsak tek çıkış yolu var silahla mücadele dışında: terörizm yanlısı bölücülerle ve onların üzerilerinde baskı ve tehditle tahakküm/hegomanya kurup oyunu alıp Kürt ırkçılığı yapanlarla masum Kürt yurttaşlarımızı ayrıştırılmak. Bu en net ve radikal doğru çıkış yolu olarak karşımızda duruyor. Yukarda verdiğim 3 politikanın bir yere getirilmesi ile elde edilecek bir sonuç veya onları yapmanın nedeni ev kaynağı olarak.
Sözde kendini Kürt temsilci sayan bu terörizm savunuclarının baskısı altında adları terörle lekelenmeye çalışılan masum Kürt yurttaşlardan ayrıştırmak zorundayız ve bundan sonraki aşamamız bu olmalıdır. Burda yapılacak iş, bu vatadanşalarımızı eski dtp şimdi bdp'li yöneticilerinin elinden kurtarmak ve bu yöneticileri çok istedikleri Kürdistan'a(Kuzey Irak'a) sürgün etmektir. Bu kadar radikal bir noktaya maalesef gelimiş ve getirilmiş buluyoruz.
Bunların dışında ise kalan masum Kürt yurttaÅŸlarımızla yani kalan hepimiz herkes birlik olmaya özen göstermeliyiz geçmiÅŸi silerek birbirimize saygı, hoÅŸgörü ile kenetlenerek. Arada bunu provake etmek isteyecek bölücü terörizm savucusu insanlarda olacaktır. Aldırmamalı ve bu radikal 3 politika eÅŸliÄŸinde bu bu çıkış yolu ile bu ayrıştırmayı saÄŸlamalıyız. Burda hepimize büyük görevler düşmektedir polisinden, askerine ve tüm sivil bireylere ve kuruluÅŸlara kadar. Ve tekrar tekrar söylemek zorunda hissediyorum bundan sonraki süreç terör yanlısı bölücülerle onların; tehditle, kara propaganda ile tahakkümü altına aldıkları masum Kürt yurttaÅŸlarımızı ayırma ayrıştırma ve özgürleÅŸtirme sürecidir. Yapılacak en büyük iÅŸimiz bu olmalı hoÅŸgörüyle ve önyargısızca, eÄŸer bölünmeyi istemiyorsak. Burda batılı-doÄŸulu vatandaşında politikacınında sorumluluÄŸu aynı derecededir. Â
Şuan maalesef algımız güneydoğunun ülkeden siyasi ve bilinç olarak kopartıldığı şeklindedir. Yanılmayalım parti taraftarlığı olarakta anlaşılmasın burdan ama en son Ak Parti oralarda %40 lara varan oylar aldı ve dtp/btp ye oy verenlerinde büyük bir baskı altında oy verdiğini biliyoruz. Bu anlamda önümüzdeki süreç çok kritiktir. Bölgeden yapılan röportajlarda 1990' lara göre halkın daha iyi koşullarda ve güvenlik içinde yaşadığını anlıyoruz. Bunun devam ettirilerek ordaki feodal düzeni, kendi bölücülük planları için için kullanan pkk'nın siyasi kanadının tahakkümünü orda devlet millet olarak yok edebiliriz kürt yurttaşlarımızı bu insanların elinden kurtarak..
Siyasette kritik bir eÄŸri vardır tehlikeli sonuçları doÄŸuran. O da ÅŸudur; siyasetle ilgilenen kiÅŸi genelde haksızlık olarak gördüğü ÅŸeyler üzerinden karşısına bir ÅŸeyleri alıp onu suçlar ve bunu yaparken de genellemeler yapararak, tamamen bu eÄŸri çizgisini tavana çıkarır ve gözü doÄŸru ve hak görmez hale gelir. Herkesi bir kefeye koyup saldırmaya çalışır ve sonra eÄŸer demokrat, saÄŸduyulu, hoÅŸgörülü, herkes için iyiyi savunacak bir kiÅŸiliÄŸe sahipse o eÄŸri normal ve makul seviyelere iner ve normalleÅŸir.Â
Şuan bdpli terörizm yanlısı siyasetçilerin ve özellikle onların peşinden giden kişilerin psikolojileri bundan ibarettir(tepki eğrisi en zirveye çıkmıştır) ve normalleşmeleri zaman alacaktır. Bu yüzden bu süreçte sağduyulu olmaya çok ihtiyaç var. Ben baştan beri dtp/bdp'li yöneticilerin her söylediğine tepki gösterilmesine ve ısrarla önlerine mikrofon uzatılmasına karşıyım. Bırakmalıydık kendi kendilerine konuşacaklardı. Bırakmadık aksine normalin üstünde bir çaba ile mikrofon uzattık. Bunun en kötü sonucunu Stratejik Düşünce Enstitüsünden Prof. Dr. Yasin Aktay "geçen 7-8 yılda "emrinizdeyim" diyen; ölmüş, bitmiş bir apo'dan yeniden terör örgütü lideri çıkarıldı" manasındaki sözleriyle çok iyi dile getirdi.
Terör dahil her yolu mübah sayan terör yanlısı bölücüler, tehditle, baskıyla beyinlerini yıkayarak veya kötü tecrübelerini kaşıyarak arkalarına aldıkları seçmenlerini devlet ve ülkenin tamamıyla karşı karşıya getirip burdan doğal süreç gereği bir bölünme hesaplıyorlar. Bu oyuna artık gelmemeli Maya Arakon gibi özeletiştirel, demokratça, cesurca inisiyatif alıp gerçekleri söyleyen, şiddeti savunmayan herkesi kendimizden saymalıyız ve geçmiş hatalarımız hakkında ciddi özeleştirilerde yapmalıyız bu terörizm yanlılarını karşımıza almadan.
Burda milliyetçilik konusunda bir parantez açmakta fayda var çünkü; ordaki masum çoÄŸunluk Kürt vatandaÅŸlarımıza öğretilen Türk milliyetçiliÄŸinin ırkçılık olmadığnı bunun bilgisiyle bu yurttaÅŸlara anatıp onalrın deformasyona uÄŸramış uÄŸramış algılarını düzeltmek gerekiyor. Â
Diğer ülkelerdeki aşırı sağ görüşleri ırkçı anlamında ifade ederken ısrarla "aşırı sağcı", "aşırı milliyetçi" diye söylerken medyamız, aydınlar ve bizler maalesef Türkiye'de normal bir vatansevgisi ifadesinin tezahürü olan "milliyetçilik" kavramı cıvık demokratların özelliklede pkk'nın uzantısı bölücüler terörizm yanlılarını incitmemek anlamında kullanmayıp, bundan kaçınırken bir anlamdan bu şekilde "milliyetçilik" kavramını kötü sayarken, bunu bilen terörizm yanlısı bölücüler tarafından milliyetçilik ısrarla kasıtlı olarak ırkçılık gibi kullanılmak isteniyor Kürt yurttaşları koparmak için.
 Kürtlere geçmiÅŸte devletin, devlet poltikası olarak yaptığı bölünmeyi önleyici baskı argümanının kaynağı olarak kullanılıyor bu yanlış tarif edilen Türk millitetçiliÄŸi... Ama bu millet vatanseverliÄŸini ve bütünlüğünü korumayı ifade etmek için milliyetçiliÄŸi baÅŸka bir ırkı, etniÄŸi aÅŸÅŸağılamak anlamında anlamadığı için kullanmaya devam edecektir. Â
Ayrıca bu ülke coğrafyası gereği milliyetçi(ırkçı değil) ve asker duyarlığıy yüksek olan bir toplumdur ve öylede olacaktır . Bundan hiç gocunmayacağız ne kadar sivil ve demokrat bir yönetimi savunsak da, aksine bu kavramı vatanseverlik fonkisyonunu olarak demokrasimiz içinde dış düşmanlara karşı bir kenetlenme yani savunma mekanizması olarak kullanacağız. Bu ülkemizde tüm etnikler, ırklar için zorunludur sadece Kürt yurtaşalr için değil. Fransa'ya veya ABD'ye bakınız. Afrika'lısından Fransız'ına hespi Fransız ususalclığı altında teröre imkan vermeden yaşıyorlar. İtalyan'ından  İspanyol'una kadar herkes Amerikanlık paydasında toplanmıştır bu kenetlenme ve vatanseverlik anlamında.
Zorunlu değil diyorsanız eğer bu Irak veya Yugoslavya olma ile karşı karşıyasınız demektir. Çünkü emperyalistlerin politika merkezleri ortadoğudur ve bizde ordayız. Hatırlarsanız bundan önceki yazılarımda da ısrarla ortadoğulu olduğumuzu ve gerekçelerini yazdım.
 Bu ülkede liberallerin bile milliyetçi hassasiyetleri yüksek olmalıdır bu sepeple bırakın sosyal demokrat, cumhuriyetçisi, ulusalcısı, milliyetçisi.. Bunu aklı selim düşünürseniz anlar ve TSK'nın geçmiş hataları ve yanlış komutanalrın yaptığı yanlış işler üzerinden yapılan genellemelerle anti-militarist laflarla birileri için milliyetçilik düşmanı argümanlar üretip nefes tüketmeyiz... Bu ülke militrazmin ne olduğunu bilmiyor ama zaten askeri yönetimide istemiyor. Demokratsak demokrat olup terörizm yanlısı insanlara ve örgütlere hizmet edecek laflar üretmeyelim "demokrasi demokrasi" deyip.
Bir diğer kritik nokta ise bu konuda yazan çizen, çözüm ve analiz yapanlarla ilgili bir tehlikle ile ilgili. Bu aralar özellikle biri demokratça; devlet adına özeliştirel konuşunca hemen onun yanına sırtlan gibi üşüşüp, onunu yanına çekmeye çalışan ve hasta ruhlu marksist bir insanı kendine önder sayan ama lafa gelince sözde demokrat toplum savucusu terörizm yanlıları konusu. Bunların demokrat aydınlarımızı kullanmasına izin vermemeliyiz.Bunun dışında tv programlarında siyasi partisi ve siyasi görüşü belli olmayan eski komutanlarla köşe yazarı ve akademisyenleri bir araya getirmemeli program yapımcıları.
Çünkü burdan çıkan tartışmalı sözleri İSTİSMAR edecek terör yanlısı bölücüler çok fazla ve bu uyarıyı uyarmak zorundayız çünkü; biri liberal ve demokratça konuşunca hemen yanına çekmeye onu kullanmaya çalışan terörü reddedip terörist başına ve teröre lanet edemeyen ciddi sorunlu yazarlarda var bu ülkede terörizm yanlısı siyasileri ve terör örgütünü destekleyen Dikkat ederseniz bu yazıda dış güçlerin teröre desteği vesaire yok çıkış yolu olarak ve olmayaakta çünkü; çıkış yolu kelimenin gerçek anlamıylada bu ülkenin tam içinden olmalı. "Bölünmemek için Tek Çıkar Yol; Bölücülerle Onların Tahakkümü Altındaki Masum Kürt Yurttaşları Ayrıştırma" dediğimiz tamamen kendi içimizde öncellikle yapmamız gerekenleri anlatıyor. Zaten terörle mücadele dış destkler vb konularda yapılacaklar belli dış işişleri bakanlığı bu konuda çalıyordur.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://www.twitter.com/oumitvar
|